Gece Yarısını Dört Geçe

·
Okunma
·
Beğeni
·
9,4bin
Gösterim
Adı:
Gece Yarısını Dört Geçe
Baskı tarihi:
3 Aralık 2018
Sayfa sayısı:
704
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752108974
Orijinal adı:
Four Past Midnight
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altın Kitaplar
Baskılar:
Gece Yarısını Dört Geçe
Gece Yarısını Dört Geçe
Amerikan Edebiyatı'nın kelime sihirbazı olarak tanımlanan King, bu eserinde bizlere dört uzun korku hikâyesi sunuyor. King'in hikâyelerinin her biri, insan doğası ve bilinçaltının karanlık köşelerinde gizlenen, yüzleşemediğimiz korkuları kaşıyarak tüm duyularımızı alarma geçiriyor. King'in roman kurgusu içinde uygulamaktan vazgeçmediği, olay eşliğinde sürdürdüğü detaycılığı korku ve gerilim romanlarını seven okurların keyfini katmerliyor.

Gece Yarısını Dört Geçe'de;
Umacılar: Bir jetin içindeki bazı yolcuların zaman yırtılması içinde kaybolmaları,
Gizli Pencere Gizli Bahçe: Bir yazarın ve onu kendi eserini çalmakla suçlayan bir psikopatın haklılıklarını kanıtlamak için gösterdikleri çaba,
Kütüphane Polisi: Aldığı kitapları geri vermeyi unutan orta yaşlı bir işadamı ile hayatı emen şeytani bir varlık olan kütüphaneci arasındaki mücadele,
Güneş Köpeği: 15 yaşındaki bir çocuğun doğum gününde hediye edilen bir fotoğraf makinesiyle çektiği her karede görünen korkunç ve kötü bir köpekle yaşadığı ürkütücü mücadele anlatılıyor.
704 syf.
·13 günde·10/10 puan
Kitap dört hikayeden oluşuyor.

İlk hikayede-Umacılar- olay örgüsü çok başarılıydı. Los Angeles'tan Boston'a gitmek için Amerikan Pride Şirketi'nin 29 sefer sayılı uçağına binen bir grup yolcu kalkıştan bir süre sonra uykuya dalar ancak uyandıklarında diğer yolcuların yerlerinde olmadığını görürler. Bu bölümde karakterlerin nakışları muhteşemdi. King bana ilk hikayeden şapka çıkartmayı başardı.

Gizli Pencere-Gizli Bahçe adlı öykü ise başarılı bir yazarın evliliğinin sona ermesinin akabinde Derry'den Tashmore'a taşınmasının ardından bir gün bir adamın 'Hikayemi çaldın!' diye kapıya dayanmasıyla başlayan muhteşem bir öykü. En az filmi kadar başarılı bir yazım.

Kütüphane Polisi derseniz; Yerel Rotary Derneğinde her ayın son cuma gecesi bir konuşmacı ağırlanırdı ancak Sam Peebles şanssız günündeydi ve konuşması beklenen akrobat sakatlandığı için konuşmayı yapamayacaktı. Akrobatın yerine konuşma yapmak zorunda kalan Sam, semt kütüphanesinden aldığı iki kitap sayesinde çok başarılı bir konuşma yaptı ancak esrarengiz kütüphane görevlisinin tüm uyarılarına rağmen kitapları zamanında teslim etmeyi unuttu. Tabi o andan itibaren de nefesi kabus dolu havaya karışmaya başladı.

Son hikaye Güneş Köpeği söyle; Kevin'a 15. yaş gününde tam da istediği gibi bir hediye alındı-Sun 660 Polaroid fotoğraf makinesi- kahretsin Sun bozuk çıktı. Çektiği fotolar anı yansıtmaktan ziyade tam seçilemeyen tuhaf şekillerden ibaretti ve her seferinde daha da farklılaşıyor ve yaklaşıyor gibiydi. Bir köpeğe mi benziyor ne?

Genel olarak; Yine ilginç ve muhteşem bir zeka ürünü bir kitap. Karakterleri bu kadar başarılı bir şekilde oluşturup, her karakterin kendi kişiliğine has olaylara tepki vermesini sağlayan bir yazar daha tanımadım. Yazarın mizah anlayışı ise bana kahkaha attıracak boyuttaydı. Dört öyküyü de beğenmekle beraber en sevdiğim Gizli Pencere oldu. Ondan daha da çok sevdiğim ise yazarın her hikayenin başında öykünün çıkışına dair eklediği kısa önsözlerdi.

