·
Okunma
·
Beğeni
·
5,1bin
Gösterim
Adı:
Çağrı
Baskı tarihi:
Kasım 2020
Sayfa sayısı:
350
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754059649
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Dead Zone
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altın Kitaplar
Baskılar:
Çağrı
The Dead Zone
Çağrı
Çağrı
John Smith paten kaymayı seven sıradan bir çocuktur. Bir gün paten sahasında geçirdiği küçük bir kaza hafif bir beyin sarsıntısına neden olur. John bu olayın üzerinde durmaz ve olağan yaşamına devam eder. Ama artık hiçbir şey eskisi gibi değildir. Farkında olmadığı bazı değişiklikler olmuş, önsezileri ve bazı duyuları gelişmiştir.

Yıllar sonra John bir kaza daha geçirir ve yaşamındaki bazı ayrıntılar belirginleşme başlar. Artık kimsenin duymadığı, bilmediği ve hissetmediği her şey onunla arkadaş olmuştur.
380 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10 puan
Gerçek adıyla "Ölü Bölge", Stephen King'in 70'li yıllarda yazdığı ve doğal olarak en iyi eserlerini verdiği 70 ve 80'li yılların bütün izlerini taşıyan bir klasik. Kitap kesinlikle en iyi King eserlerinden birisi olduğu gibi, baş karakterimiz Johnny Smith de en güzel çizilmiş Stephen King karakterlerinden birisi diyebiliriz, kesinlikle. Ne yazık ki Türkçe adının kitapla hiç bir ilgisi yok.

Kitap, küçükken geçirdiği bir kazanın izlerini senelerce taşıyan ve gençlik yıllarında yaşayacağı büyük ve ölümcül bir trafik kazasının ardından hayatı tamamen değişecek olan Johnny Smith'i anlatıyor. Kitaba korku kitabı diyemeyiz, psikolojik gerilim kitabı dememiz daha uygun. Yazar belki de gelecekte yaşanacak olayları görebilme yeteneğinin insana vereceği huzursuzluğu, bu kişinin ahlâki çıkmazlarla yüzleşerek toplumda kendine bir yer bulamamasını anlatarak farklılığının bedellerinin ödenmek zorunda kalacağı bir dışlanmışlık hikâyesi olarak kurguluyor kitabı. Johnny kitap boyunca karşısına çıkan bir çok olayla istemediği durumlar yaşamak zorunda kalırken farklılığından faydalanmayı seçen insanlardan kendisinden korkanlara, kendisini seven ve destek olanlara dek bir çok insanla beraber hayatta kalmaya çalışarak nihayetine doğru yürüyor.

King'in en sevdiğim yönlerinden birisi olan kafa sesleri, ya da başkalarının sözlerinin baş karakter tarafından sık sık, sanki bir lanet gibi hatırlanması gibi özellikler eserin güzelliğini artırıyor. 90 ve 2000'li yıllardaki eserlerinde ne yazık ki daha çok ayrıntı ve bilgi bolluğu veya aşırılığıyla kitaplarının zedelendiğini gördüğümüz Stephen King burada yeteneğinin en zirvede olduğu, hayâl gücünün en yükseklerde gezindiği dönemlerin bütün güzel yanlarını kitaba katıyor: gerçekçi karakterler, çok güzel kotarılmış diyaloglar, asla aksamayan bir ritim, son derece dozunda verilen bir gerilim hissi ve merak duygusu... King, Johnny'nin üzücü hikâyesini anlatırken onu kendi külliyatının en güzel insanlarından birisine de dönüştürüyor; çünkü basit bir yazarın basit bir gerilim kitabında göz alıcı ve sığ bir heyecan ögesine dönüşebilecek olan geleceği görme yeteneği burada Johnny için bir trajedi aracına, bir kader çelmesine , hayatını kısıtlayan ve daraltan bir sessiz acı çekme merasimine dönüşüyor.

