Aylar sonra ilk defa inceleme yazmanın mutluluğunu ‘Deli Tarla’ ile yaşıyorum. Tabii ki 2025 yılının ilk incelemesi olacak bu. Umarım okuduğum her kitaba yazabilirim bu sene :)
Deli Tarla kısa kısa öykülerden oluşan keyifli, sade ve akıcı bir kitap. Genel olarak gündelik ve basit bir dille yazılmış. Özellikle kitap okumakta güçlük çektiğiniz bir dönemde iseniz kolaylığı açısından tavsiye ederim.
Deli saçması olay akışıyla birkaç cümleden sonra anlatıcının kendisinden dinliyormuş gibi içine alıyor okuyucuyu. Sait Faik ödülüne layık görülen bu kitabın kapağında “Yeniden gülmeyi başarabilen insanların muamması.” yazar. Her öykünün kahramanı bu cümleyi doğrular nitelikte. Mutlu, mutsuz, deli, akıllı, dertli, gamsız, köylü kentli aradığınız herkesi bulabilecek, tanıdık hissedeceksiniz bu öykülerde. Karakterler yaşamlarının içinde pek umut vadetmeseler de, hikayelerin sonunda ters köşe yapmayı başarıyorlar.
İlk hikayesinde hüzünlenip, birçok hikayesine gülerken sadece son hikaye fazla duygusal vıcık vıcık geldi bana. Okunmaya değer yine de.
Son olarak en beğendiğim alıntıyla bitiriyorum.
“Nefret ediyordu kendisinden ve insanlardan. Konuşup bu nefreti kusmaktan korkuyordu. Hepsi bu. Hiçbir şeyin değişmeyeceğini bildiği bir hayatın içine düşmüş olmayı çoktan kabullenmişti.”
Keyifli okumalar.