Öncelikle 50 yaşında 2 çocuklu emekli birisi olarak romanı çok beğendimi söylemek isterim.1914 1915 yıllarında İstanbul da geçen bu roman, günümüzün de en güncel konularından kuşak çatışması ve değişen kültürü işlemektedir.Osmanlı bürokratı, muhafazakar ve mutaassıp Naim Efendinin, bir taraftan günden güne varlıklarını kaybedip maddi olarak fakirlesirken diğer yandan çocukları ve özellikle çok sevdiği torunu Seniha üzerinden, dönemin zengin ve burokratlarınin avrupa kültürüne yönelip dinden uzaklasıp yaşadiklari ahlaki yıkılışı anlatır.
Aslında roman bundan yaklaşık 100 yıl öncesinde geçmesine karşın, kuşak çatışması, duygu ve düşünceler günümüzle neredeyse aynıdır.Yaşlılar yeni neslin konuşma jargonunu pek anlamaz.Yeni nesil yazarlarin kitaplarını anlamakta zorlanır.Onlara göre, yeni nesil büyüklerine
karşı saygısızdır.Neredeyse tüm insanlarda Avrupa merakı vardır. Avrupa kültürüne özenti vardır. Avrupa ya yerleşme en azından gezme arzusu vardır. Bir tarafta savaş bir tarafta gittikçe seküler yaşam sevdası vardır. Şahsen okudukça günümüz aklıma geldi.Kesinlikle tavsiye ederim.