Sadece 47 sayfa olan bu kitapta 5 koca hikaye var. Farklı sınıftaki insanların ölümü ve sonrası:Aristokrat, burjuva, esnaf, işçi ve köylü. Her bir ölüm bize aslında ne kadar yalnız olduğumuzu derinden hissettiriyor. Her yaşamın ne kadar sahte olduğunu, tek gerçeğin “o” son olduğunu bir kere hatırlatıyor. Sizlere şiddetle tavsiye edeceğim kaliteli bir eser. Dili çok kolay, eser çok kısa fakat kalben, ruhen sizleri yaşlandırıyor ayrıca ağır geliyor. Kitabı tek seferde okumanızı da tavsiye ederim, çünkü eser içindeki süreci daha iyi benimseyebileceğinizi düşünüyorum.
Sanırım Sait Faik Abasıyanık için atılabilecek en iyi başlık bu olurdu. Hikayeleri hem öyle sıradan hem de o kadar özgündü ki... Yazarın dili ile ilk defa tanıştım ve Türkçenin bu kadar sade, az ama bir o kadar da dolu anlamlarda kullanabildiğine ilk defa şahit oldum. Türk Edebiyatı konusunda çok eksiğim olduğunu biliyorum ama yavaş yavaş kapatıyorum. Bu eseri okuduğum için çok mutluyum. Sadece yeni okuyuculara ufak bir tavsiyem olacak: Bu eser sizin de okuma listenizde ise bir yaz günü, Marmara kıyısında bir yerde tatildeyken (şayet güzel adalarımızdan birinde olursanız daha iyi olur) denizden çıktıktan sonra şöyle bir güneşlenirken bırakın kahvenizin yanında size eşlik etsin bu kusursuz öyküler. Ayrıca Bedri Rahmi Eyüboğlu'nun bir kaç satırlık vedasını da bizlere sunduğu için yayınevine teşekkür etmek istiyorum. Çok farklı bir dil. Başarılı bulduğumu söylemeliyim.