Ben bu adama hayranlıktan fazlasını besliyorum! En az bir King kitabı okuyun...
704 syf.
·19 günde·Beğendi·8/10 puan
Neredeyse 20 gün süren bir okuma serüvenin ardından sonunda kitabı bitirmeyi başardım. Gece Yarısını Dört Geçe benim okuduğum 5. Stephen King kitabı oldu. Ve aralarında en güzel olanın su götürmez bir gerçek olarak bu kitap olduğunu söyleyebilirim.

Yazarın, kitabın içerisinde 4 adet korku hikayesi var. Ve her hikayeden önce hikayenin ismini nerden aldığını ya da hikayeyi yazarken nereden ilham aldığını açıklayan kısa notlar var.

Kitabın ilk hikayesi olan 'Umacılar' da Los Angeles'tan Bostan'a giden bir jetin içerisindeki bazı yolcuların zaman yırtılması içerisinde kaybolmalarını anlatıyor. Umacılar benim kitaptaki en beğendiğim hikaye oldu. Hatta değişik bir şey oldu ki ben bu hikayeyi okurken ağladım. Şimdi diyeceksiniz ki 'Korku hikayesi okurken mi ağladın?' Evet gerçekten de hikayenin bir kısmında oturup yarım saat boyunca ağladım. Hangi kısım olduğunu söyleyip spoiler vermiş olmayayım. Fakat bence çok başarılı bir hikayeydi.

Kitabın ikinci hikayesi ise yazarın kendi evinin çamaşır odasındaki küçük pencereden esinlenerek adını verdiği 'Gizli Pencere, Gizli Bahçe'. Açıkçası gerçekten çok ilginç bir isim seçimi, aynı hikayesi gibi. Bu hikaye de Mortis diye bir yazarımız var, ve her şey bir gün John Shooter adlı bir adamın Mortis'in karşısına çıkıp onu kendi hikayesini çalmakla suçlamasıyla başlıyor. Bu hikayenin sonu beni resmen şoke etti. Yazar resmen ters köşe yaptı ve ben daha şoku atlatamadan olay sonuca bağlandı. Hikaye fazla etkileyici değildi fakat rahatlıkla idare edebilirdi.

Kitabın üçüncü hikayesi ise 'Kütüphane Polisi' ydi. Bu hikayedeki adamımız Sam Peebles bir emlakçıdır. Sam'in yaşadığı kasabada bir takım iş adamlarının toplanıp tıkınıp, içip, eğlendiği toplantıların birinde konuşma yapacak olan akrobatın boynunun kırılması nedeniyle konuşma yapma görevi Sam'e düşer. Fakat bu konuda oldukça tecrübesiz olan Sam konuşmasını renklendirmek uğruna kütüphaneye gider. Ve olaylar böylece başlar. Bu hikaye benim ikinci favori hikayem oldu.

Son hikayemiz olan 'Güneş Köpeği' ne gelirsek. 15 yaşına basan Kevin'a uzun zamandır istediği fotoğraf makinesi alınmıştır. Fakat bu makine normal fotoğraflar çekmek yerine her karede korkunç ve tehlikeli olan bir köpeği çekmektedir. Zaten bu hikayenin en can alıcı kısmı da özeti. Hikayede iş yok. Kitaptaki en çok merak ettiğim hikayenin bu olmasına rağmen bence en sıkıcı ve baştansavma yazılmış olan hikaye buydu. Kurgusu çok basitti ve insanı biraz sıkıyordu.