Mahşer, 'O', Sadist, Cujo gibi başyapıtlarıyla Stephen King, bu eseriyle de gerçekten popüler edebiyatın ve korku edebiyatının en değerli ve kalburüstü yazarlarından birisi olduğunu ortaya koyuyor. Bu yüzden hiç King okumamış okurlara gönül rahatlığıyla bu eseri önerebilirim. Ben de 30 sene önce okumuş ve çok sevmiştim. Yeniden okudum ve yine çok sevdim...
380 syf.
·7 günde·8/10 puan
Çağrı, King’in okuduğum 21. Kitabı. Yazar her kitabında mistik öğeleri harmanlayarak insanın içindeki en ilkel korkularıyla ayrı ayrı oynuyor. Belki de bu durum okuyucuda bağımlılık yapıyor, bilmiyorum tam açıklaması güç.

Geleceği görmek ister misiniz? Tam olarak görmek değil de hissetmek diyelim. İlk başta çok cazip bir teklif gibi görünse de bence hiç iyi bir şey değil. Okuyun, hak vereceksiniz!

Evet, geleceği hissetmek ve duyumsamakla ilgili bir hikaye Çağrı. Olayları anlatarak ip uçları vermek istemiyorum ama şunu söyleyebilirim; çok iyi tasarlanmış karakterleriyle çıkılan bu yolculukta okuyucu bir an bile sıkılmayacak ve bazen kitap elinde gözler tavanda düşüncelere dalacak.
Özellikle King okumaya yeni başlayanlara bu kitabı tavsiye ediyorum.
  • Kujo
    8.4/10 (466 Oy)309 beğeni1.135 okunma422 alıntı6,6bin gösterim
  • Karanlık Öyküler
    8.5/10 (265 Oy)180 beğeni837 okunma316 alıntı4.881 gösterim
  • Üç'ün Çekilişi
    8.8/10 (349 Oy)236 beğeni924 okunma187 alıntı3.880 gösterim
  • Doktor Uyku
    8.8/10 (415 Oy)294 beğeni935 okunma1.003 alıntı9,3bin gösterim
  • Gece Yarısını Dört Geçe
    8.6/10 (244 Oy)181 beğeni742 okunma132 alıntı9,3bin gösterim
  • Bay Mercedes
    8.4/10 (333 Oy)232 beğeni797 okunma352 alıntı5,9bin gösterim
  • Sis
    8.3/10 (488 Oy)366 beğeni1.650 okunma500 alıntı11,7bin gösterim
  • Silahşor
    8.2/10 (590 Oy)423 beğeni1.534 okunma734 alıntı7,2bin gösterim
  • Medyum
    8.6/10 (1.159 Oy)899 beğeni3.170 okunma1.090 alıntı22,6bin gösterim
  • Oyun
    8.1/10 (281 Oy)148 beğeni675 okunma196 alıntı4.909 gösterim
380 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10 puan
Kaliteli kitaplar size ilham verir. Bir kitabın sizde bıraktığı etki çok önemlidir, seversiniz ya da nefret edersiniz; fakat eser belli bir kalitenin üzerindeyse, ilham kaynağı oluverir. "Çağrı" (Neden bu alakasız çeviriler?) uzun zamandır, hatta çok uzun zamandır ertelediğim bir Stephen King romanıydı. Belki de sahafta bulduğum baskının belli zorluklardan geçtiğini fazlasıyla belli etmesinden dolayı kitabı bir türlü okumaya başlayamadım. Bu konudaki takıntım büyük, baskı da maalesef fazlasıyla görmüş geçirmiş. Bu konudaki endişelerim ilk elli sayfa bile geri kalmadan kafamdan silindi gitti. King'in eserinde yarattığı o eski klasik Amerikan filmi havası o kadar kuvvetli ve başarılı ki bahsettiğim tarzı sevseniz de sevmeseniz de içine çekiyor sizi. Karakterlerin de aynı sinema dönemi karakterlerine bir yandan benzemeleri bir yandan fazlasıyla özgün olmaları takdir edilesi bir ayrım.

Trajedinin yarattığı sürükleyicilik kitabın başlarında kendini gösteriyor ve asıl olayların başlaması biraz sürse bile bu durumu fark etmiyor, dolayısıyla şikayet etmiyorsunuz. Johnny'nin yaşadığı trajedi, bu trajedinin ailesi ve yeni kız arkadaşı Sarah'yı nasıl etkilediği başarılı bir şekilde aktarılırken ileri sayfalarında tüylerinizi ürpertecek roman, bu kısımlarda gözlerinizi dolduruyor. Zamanın geçişini de etkili olarak kullanan King, yarattığı trajedinin devamında okurunun duygularına bu durumu kullanarak dokunuyor. Zamanın ne kadar acımasız olduğunu, hem Johnny hem de Sarah'nın tarafından görmemiz net bir bakış açısı sağlıyor.

