Öncelikle olumsuz eleştirilerimle başlamak istiyorum. Kitap hakkında iki olumsuz eleştirim olacak. Bunlardan birincisi "Önsöz" ve "Sunu" bölümlerinde eserin örüntüsüyle ilgili önbilgi [ spoiler için böyle bir Türkçeleştirme yapabildim :) ] mevcut. Eğer bu durum sizleri -benim gibi- rahatsız ediyorsa, lütfen eseri bitirdikten sonra bu bölümleri okuyun. Bu durum açıkçası beni rahatsız etti ve bu konuda yayınevi tarafından uyarılmak isterdim. Yeni okuyuculara şöyle bir okuma sırası tavsiye edebilirim: Metin- Ekler- Önsözler ve Sunu.
Bir diğer olumsuz eleştirime gelecek olursam, yayınevi yazarın el yazısı taslaklarını bizimle paylaşmış. Yazarın metninin bir kısmını en azından saf bir şekilde görebiliyorsunuz. Fakat burada fotoğraf kalitesi ne yazık ki düşük olduğu için fotoğraflar net olarak anlaşılmıyor.
Şimdi gelelim olumlu veya tarafsız yorumlar kısmına:
İlk olarak sanırım 2024 yılında okuduğum son roman olma özelliği taşıyor bu eser. (Tabi son birkaç günüm kalmışken yeni bir eser daha yetiştirmek isterim elbette.) Savaşların hala ve hala devam ettiği, insanlığın bile isteye sıkılmadan sürdürdüğü bu saçmalığın günümüzde hala mevcut oluşundan dolayı, yazar size çoğu duyguyu başarılı bir şekilde yansıtabilmiş.
Savaşların tüm üzüntüsünü, tüm kaybedenlerini görüp hissedebiliyorsunuz. Oluşturulan sahte otoriteyi ve omuzlara bırakılan ağır yüklerin, sorgulayan insanlar için ne kadar yorucu olduğunu görmek istiyorsanız (veya zaten biliyor ve yalnız olduğunuzu düşünüyorsanız) mutlaka bu eseri okumalısınız. Roman gayet akıcı özelliklere sahipti. Karakterler okuyucuya geçebilecek şekilde kurgulanmıştı.
Romanın ismi konusunda "Ek-3'te" anladığım kadarıyla yazar bazı çelişkilere düşmüş. Sanırım bazı alternatifler, bu isimden daha başarılı olabilirdi gibi geldi bana.
Savaşların son bulduğu, babaların da evlatlarının da siperlerde ölmediği, annelerin endişesiz bir şekilde camdan sadece yağmuru izlediği, yalnızca sanat için yarışan ulusların olduğu bir yeni yıl diliyorum herkese.
Keyifli okumalar, iyi seneler, mutlu yıllar.