Sonuç olarak hikayeler fena değillerdi fakat son hikayeyi sıkıcı buldum. Kitaplar okunabilir. Ve son olarak kitapta yer alan bazı unsurlardan dolayı 15-16 yaşından küçüklere okumamalarını tavsiye ederim.
704 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10 puan
Kitabi cok begendim. Bir solukta okudum. Icerisinde bulunan bolumleri karisik bir sirayla okudum. En begendigim bolum "Umacilar" oldu. Anlatimi o kadar beni icerisine cekti ki, sanki o an ucakta bende onlarla birlikteydim ve olaylari birlikte yasamisim gibi hissettim. "Gizli Pencere" baslikli bolum ise ikinci favorim oldu. "Kutuphane Polisi" de bir solukta okudugum baska bir hikayesiydi. Son olarak "Gunes Kopegi" digerleri kadar uzerimde bir etki yaratmamasina ragmen genel anlamda cok severek ve heyecanla okudugum bir kitap oldu.
704 syf.
·7 günde·Beğendi·9/10 puan
Yine harika bir King kitabı. Bu adam gerçekten işini biliyor. Hikayeyi olay yerinde yaşamak istiyorsanız kesinlikle King okumalısınız. Yazarın, sizi hikayeye bağlayan harika bir dili var.
704 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Yazardan yine mükemmel bir roman daha. İçerisinde Kitaplık Polisi ve Köpek ile ilgili iki adet hikaye var. İlkinde Sam adında bir sigortacı bir konuşma için kitaplıktan iki adet kitap ödünç alıyor ve çok başarılı oluyor. Ancak kitapları ödünç aldığı kadının çok önceden ölmüş olduğunu öğreniyor. Sekreteri Naomi ve sarhoş Dave ona hikayenin tamamını anlatıyor. Kadın tekrar dünyaya gelmeden engellenmesi gerekiyor ancak hem kadın hem de Kitaplık Polisi peşindedir ve Sam'in işi çok zordur. İkinci hikayede de Kevin adlı 15 yaşındaki bir çocuğa doğum günü hediyesi olarak bir fotoğraf makinesi verilir. Ancak makine bozuktur. Hep aynı fotoğrafı çekmektedir. Baba Merrill adlı bir tefeci bunu ilgi çekici bulur. Fotoğraf makinesi ile fotoğraf çekildikçe bir köpek silueti belirmeye başlar. Merrill, makineyi yok etmesini söyler ama gizlice Kevin'in makinesini başka bir makine ile değiştirir. Sonra da fotoğraf çekmeye başlar. Ancak o köpek Kevin'in peşindedir ve babasını zar zor ikna eden Kevin'in fazla zamanı kalmamıştır. Acaba Merrill'i bulup işi çözmek için yeterli zaman var mıdır? Soluksuz okunan bir roman. Mutlaka okunması gerekenlerden.
704 syf.
·1 günde·Beğendi·7/10 puan
Bu kitaba, önceki kitaptan (Gece Yarısını İki Geçe) farklı olarak iki hikaye daha eklenmiş. Kütüphane Polisi ve Güneş Köpeği.

İlk hikaye Umacılar, bana bir film sahnesini hatırlattı yine. Yanlışım varsa nasılsa Gizem beni düzeltecektir, değil mi?

Los Angeles – Boston seferini yapan uçakta 29 numaralı uçağa binen yolcular uykuya dalıyorlar ve uyandıklarında çok farklı bir dünyayla karşılaşıyorlar. Bu benzer kurgudan dedim acaba “Sefer 42” filmi mi esinlendi. Sürekli kafamda bu fikir dönüp dolaştı. Tabi onlar farklı bir dünyaya geçiyorlar ama fikir açısından bir benzerlik de yok değil şimdi.

Gizli Pencere hakkında ne söylesek az. Bir adam evliliğini bitirdikten sonra kapısına gelen birinin ‘Hikayemi Çaldın’ demesinin akabinde neler yaşıyor, bunu göreceğiz aslında.

Kütüphane Polisi biraz karışık gibi dursa bile ilginçtir. Bir adam başkasının yerine konuşmak zorunda kalır ve çok başarılı bir konuşma yapar. Bu başarısını borçlu olduğu kitapları unutunca da asıl hikaye başlayacaktır.

Güneş Köpeği ise Kevin’a on beşinci yaşında alınan bir fotoğraf makinasında oluşan bozukluk hikayesidir. Bu bozukluk ise her resimde görülen tuhaf şekillerden ibarettir. İlginç olan ise bu resimlerin gittikçe yakınlaşmasıdır.

