Zor tutuyorum kendimi dökülmemek için.
9/10
·63 syf.··
2024 113. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 22 Aralık 2024 08:46
"Herkes bir parçamı alıyor hatıra diye Çöpçü çöpümü, dünya vaktimi ve ölüm beni." En zoru da darmadağın olduğun günün akşamlarında şiirle toparlamaya çalışmak, tıpkı darmadağın olduğun ömrün sonunda sözlerle avunmak gibi. Ne kaldı ki elimizde avunmaktan başka? Yorulduğumuz hayat yolunda elimizden bir tek dizeler tutuyor, toparlıyor mu derseniz, belki daha da çok dağıtıyor. İçtikçe sarhoş olup sarhoş oldukça daha çok içmek gibi. "İnsanlar tanırsın, yanlış yorulmuş." Ölmüş şairleri herkes anlar ve sever, maharet yaşayan şairleri anlayıp sevebilmekte. "Yazın herkes açar, marifet Kışın açmakta, değil mi çiğdem..." Ölümün yanlışları örten, çekici kılan bir yüzü var. Artık hayatta olmadığı için dünyadayken veremediğiniz ilgi ve sevgiyi vermeye, artık yanlış yapamayacağı için doğrularını görmeye başlarsınız. Ne der Anne Frank'e atfedilen -ama aslında onun olmayan- sözde “Ölüler yaşayanlardan daha çok çiçek alır çünkü pişmanlık minnetten daha güçlüdür.” Yaşayan bir şairimiz İbrahim Tenekeci, yaşarken anlaşılmaya çalışan... İnsanlar tanırsın, yanlış yorulmuş diye paylaşmış sosyal medya hesabında. instagram.com/p/DC1g0dGtMvt/?... Ömrün bir durak noktasından geriye dönüp baktığında insanı en çok düşündüren duygu da bu his olsa gerek: yanlış yorulduğunu, ömrün o yanlış yorulmayla geçtiğini görmek. "Seni yoksulken gördüm, daha güzeldin." Öyle benzetmeler var ki eserde, belki yarım saatte bitireceğim kitap dolaştı durdu elimde. Durup durup düşündüm, dalıp dalıp gittim uzaklara... "Herkesin uzağında, o ışıksız evlerde Kapı altından giren soğuk gibisin." Yıllarca yaşadım herkesin uzağında, o ışıksız evlerde. Her gün acaba ne zaman güzel yerler, güzel günler göreceğim dedim. Yıllar sonra ise en çok özlediğim şey o ışıksız evler. Gerçekten yoksul ve yoksun olduğumuz günler ve o günlerdeki insanlar şu günlerden daha güzel. "Kader diyemezsin, sen kendin ettin," diye paylaşmış Tenekeci, ne ettiysek kendimiz ertik, ne ettiysek yine kendimize... youtu.be/xlSOgcaWFUA?si=... "Eski bir yolsun artık kimsenin geçmediği." Yaşar Kemal geldi aklıma, "Kuş uçmaz, kervan geçmez bir yerdesin. Su olsan kimse içmez, Ölür de susundan Yol olsan kimse geçmez." Hani kimi yerlere giden tek şeritli yollar vardır, daha sonra farklı bir güzergahtan asfalt yollar yapılır da yıllarca seni kullanan insanlar birden "büyük bir sevinçle" o asfalt yollara yönelirler, kalırsın öylece kimsesizliğinle. Yanında yörende açan çiçeklerin, uçuşan kuşların hiçbir kıymeti yoktur artık. İnsanların değer verdiği onlar değildir günümüz çağında. Güzel olan, nahif olan her şey yok olup gitmeye mahkûmdur. İlk günkü gibi kalan bir Allah, İnsan eskiyor, eskimesin mi? Ne diyordu Uzun Hikâye'de, "Ayakkabılar eskir be Ali'm. Her şey eskir. Bak, sen hâlâ sevdiğim adamsın. Sen eskime." Oysa en çok insanlar eskiyor, sevgiler, dostluklar, hatırlar eskiyor günümüz ilişkilerinde. Böyle şeylerin eskisi makbuldu "eskiden". Şimdi hızla değiştiriyoruz eskiyen ne varsa. Sonra dönüp dönüp eskileri arıyoruz. youtube.com/shorts/4NOrGT61... Kitapla kalın eskimeyen dostlarım...
Edebiyat
Giderken Söylenmiştirİbrahim Tenekeci · Profil Yayıncılık · 20212,242 okunma
·
8,1bin Gösterim
6 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Mikail Balcı
Gönderi Sahibi
En uzun geceden, şiirli sabahlara çıktı yolumuz.
Mikail Balcı
Gönderi Sahibi