Evet, bu eserimizle birlikte Türk Edebiyatına yoğunluk vermeye başlıyoruz. Yıl 2004-2005, Ankara'da annemle birlikte okul vaktinin gelmesini bekliyoruz. Bir yandan da kahvaltı yapıyorum. Elimde yarım kalan bir eser "Memleket Hikayeleri". (Metnin tam hali olduğunu sanmıyorum, çocuklar için uyarlanma olduğunu düşünüyorum.) Annem bu kitabı göstererek, edebiyat öğretmeni olan kendi babasının bu eseri ve yazarı çok sevdiğinden bahsediyor. Çok ilgi duymasam da şaşırmış gibi yapıyorum ama aklım hala televizyonda oynayan o çizgi filmde. Suböreğimi yerken arada bir kaç sayfa okuyorum kitabı geri yerine bırakıyorum. Sonra okulun yolunu tutuyorum.
O çocuk artık büyüdü ve geçmişin içindeki o güzel anılara yolculuk yapmak istedi. Fakat artık bu eseri konuşabileceğim bir dedem de yok. Eseri okudukça dedeme hak vermeye başlıyorum.
Her bir hikaye ayrı bir evren, ayrı bir macera, ayrı birer karakterler. Ancak bu kadar güzel olabilirdi. Bütün hikayeler mi bu denli "bizden" olur, bu denli başarılı olur?
Lakin yine de bu eseri "bütün" hali ile şu an okuyabildiğim için mutluyum. Geçmişte okuduğum için şu halini okumamış olsaydım üzülürdüm. Bu eseri bir kitap okurken yanında "yancı" olarak bile okuyabilirsiniz adeta. Yatağınızın başucunda yatmadan önce bir öykü okuyup gündelik stres ve endişelerinizden arınıp yatabilirsiniz.
Sadece yayınevine ufak bir tavsiye vermek isterim; kitaba "içindekiler" kısmı eklenebilirdi. Naçizane bir tavsiye olarak söylüyorum. Okuma listeme "Gurbet Hikayeleri"ni de eklemiş oldum bu eserin güçlü kalemi sayesinde.
“Sanatın etkisine açık ve duyarlı olan, onu haz kaynağı ve hayat tesellisi olarak yere göğe sığdırmaz. Ancak sanatın bizdeki o ılımlı narkoz etkisi, hayatın dert ve sıkıntılarından bir süreliğine uzaklaşma imkanından fazlasını sağlamaz ve de gerçek sefaleti unutturabilecek kadar güçlü değildir.”
YouTube kitap kanalımda Bitik Adam'ı ve diğer Thomas Bernhard kitaplarını nasıl okumanız gerektiğinden bahsettim: ytbe.one/5bKKeH6c3Tw
Dostoyevski okumayı seviyor musunuz? Peki ya Osamu Dazai? Son olarak Jose Saramago veya Tezer Özlü? O halde Thomas Bernhard'ı da çok seveceğinize eminim.
Bu incelemenin altına yazılan her yoruma karşılık olarak her yaşa uygun harika kitaplar önerdim. Yeni kitap önerileri alabilmek için yorumlara bakabilirsiniz.
Thomas Bernhard'a dair okuduğum 17. kitap olan Bitik Adam ile birlikte kendi adıma Bernhard serüvenimi tamamladım. Kendi görüşlerime ve toplum karşıtlığıma yakın çizgide ilerlemiş bir yazar bulduğum için çok seviniyorum. Bu yılımın keyifli geçmesini sağlayan yegane insanlardan biriydi Bernhard.
İlk cümlede ismini zikrettiğim yazarlar da oraya boşuna yazılmadı elbette. Nasıl ki Fyodor Dostoyevski'nin kendisine has nevrotik ve depresif karakterleri varsa, nasıl ki Osamu Dazai'nin ve Tezer Özlü'nün bazı kitaplarında yoğun bir intihar teması hissediliyorsa ve José Saramago'nun kendisine has bir yazım üslubu varsa, işte Thomas Bernhard kitapları da bunların hepsinin dengeli bir karışımını içeriyor.
Bitik Adam, yazarın en çok okunan kitaplarından biri olsa da başlangıç olarak tavsiye edebileceğim kitaplarından biri değil aslında. Çünkü hem olgunluk dönemi eserlerinden bir tanesi hem de Bernhard'ın yazım üslubuna alışık olmayan okurlar için zorlayıcı yönler barındırabilir. Bu yüzden isterseniz yazara ilk olarak otobiyografik beşlemesinden, Sarsıntı veya Beton kitaplarından başlayabilirsiniz.
Bernhard okumaya devam ettikçe şunu fark edeceksiniz... Bitik Adam kitabında bulunan bazı şeyler yazarın neredeyse bütün kitaplarında ortak olarak var. Mesela Avusturya ve Viyana düşmanlığı, mesela satır aralarında Bernhard'ın hayatından yakalayabileceğimiz otobiyografik
YouTube kitap kanalımda Bitik Adam'ı ve diğer Thomas Bernhard kitaplarını nasıl okumanız gerektiğinden bahsettim: ytbe.one/5bKKeH6c3Tw
Dostoyevski okumayı seviyor musunuz? Peki ya Osamu Dazai? Son olarak Jose Saramago veya Tezer Özlü? O halde Thomas Bernhard'ı da çok seveceğinize eminim.
Bu incelemenin altına yazılan her yoruma karşılık olarak her yaşa uygun harika kitaplar önerdim. Yeni kitap önerileri alabilmek için yorumlara bakabilirsiniz.
Thomas Bernhard'a dair okuduğum 17. kitap olan Bitik Adam ile birlikte kendi adıma Bernhard serüvenimi tamamladım. Kendi görüşlerime ve toplum karşıtlığıma yakın çizgide ilerlemiş bir yazar bulduğum için çok seviniyorum. Bu yılımın keyifli geçmesini sağlayan yegane insanlardan biriydi Bernhard.
İlk cümlede ismini zikrettiğim yazarlar da oraya boşuna yazılmadı elbette. Nasıl ki Fyodor Dostoyevski'nin kendisine has nevrotik ve depresif karakterleri varsa, nasıl ki Osamu Dazai'nin ve Tezer Özlü'nün bazı kitaplarında yoğun bir intihar teması hissediliyorsa ve José Saramago'nun kendisine has bir yazım üslubu varsa, işte Thomas Bernhard kitapları da bunların hepsinin dengeli bir karışımını içeriyor.
Bitik Adam, yazarın en çok okunan kitaplarından biri olsa da başlangıç olarak tavsiye edebileceğim kitaplarından biri değil aslında. Çünkü hem olgunluk dönemi eserlerinden bir tanesi hem de Bernhard'ın yazım üslubuna alışık olmayan okurlar için zorlayıcı yönler barındırabilir. Bu yüzden isterseniz yazara ilk olarak otobiyografik beşlemesinden, Sarsıntı veya Beton kitaplarından başlayabilirsiniz.
Bernhard okumaya devam ettikçe şunu fark edeceksiniz... Bitik Adam kitabında bulunan bazı şeyler yazarın neredeyse bütün kitaplarında ortak olarak var. Mesela Avusturya ve Viyana düşmanlığı, mesela satır aralarında Bernhard'ın hayatından yakalayabileceğimiz otobiyografik