Tabii bizler yazarın kitaplarında daha çok tek bir romanın örgüsüne alıştığımız için çok fazla hikaye olunca da birkaç tane olunca da o aradığımız tadı tam olarak alamıyoruz. Dürüst olmak gerekiyor. Gene de iyi bir romandı diyebilirim. Keyifli (!) okumalar dilerim..
704 syf.
·Puan vermedi
İçindeki 4 hikaye de birbirinden güzel, ancak ara verilerek bölüm bölüm araya farklı kitaplar alarak okunduğunda keyif veriyor. Çoğu kişininki gibi Umacılar favorimdi:9
704 syf.
·11 günde·Puan vermedi
Parça parça dört ayrı hikayeden oluşan bu kitap beni benden aldı. Bilirsinz kimi zaman fazla ayrıntıya yer veren King romanalrından da değil hikayeler 100-150 sayfadan oluşmakta ve hepsi birbirinden güzel birbirinden ilginç.Hangisi daha güzeldi derseniz ben düşündüğümde bir ayrım yapamıyorum. gizli pencere hikayesinin filmi izlemiştim ve hikaye olarak nasıl olur çok merak ediyordum bekledİğimden çok daha iyiydi.Belki diğer hikayelerinde filmi çekilmiştir bilmiyorum ama tüm hikayeler başlı başına mükemmel film konuları.Elinizde varsa bu kitap yada raflarda görüyorsanız tereddüt etmeyin derim
334 syf.
·17 günde·Beğendi·8/10 puan
Kitap güzeldi.Sürükleyici ve hatta yer yer heyecan uyandıran bir yapısı vardı.Zevkle okudum.Okumak isteyenlere tavsiye ederim.İyi okumalar,iyi seyirler...
704 syf.
·8/10 puan
King eserlerinden beklediğim sürekli bir gerilim ve korkudur aslında. Bunu ilk okuduğum Kurtadamın döngüsü kitabında deneyimlemiştim ve bayağı zevk aldım diyebilirim. Gece yarısını dört gece kitabında ise King'in iki ayrı hikâyesi bulunuyor; Geceyarısını dört geçe ve Güneş Köpeği. İlk hikâye oldukça ayrıntılı ve yavaş yavaş artan bir gerilime sahipti. Korkuyla oldukça iyi harmanlanan bir hikâyeydi. Çok sağlam, güzel ve orijinal bir konusu vardı. Ama ikinci hikaye olan Güneş köpeği hikâyesini pek beğendim diyemem. Konu oldukça sığ ve çabubak olup bitti. Sonunda ise pek birşey yaşandı diyemem. Korku öğesi az biraz göründü ve sonra kayboldu. Kitap bitmişti artık. İkinci hikayeyi önermesem de ilk hikâye için okunabilecek bir kitap. (:
Kokarcalarla iş yaptığın zaman onların etrafı kokutmalarına da şaşırmazsın.
Stephen King
Sayfa 668 - Altın Yayınları - Güneş Köpeği
İyi niyetlerden oluşan yol doğruca cehenneme gidebilir. Ama yolun üzerindeki çukurları doldurmaya çalışan insanları takdir etmek de gerekir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Gece Yarısını Dört Geçe
Baskı tarihi:
3 Aralık 2018
Sayfa sayısı:
704
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752108974
Orijinal adı:
Four Past Midnight
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altın Kitaplar
Baskılar:
Gece Yarısını Dört Geçe
Gece Yarısını Dört Geçe
Amerikan Edebiyatı'nın kelime sihirbazı olarak tanımlanan King, bu eserinde bizlere dört uzun korku hikâyesi sunuyor. King'in hikâyelerinin her biri, insan doğası ve bilinçaltının karanlık köşelerinde gizlenen, yüzleşemediğimiz korkuları kaşıyarak tüm duyularımızı alarma geçiriyor. King'in roman kurgusu içinde uygulamaktan vazgeçmediği, olay eşliğinde sürdürdüğü detaycılığı korku ve gerilim romanlarını seven okurların keyfini katmerliyor.

Gece Yarısını Dört Geçe'de;
Umacılar: Bir jetin içindeki bazı yolcuların zaman yırtılması içinde kaybolmaları,
Gizli Pencere Gizli Bahçe: Bir yazarın ve onu kendi eserini çalmakla suçlayan bir psikopatın haklılıklarını kanıtlamak için gösterdikleri çaba,
Kütüphane Polisi: Aldığı kitapları geri vermeyi unutan orta yaşlı bir işadamı ile hayatı emen şeytani bir varlık olan kütüphaneci arasındaki mücadele,
Güneş Köpeği: 15 yaşındaki bir çocuğun doğum gününde hediye edilen bir fotoğraf makinesiyle çektiği her karede görünen korkunç ve kötü bir köpekle yaşadığı ürkütücü mücadele anlatılıyor.

Kitabı okuyanlar 747 okur

  • mel tpz
  • nisa
  • Asiye Ağırtaş
  • Tolga Urun
  • Çağlar Tavşanoğlu
  • Recep Sağır
  • tqbakdmn
  • M.Can
  • Gözde Deniz
  • Cansu Karaca

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%2.5
13-17 Yaş
%2.5
18-24 Yaş
%22.5
25-34 Yaş
%24.2
35-44 Yaş
%37.5
45-54 Yaş
%8.3
55-64 Yaş
%1.7
65+ Yaş
%0.8

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%64.1
Erkek
%35.9

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%41.6 (102)
9
%13.9 (34)
8
%16.7 (41)
7
%13.1 (32)
6
%2.4 (6)
5
%1.6 (4)
4
%0.4 (1)
3
%0.8 (2)
2
%0.4 (1)
1
%0