Öncelikle bu güzel inceleme için teşekkürler Funda Hanım. Nazan Bekiroğlu’ndan şimdiye kadar sadece Lâ kitabını okudum, birkaç kitabı daha kitaplığımda okunmayı bekliyor. Lâ’yı okurken, bilinen bir hikâyenin bilinmeyen bir versiyonunu okuyormuşum hissine kapılmıştım. Ne var ki, kitabın dili çok ağdalı gelmişti. Genel olarak Nazan Bekiroğlu’nun abartılı bir dil kullanmayı sevdiğini düşünüyorum. Okuduğunuz bu kitapta da emekliliği bu kadar gözünde büyütmesi, belki de abartmayı sevdiği içindir. İncelemenizi okuyunca aklıma direkt bu geldi.