Puan vermedi·510 syf.····Okunma: 19 Aralık 2024 00:21 Yabancı bir yazar tarafından kaleme alınmış olması nedeniyle " Acaba Alamut'u nasıl bir pencereden bakarak anlatmış." diye düşünmeme sebep olup bende merak uyandıran bir kitaptı. Konunun tarihte gerçekten yaşanan bir dönemi ele alması yazarın yabancı olması gibi etkenler sanırım ister istemez önyargılı bir okuyuşa sebep oluyor. Kitap kesinlikle merak uyandıran ve heyecanla okuyacağınız bir kurguya sahip. Özellikle bazı kısımları okurken saatin nasıl geçtiğini anlamadım. Tamamen kurgu olarak düşünüp okuduğum bir kitap olsaydı çok iyi bir puan verebilirdim. Fakat tarihiyle övünen bir milletin mensubu olarak kurgunun bazı kısımlarında Nizamül Mülk gibi bir vezir, Melikşah gibi bir padişah için kullanılan ifadelerden rahatsız oldum. Özellikle Müslüman bir toplumun ordu komutanlarının veya padişahının yastıklara uzanıp şarap içmesi gibi tasvirleri de sevemedim. Hatta Peygamberimiz hakkında kurgu arasına sıkıştırılmış cümleler hatta ve hatta sadece bir kez gördüğü Meryem' e " Sen benim Allahımsın" diye şiir yazan sözde en kurnaz fedailerden biri olan İbn-i Tahir'in enteresan aşkını da son derece rahatsız edici buldum. Kitabın sonunda yazarın 10 yıllık bir araştırma sonucunda bu romanı yazdığı anlatılmış. 10 yıllık bir araştırma ile Türk Müslüman toplumu hakkında edindiği bilgiler gerçekten bunlar mıymış merak ediyorum. Sonuç olarak ilk başta söylediğimi söyleyeceğim. Sadece bir kurgu olarak düşünebilseydim heyecanlı ve çok sürükleyici bir kitap diye düşünüp iyi bir puan verebilirdim ama böyle düşünemediğim için maalesef puan vermemeyi tercih ettim. Yine de kitabı okurken 500 küsür sayfa boyunca bol bol istiğfar çekmeme vesile olduğu için yazara teşekkür ediyorum:)