Geleceği görmek, farklı medyumluklar (bu da biraz maymunluk der gibi oldu ama, neyse...) yapmak üzerine yazılmış bir sürü roman, çekilmiş bir sürü film var. Lafı gelmişken, Çağrı'nın da 1983 yapımı bir beyazperde uyarlaması bulunmakta. Kitapla aynı ismi taşıyan (The Dead Zone) filmin de yönetmenliğini David Cronenberg gibi usta bir isim üstleniyor. Filmi, konu benzerliği taşıdığı diğer filmlere göre güzel ses getiriyor. Sivrilmesi de elbette hikayesinin Stephen King elinden çıkmış olmasıdır. Geleceğin görülmesi ve karakterlerin tanrı rolüne sokulması Amerikan filmlerinde fazlasıyla gördüğümüz durumlar. Bu yüzden bu konu üzerine bir roman yazmak cesaret ister. Gereken cesareti gösteren King, diğer örneklerin de pabucunu dama atıyor elbette.

Kitabın ne kadar sürükleyici olduğunu ballandıra ballandıra anlattıktan sonra teknik özelliklerine değinmeli miyim bilmiyorum? Ama geleneğim bozulmasın diyerek ufak bir şeyler söyleyecek olursam; diyalogların ve anlatımın akıcılığına alışkınız, bunu cebe atabiliriz. Bu sefer belli yerlerde politikaya dokunduran King bunu da o kadar güzel yapmış ki, ilgili ilgisiz her okurunu aynı derecede anlattığı konuya bağlamış. Kısacası King'in en sürükleyici anlatımlarından biri diyebilirim. Geçişler ve konu bölünmeleri dahil bir an bile sıkmıyorsa; o anlatım somut bir şekilde başarıya ulaşmıştır.

Sahaf siteleri ve belki tezgahlar haricinde Çağrı'yı piyasada bulmanız zor. Yeni baskısının haberi gelmedi, kitapçılarda belki kalmışsa kalmıştır. Yoksa sitelerde de tamamen tükenmiş durumda. Son zamanlarda Altın Kitaplar bu konuya el atmış ve baskısı tükenen Stephen King kitaplarını tekrar basmaya başlamıştı, buraya da el atmaları çok sürmez diye düşünüyorum. Kendilerine tek sitemim, baskılar yenilendikçe fiyatlar dudak uçuklatacak kadar artıyor. Yeni baskılardan iki adet King kitabını raftan çekseniz 70-80 lira arası bir fiyatla ödüllendiriliyorsunuz(!). Bu sitemim çok haklı bir sitem, fakat elbette yorumumu kötü bitirip gölge düşürmek istemiyorum. Bulabildiğiniz yerde affetmeyin alın sevgili okurlar. Çağrı, kesinlikle okunması gereken sağlam bir Stephen King klasiği.
380 syf.
·3 günde
#47601056
Bence iyi bir başlangıçtı. #46898092 Etkinliği için hangi kitabı okusam diye uzun bir süre düşündüm ve kütüphanede bulduğum Çağrı kitabında karar kıldım. Şu sıralar çok kanlı, çok gerilimli, çok korkunç, ve yahut çok üzücü bir kitap okuma ruh halinde değildim. Ayrıca King' in fazla okunan, beğenilen (ki bazılarında çok fazla ayrıma düşülmüş) eserleriyle de başlamak istemedim. Hem inceydi. Bu yüzden güzel bir seçim oldu.
Kitap akıcı olmasına karşın şaşırtıcı sayılmazdı. Çoğu olay tahmin edilebilirdi. Yine de heyecanla ilerledim. Beklentimi karşıladı. İyi olan tarafı işlenişiydi. Olaylar fazla gerçekçiydi, medyumluk kısmı dışında. Değindiği konular tam benlikti. Hissederek okudum. İsmi alakasız olmuş gibi yorumlar var ama bence oldukça uyumlu. Kadere çağrı diye düşünülebilir. Hoş bir tanışmaydı, okumaya devam edeceğim.
380 syf.
Çağrı okuduğum ilk Stephen King romanı. Yazarla bu romanla tanıştım. Etkinlik beni kamçılamasa uzun süre tanışamazdım sanırım.

