kitabı 1.5 günde bitirdim .ben kitabı eleştirmiycem çünkü bu konuda donanımlı olduğumu düşünmüyorum .edebiyatla yeni tanıştığım söylenebilir ( 25 yaş geç mi bilmiyorum ? :) ). edebiyatı daha yeni yeni sanat olarak görmeye başladığım söylenebilir .bu sadece benden kaynaklı değil bence eğitimimizin sanata verilen önem konusunda epeyce zafiyette olduğunu düşünüyorum.dediğim gibi kitabı değerlendirme haddini kendimde görmüyorum ben bende ki etkilerini paylaşacağım sadece. yarısından fazlasını bitirdiğim akşam ciddi manada kitabın etkisindeydim, durgun ve mutsuz hatta geleceğe dair umutsuz bir akşam geçirdiğimi söyleyebilirim Macide ciddi manada endişelendiriyordu beni , başına bir şey gelecek diye çok korktuğumu söyleyebilirim ben .kitapta kendimi her iki karakter gibi hissettiğim zamanlar oldu o yüzden bu kitabın benim için ismi içimizdeki Ömer ve Macide . içimde biraz şeytani ve biraz melek vari taraflar vardır . hangisini daha çok dinleyeceğimiz vicdanımıza ve irademize bağlıdır her ikisi de bulunduğumuz ekonomik sınıftan tutunda aldığımız eğitim oturduğumuz muhit etrafımızdaki insanlara ailemize yani bizi şu ana getiren koca hayatmıza bağlıdır bazen ufak bi konuda eğilip bükülebiliriz bazen de sarsılmaz bi ruha sahip olabiliriz .hiç kimseye en yakınımıza bile söylemediğimiz etik olmayan iç hesaplarımızı bi düşünelim :). neyi kimseye söylemediniz bari kendinize söyleyin .utanıyorum kendimden bazen :) . Ömerin o büyük günahını Macideyle paylaşması bence çok büyük bi cesaret örneğiydi . ömerin bu zamana kadar yaşadığı hayatından kopamaması ve değişememesi hemde çok fazla isterken değişmeyi ,beni bi gerçekle daha karşılaştırdı hep umut vari düşünceler kuruyoruz ya misal ben hep daha iyi olacağına inanırım bi tılsımın bütün hayatımı yavaşça değiştirip düzelteceğine inanırım kötü huylarımı törpüyeceğine ... muhtemelen hiç bi zaman böyle bi şey olmayacak beni düzeltecek şeyi bulsam bile değişemeyeceğim sanırım değişmek isteyen sıfırdan başlamak isteyen herkez içinde bu böyle olacak . bide kitabın ekonomik boyut ele alışı bence çok gerçekçiydi şuan halkın %50 sinin orta segmentte ve daha aşağıda yaşadığını düşünürsek köşeye sıkışan yada hep bi sınır içinde yaşayan bu insanların sonunda kötülüğe mecbur kalması kaçınılmaz .bi de aşk konusuna gelelim :). aşk yetmiyo .aşk küçük bi yaprak ve içinde koca bi dünyada olabilir ama o yaprağı görüp gerçek koca dünyamızı görmeden yaşayamayız . saolun ,hoşçakalın.