Gerçek adıyla "Ölü Bölge", Stephen King'in 70'li yıllarda yazdığı ve doğal olarak en iyi eserlerini verdiği 70 ve 80'li yılların bütün izlerini taşıyan bir klasik. Kitap kesinlikle en iyi King eserlerinden birisi olduğu gibi, baş karakterimiz Johnny Smith de en güzel çizilmiş Stephen King karakterlerinden birisi diyebiliriz, kesinlikle. Ne yazık ki Türkçe adının kitapla hiç bir ilgisi yok.
Kitap, küçükken geçirdiği bir kazanın izlerini senelerce taşıyan ve gençlik yıllarında yaşayacağı büyük ve ölümcül bir trafik kazasının ardından hayatı tamamen değişecek olan Johnny Smith'i anlatıyor. Kitaba korku kitabı diyemeyiz, psikolojik gerilim kitabı dememiz daha uygun. Yazar belki de gelecekte yaşanacak olayları görebilme yeteneğinin insana vereceği huzursuzluğu, bu kişinin ahlâki çıkmazlarla yüzleşerek toplumda kendine bir yer bulamamasını anlatarak farklılığının bedellerinin ödenmek zorunda kalacağı bir dışlanmışlık hikâyesi olarak kurguluyor kitabı. Johnny kitap boyunca karşısına çıkan bir çok olayla istemediği durumlar yaşamak zorunda kalırken farklılığından faydalanmayı seçen insanlardan kendisinden korkanlara, kendisini seven ve destek olanlara dek bir çok insanla beraber hayatta kalmaya çalışarak nihayetine doğru yürüyor.
King'in en sevdiğim yönlerinden birisi olan kafa sesleri, ya da başkalarının sözlerinin baş karakter tarafından sık sık, sanki bir lanet gibi hatırlanması gibi özellikler eserin güzelliğini artırıyor. 90 ve 2000'li yıllardaki eserlerinde ne yazık ki daha çok ayrıntı ve bilgi bolluğu veya aşırılığıyla kitaplarının zedelendiğini gördüğümüz Stephen King burada yeteneğinin en zirvede olduğu, hayâl gücünün en yükseklerde gezindiği dönemlerin bütün güzel yanlarını kitaba katıyor: gerçekçi karakterler, çok güzel kotarılmış diyaloglar, asla aksamayan bir
Su gibi biten bir kitaptı. Kaderin önüne geçilmeyeceği anlatılmış. Stephen King okumaya biraz geç başladım. Açıkçası biraz önyargılıydım ama okuduğum bütün kitaplarını çok beğendim. Sadece çok doğa üstü olanları değil de normal olanları tercih ediyorum. Bu kitabı da tavsiye ederim.
İpucu
Sadece Sarah ne olursa olsun kocasını Johnny ile aldatmamalıydı. O kısım gereksizdi.
ÇağrıStephen King · Altın Kitaplar · 20201,612 okunma
Stephen King'in bana göre başyapıtlarından biri. Adam gerçekten de olağanüstü bir eser çıkarmış ortaya. Karakterler, olaylar, olay zinciri, evren her şeyi olağanüstü yapmış. Stephen King eserlerinden Göz kitabından sonra beğendiğim en iyi eseri. Kitabı kısa bir şekilde tanımlamam gerekse, "Müthiş bir şey" derim. Kitabın olay örgüsü en başından sonuna kadar devam ediyor. Kopukluk yok. Kendine çeken havası insanı deli ediyor. Her daim gerilimi aktif tutan bir ritim ile ilerliyor. Böylesine kısa bir inceleme yapmam bile bu kitaba küfür. Daha uzun bir incelemeyi hak ediyor.
Çağrı okuduğum ilk Stephen King romanı. Yazarla bu romanla tanıştım. Etkinlik beni kamçılamasa uzun süre tanışamazdım sanırım.
İçerik bakımından sevdiğim filmlere benziyor bu roman. Hafif geriyor, zekice ve bazen çaresizliği çok net hissediyorsunuz. Tabi bu tür şeylere aşina olduğumdan beni pek etkilediğini de söyleyemeyeceğim. Hatta başta kitabı bitiremeyeceğimi düşündüm. Ancak seyir beklediğimden farklıydı. Mistik güçler etrafında dönen roman beni bu tür bir güçle içine çekmiştir belki de. Tabi net olarak işin seyri Greg Stillson'ın devreye girmesiyle değişti. Gerçekten nokta atışı dediğim, sadece kurgu olarak kalmayan ve güncel özellik taşıyan tespitler kitaba bağlanmamı ve merakla okumaya devam etmemi sağladı.
Sona gelirsek yazar ben olsam aynı şekilde bitirirdim diye düşünüyorum. Pek net görülmese de iyiler kazandı. Yani her şey yerli yerinde, pırıl pırıl bir romandı. Etkilenme kısmını ise diğer romanlara saklıyorum :).
Kitapla ilgili son sözüm: Hiçbir şey göründüğü gibi değildir, görünmeyenlerde saklıdır doğrular.