İçerik bakımından sevdiğim filmlere benziyor bu roman. Hafif geriyor, zekice ve bazen çaresizliği çok net hissediyorsunuz. Tabi bu tür şeylere aşina olduğumdan beni pek etkilediğini de söyleyemeyeceğim. Hatta başta kitabı bitiremeyeceğimi düşündüm. Ancak seyir beklediğimden farklıydı. Mistik güçler etrafında dönen roman beni bu tür bir güçle içine çekmiştir belki de. Tabi net olarak işin seyri Greg Stillson'ın devreye girmesiyle değişti. Gerçekten nokta atışı dediğim, sadece kurgu olarak kalmayan ve güncel özellik taşıyan tespitler kitaba bağlanmamı ve merakla okumaya devam etmemi sağladı.

Sona gelirsek yazar ben olsam aynı şekilde bitirirdim diye düşünüyorum. Pek net görülmese de iyiler kazandı. Yani her şey yerli yerinde, pırıl pırıl bir romandı. Etkilenme kısmını ise diğer romanlara saklıyorum :).

Kitapla ilgili son sözüm: Hiçbir şey göründüğü gibi değildir, görünmeyenlerde saklıdır doğrular.
379 syf.
·2 günde·8/10 puan
#okudumbitti #kitapyorum #Cağrı #KinG
#martayı 1 kitap #sayfa397

Yine King yorumuyla geldim
Öncelikle bana eşlik eden Bahar a çok teşekkür ediyorum ❤

Kitabımızın orjinal ismi "ölü bölge",ne diye "çağrı" olarak çevirmişler anlayamadım

King kitaplarını,yazarın belli bir kitabını okuduktan sonra Kronolojik okumaya başladım.Cünkü spoiler oluyor.Bu yuzden bu kitabı okumadan Kujo'yu okumamanızı tavsiye ederim.Yoksa kitaptaki KATİLİ benim gibi hemen anlayabilirsiniz

1983 yapım filmi de var.Tabi ki izlenecek

Gelelim Yoruma

Geleceği görmek ister miydiniz?
Ya da birine dokunduğunuzda onun hissettiklerini hissetmek?

Aslında kulağa güzel geliyor ama oldukça ürkütücü olacağı da bir gerçek...

John Smith bu ürkütücü gerçeğin merkezi...

Bir insanın hayatı,bir kaza ile nasıl değişir ?
Öğrenmek istiyorsanız kitabı okumalısınız

Bazı yerlerinde sıkıldığımı itiraf etmeliyim,ama bunun dışında kurgu gayet güzel,kitabın akıcılığı tam yerinde,karakterler her zaman ki duyguları hissettirmeyi başarmış.

Eeee daha ne olsun

Kitapla kalın .
379 syf.
·6 günde·9/10 puan
Çok istesemde ilk defa Stephen King romanı okuyorum. Biraz önyargılıydım sanırım.Etrafımdan duyduğum kadarıyla kitapları zor okunan ve sıkıcı olduğuyla alakalı şeyler kalmış aklımda. Ama ondan ziyade “ O” filmini çocuk yaşlarda izlediğimden dolayı gerçekten çok korkmuştum bir türlü kitaplarını okumuyordum.Bir travma yarattı diyebilirim:) Çağrı kitabına gelirsek beklentimin üstünde ve çok güzel bir kitaptı.Heyecanlı,sürükleyici yeni bilgiler edinmemizi sağlayan hiçbir şekilde sıkıcılığı olmayan bir kitaptı.Kaza sonucu komaya giren ve komadan çıktıktan sonra da medyumluk özelliği kazanan Johnny’nin hikayesini anlatıyor. Fazla bir gerilim- korku ögesi olmamasına rağmen okuması gayet keyifliydi.
380 syf.
·7 günde·10/10 puan
Oldukça sürükleyi ve heyecan verici bir kitaptı. Johhny’nin eşsiz yeteneği ve bu yeteneğin kendi hayatına ve çevresindeki insanların hayatına etkisini konu alan bir roman.
380 syf.
·8 günde·Beğendi·10/10 puan
Tam bir King klasiği.. Okurken hiç sıkılmadım, Stephen King’in bazı eserlerinin aksine hiç duraklamadan ilerledi kitap ve en beğendiğim king klasikleri arasında yerini aldı. Başarılı..
350 syf.
·1 günde·Beğendi·7/10 puan
Mutlu akşamlar. John Smith’in geçirdiği iki kaza sonrasında dünyaya farklı bir pencereden bakışını konu edinen bir Stephen King romanıyla beraberiz. Önsezi yeteneğinin gelişimi ve insanlara dokunarak birçok şey görmesi en büyük özelliğidir. Bu düşünce birçok filme ve kitaba konu olmuştur aslında bakarsak. Özellikle Fantastik filmlerde böyle bir karakter mutlaka kullanılır. Ağırlıkla da Marvel.

