Kıyamet sonrası ne kalır elimizde?
Puan vermedi·80 syf.··
2024 52. kitabı
Kıyamet bile kopsa, elimizde hiçbir şey kalmasa, Samuel Beckett elimizde tuttuğumuz değerlere odaklanıyor. Oyundaki karakterlerin her biri, yaşama tutunma biçimleriyle bu değerlerin çarpıcı birer temsilcis Hamm, bir gün aldığımız ve bir daha değiştiremediğimiz kararları simgeliyor. Hiçbir faydası olmayan bu kararlardan nasıl da zavallıca vazgeçemediğimizi temsil ediyor. Sanki bir gün öylesine oturmuş ve bir daha kalkamamış. Onun tüm sakatlığı bundan kaynaklanıyor. Hamm, başladığımız herhangi bir işten ya da hayat seçimimizden vazgeçemememizi ve bu inat uğruna nasıl da kendimizi sakatladığımızı simgeliyor. Mutsuz olduğu bir evlilikte ya da işte yıllarca diretenleri, aynı evin içinde çürüyenleri temsil ediyor. Clov, bazılarına çok tanıdık gelecek bir figür. Bir an bile oturmadan, dur durak bilmeden çalışan bir adam. Yapılacak iş olmasa bile çalışmaya devam ediyor. Çünkü onun için var olabilmek, çalışmak demek. Üstelik bunu, günde sadece bir bisküvi karşılığında yapabilecek bir durumda. Clov’un bu durumu, modern insanın gönüllü köleliğini ve çalışmayı bir varoluş biçimi olarak görmesini çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyor. Çöplükte yaşayan anne ve baba, oldukça dramatik bir tablo çiziyor. Onlar, geçmişi inkâr etmeyi ve nereden geldiğimizi unutmayı temsil ediyor. Geçmişi bir çöplüğe dönüştürmüşüz gibi; orada yaşamaya mahkûm edilmişler. Aynı zamanda bu durum, toplumun yaşlı bireylere yönelik tavrını, onları nasıl değersizleştirdiğini ve "çöpe atılmış" gibi gördüğünü de güçlü bir şekilde yansıtıyor.
Edebiyat
Oyun SonuSamuel Beckett · Mitos Boyut Yayınları · 2007351 okunma
·
66 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.