ÇağrıStephen King · Altın Kitaplar · 20201,612 okunma
Çağrı; soluksuz okunan sürükleyici hikayesi, başarılı karakter profilleri, temposu hiç düşmeyen işleyişi, psişik yetenekleri temel alan konusu, merak ve heyecanı canlı tutan unsurları, karakterlere dair duyguların çarpıcı bir netlikte yansıtıldığı kurgusu ile bir oturuşta biten, çok beğendiğim bir kitap oldu. Özellikle John Smith karakteri, içsel hesaplaşmaları, sorumluluk duygusu ile şekillenen hikayenin; heyecanlı olduğu kadar insanlara duyulan öfke ile birlikte hüzünlendiren bir yanı da bulunuyor.
John Smith 6 yaşında paten kayarken düşer ve kafa travması geçirir. Ancak bu durumu önemsemez ve yaşamına devam eder. Bu süreçte başına gelen olağandışı öngörüsü ile ilgili olayları görmezden gelir. Ta ki arkadaşı Sarah ile birlikte gittiği festivalde oynadığı Şans Tekerleğine kadar.. Dönüş yolunda geçirdiği kaza, ikinci bir kafa travmasına ve 4,5 yıl süren komaya sebep olur. Uyandığında hayatında ve zihninde değişen çok şey olduğunu farkeder. Artık dokunduğu insanların hayatları ve gelecekleri ile ilgili öngörü yeteneğine sahiptir. Bu yetenek ile birlikte sorumluluklarına dair yeni bir çerçeve geliştiren John Smith'in tüm yaşantısı değişecek, insanlar tarafından soyutlanmasına sebep olan karanlık sapaklar içerecektir.
Kişiler arası ilişkilerin doğası, farklılıklara duyulan tahammülsüzlük ve beyinin yapısına dair bilgilerin heyecan verici bir kurgu çerçevesinde işlendiği bu kitap; Stephen King'e yeni başlayanlar dahil olmak üzere önerimdir.
ÇağrıStephen King · Altın Kitaplar · 20201,612 okunma
Kaliteli kitaplar size ilham verir. Bir kitabın sizde bıraktığı etki çok önemlidir, seversiniz ya da nefret edersiniz; fakat eser belli bir kalitenin üzerindeyse, ilham kaynağı oluverir. "Çağrı" (Neden bu alakasız çeviriler?) uzun zamandır, hatta çok uzun zamandır ertelediğim bir Stephen King romanıydı. Belki de sahafta bulduğum baskının belli zorluklardan geçtiğini fazlasıyla belli etmesinden dolayı kitabı bir türlü okumaya başlayamadım. Bu konudaki takıntım büyük, baskı da maalesef fazlasıyla görmüş geçirmiş. Bu konudaki endişelerim ilk elli sayfa bile geri kalmadan kafamdan silindi gitti. King'in eserinde yarattığı o eski klasik Amerikan filmi havası o kadar kuvvetli ve başarılı ki bahsettiğim tarzı sevseniz de sevmeseniz de içine çekiyor sizi. Karakterlerin de aynı sinema dönemi karakterlerine bir yandan benzemeleri bir yandan fazlasıyla özgün olmaları takdir edilesi bir ayrım.
Trajedinin yarattığı sürükleyicilik kitabın başlarında kendini gösteriyor ve asıl olayların başlaması biraz sürse bile bu durumu fark etmiyor, dolayısıyla şikayet etmiyorsunuz. Johnny'nin yaşadığı trajedi, bu trajedinin ailesi ve yeni kız arkadaşı Sarah'yı nasıl etkilediği başarılı bir şekilde aktarılırken ileri sayfalarında tüylerinizi ürpertecek roman, bu kısımlarda gözlerinizi dolduruyor. Zamanın geçişini de etkili olarak kullanan King, yarattığı trajedinin devamında okurunun duygularına bu durumu kullanarak dokunuyor. Zamanın ne kadar acımasız olduğunu, hem Johnny hem de Sarah'nın tarafından görmemiz net bir bakış açısı sağlıyor.
Geleceği görmek, farklı medyumluklar (bu da biraz maymunluk der gibi oldu ama, neyse...) yapmak üzerine yazılmış bir sürü roman, çekilmiş bir sürü film var. Lafı gelmişken, Çağrı'nın da 1983 yapımı bir beyazperde uyarlaması bulunmakta. Kitapla aynı ismi
http://1000kitap.com/gonderi/47601056
Bence iyi bir başlangıçtı. http://1000kitap.com/gonderi/46898092 Etkinliği için hangi kitabı okusam diye uzun bir süre düşündüm ve kütüphanede bulduğum Çağrı kitabında karar kıldım. Şu sıralar çok kanlı, çok gerilimli, çok korkunç, ve yahut çok üzücü bir kitap okuma ruh halinde değildim. Ayrıca King' in fazla okunan, beğenilen (ki bazılarında çok fazla ayrıma düşülmüş) eserleriyle de başlamak istemedim. Hem inceydi. Bu yüzden güzel bir seçim oldu.