İkinci olarak The Dead Zone yani Ölü Bölge ismini kim Çağrı olarak çevirdi? Çünkü hikaye gerçekten güzel ve bu tarz daha isimden kaybeden çevirilerin ben kitaba zarar verdiğini düşünüyorum. Bu hususa dikkat edilmeli.

Yazarın dikkat çektiği konulardan biri de aslında sadece böyle fantastik ögeler barındırmak değil, düşündürmek. Neden? Düşünsenize geleceği sürekli görüyorsunuz, hiç hevesiniz kalmıyor. Bir iş yapacaksınız daha düşünürken sonunu görüyorsunuz. Heyecanı nerde bu işin? Nasıl zevk alacaksınız. Gerçi sevgimizi ve benliğimizi bıraktığımız insanların nerede ne yaptıklarını, bize ne yaşatacaklarını görmek de fena olmazdı ama kendimle çelişmesem olmazdı.

Hepsi bu kadar mı? Değil. Düşünsenize sevdiklerinizi, dostlarınızı görüyorsunuz. Ölümünü görüyorsunuz. Her yanlarına gittiğinizde kaçınılmaz sona adım adım yaklaştığınızı hissediyorsunuz. Hep aklınıza o durum geliyor. Ne kadar berbat değil mi?

Kafanız mı karıştı? Duruma göre alın bir paten ve ne yapacağınızın kararını verin. Keyifli okumalar dilerim..
Gecenin yarısında çalan bir telefon genellikle şu üç anlama gelirdi: Sabahın ikisi bile olsa sesini duymandan hoşlandığını sanan kafayı bulmuş eski bir dost; yanlış numara; kötü haber.
Ama işte, elimizden ne geliyorsa onu yapabiliyoruz ve bununla yetinmek zorundayız... beğenmesek de, alışmamız gerekiyor.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Çağrı
Baskı tarihi:
Kasım 2020
Sayfa sayısı:
350
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754059649
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Dead Zone
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altın Kitaplar
Baskılar:
Çağrı
The Dead Zone
Çağrı
Çağrı
John Smith paten kaymayı seven sıradan bir çocuktur. Bir gün paten sahasında geçirdiği küçük bir kaza hafif bir beyin sarsıntısına neden olur. John bu olayın üzerinde durmaz ve olağan yaşamına devam eder. Ama artık hiçbir şey eskisi gibi değildir. Farkında olmadığı bazı değişiklikler olmuş, önsezileri ve bazı duyuları gelişmiştir.

Yıllar sonra John bir kaza daha geçirir ve yaşamındaki bazı ayrıntılar belirginleşme başlar. Artık kimsenin duymadığı, bilmediği ve hissetmediği her şey onunla arkadaş olmuştur.

Kitabı okuyanlar 845 okur

  • Ayşe
  • Çağlar Tavşanoğlu
  • Ekrem Sarıtaş
  • Gülşah K.
  • Gözde Deniz
  • olcc
  • Özgür Avşar
  • Anıl KAYA
  • sercan çelik
  • Mehmet Göktürk KABAN

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%0.9
13-17 Yaş
%5.5
18-24 Yaş
%23.6
25-34 Yaş
%29.1
35-44 Yaş
%25.5
45-54 Yaş
%13.6
55-64 Yaş
%0.9
65+ Yaş
%0.9

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%56.7
Erkek
%43.3

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%32.1 (111)
9
%16.2 (56)
8
%19.4 (67)
7
%11.8 (41)
6
%2.6 (9)
5
%0.6 (2)
4
%0.3 (1)
3
%0
2
%0
1
%0.6 (2)