Öncelikle yazarın okuduğum 6. Kitabıydı. Benim için Zülfü Livaneli tanışıklığı Serenad ile başlamıştı. Ondan sonra her okuduğum kitabında Serenad seviyesine çıkmayı bekleyerek okur hale geldim. Serenad ile başlamak belkide benim için dezavantaj oldu açıkçası.
Her neyse kitaba dönecek olursa övülecek abartılacak edebi bir eser değil. Yazarda belli ki bu amaçla yazmamış kitabı.
Konstantiniyye Oteli bana fazlasıyla uzun ve bunaltıcı geldi. Özelikle İlk kısımlarda konuya adapte olmakta zorlandım neyse elbette bir noktada toparlar diye okumaya devam ettim. İkinci yarısını da bu kadar okumuşken bitireyim diyerek...Tamamladım. (Hiç huyum değildir yarıda kitap bırakmak çok nadir yaparım.)
Daldan dala birbirinden bağımsız konular anlatmış yazar ve buradaki kahramanlarının tek ortak noktası Sultanahmet meydanında bulunan Konstantiniyye oteli'nin açılış gecesinde bulunmaları. Livaneli, sürekli konular arası atlayıp; Alevi- Sünni, Türk- kürt, Sağcı - Solcu çatışmalarına değinerek spordan siyasete (Gezi Olayları vb) her konuyu kapsamlı olarak kitabında değerlendirmiş. Kitapta ilgimi çeken kısımlar da buralar olmuştu. Sonuç olarak bunları okuyucuya vermek için alakasız çok fazla karakter anlatılmış.
Şahsi fikrim Konstantiniyye Oteli şu ana kadar okuduğum en kötü Zülfü Livaneli kitabıydı.
Bol zamanı olan yazarın diğer kitapları hatrına da olsa okuyabilir. Fakat tavsiye edebileceğim bir eser olmadı kesinlikle...