Kitap akıcı olmasına karşın şaşırtıcı sayılmazdı. Çoğu olay tahmin edilebilirdi. Yine de heyecanla ilerledim. Beklentimi karşıladı. İyi olan tarafı işlenişiydi. Olaylar fazla gerçekçiydi, medyumluk kısmı dışında. Değindiği konular tam benlikti. Hissederek okudum. İsmi alakasız olmuş gibi yorumlar var ama bence oldukça uyumlu. Kadere çağrı diye düşünülebilir. Hoş bir tanışmaydı, okumaya devam edeceğim.
ÇağrıStephen King · Altın Kitaplar · 20201,612 okunma
Tam bir King klasiği.. Okurken hiç sıkılmadım, Stephen King’in bazı eserlerinin aksine hiç duraklamadan ilerledi kitap ve en beğendiğim king klasikleri arasında yerini aldı. Başarılı..
Stephen king bütün kitapları yayınladığı sırası ile okuyorum 1979 yılında yayınlanan bu kitabı inanın içtim.
Çağrı inanılmaz güzel bir serüvendi. Akıp gitti resmen. Mistik öğeler, tarihten atıflar, devrin elestirisi...
Çok beğendim.
Roman, korkudan çok vicdan üzerine bir eserdir.
King’in klasik korku öğeleri (paranormal yetenek, ölüm, kader) politik gerilimle birleşir.
Johnny Smith, Stephen Stephen King in en trajik kahramanlarından biridir — “iyilik yapmak isterken yok olan adam.”
Çağrı, King’in okuduğum 21. Kitabı. Yazar her kitabında mistik öğeleri harmanlayarak insanın içindeki en ilkel korkularıyla ayrı ayrı oynuyor. Belki de bu durum okuyucuda bağımlılık yapıyor, bilmiyorum tam açıklaması güç.
Geleceği görmek ister misiniz? Tam olarak görmek değil de hissetmek diyelim. İlk başta çok cazip bir teklif gibi görünse de bence hiç iyi bir şey değil. Okuyun, hak vereceksiniz!
Evet, geleceği hissetmek ve duyumsamakla ilgili bir hikaye Çağrı. Olayları anlatarak ip uçları vermek istemiyorum ama şunu söyleyebilirim; çok iyi tasarlanmış karakterleriyle çıkılan bu yolculukta okuyucu bir an bile sıkılmayacak ve bazen kitap elinde gözler tavanda düşüncelere dalacak.
Özellikle King okumaya yeni başlayanlara bu kitabı tavsiye ediyorum.
ÇağrıStephen King · Altın Kitaplar · 20201,612 okunma
Stephen Edwin King (d. 21 Eylül 1947, Portland, Maine), korku, doğaüstü kurgu, gerilim, suç, bilimkurgu ve fantazya türlerinde eserler üreten Amerikalı yazar ve senarist. Kitapları toplam 350 milyon kopyadan fazla sattı ve çoğunun film, televizyon dizisi, mini dizi ve çizgi roman uyarlamaları yapıldı. Yedi tanesi Richard Bachman müstear ismiyle olmak üzere, 62 roman ve 5 kurgu dışı eser yayınladı. Ayrıca çoğu, kitap koleksiyonlarında yayınlanan 200 kadar öykü yazmıştır.
İlki 1987 yılında Sadist (Misery) romanı başta olmak üzere toplam 15 kez Bram Stoker Ödülü'ne layık görüldü. 2003 yılında Ulusal Kitap Vakfı (National Book Foundation) tarafından "Amerikan Edebiyatına Üstün Katkı Ulusal Madalyası" ile onurlandırıldı. 2004 yılında Dünya Fantazya Konvansiyonu (World Fantasy Convention) tarafından "Yaşam Boyu Başarı" ödülüne layık görüldü. 2007 yılında Amerikan Gizem Yazarları Organizasyonu (Mystery Writers of America) tarafından "Grand Master" ödülüne layık görüldü. Amerikan edebiyatına yaptığı katkılar nedeniyle, 2015 yılında Ulusal Sanat Vakfı (National Endowment for the Arts) tarafından "Ulusal Sanat Madalyası" ile onurlandırıldı.
İlk romanı Göz (Carrie) 1974 yılında yayımlanmıştır. Özellikle 1982 yılında başlayıp 2005 yılında sona erdirmiş olduğu Kara Kule (The Dark Tower) serisi ile ünlüdür. Yeşil Yol (The Green Mile), Esaretin Bedeli (the Man Who Loved Rita Hayworth aka the Shawshank Redemption) gibi pek çok kitabı senaryolaştırılıp beyaz perdeye aktarılmıştır. İlk profesyonel kısa öykü satışını The Glass Floor adlı öyküsüyle Starling Mystery Stories'e yapmıştır (1967). Kitaplarının çoğu memleketi Maine'de geçer.
Kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Stephen_King