Sürekli kendini tekrarlayan, hiçbir albenisi ve akıcılığı olmayan sıkıcı bir işlenişi olduğu için kitabı yarım bırakmak durumunda kaldım. Mesela şu sayfaya gelene kadar habire Shannon ve Johnny'nin iç seslerini okuduk ve hep aynı şeyleri düşündükleri için doğal olarak hep aynı şeyleri okumuş olduk. Karşılıklı 2-3 kere sohbet edebildiler ama onda da mıy mıy konuştukları için sohbetleri hiç akmadı. Yan karakterler desem, hepsi sevimsiz tiplerdi. Özellikle Gibsie denen gevşekten nefret ettim. Her Claireciğim dediğinde (ki yaklaşık 983647365 kere demiştir) ve Johnny ile cinsellikten bahsettiğinde (ki tek sohbet konuları buydu) sinirlerim bozuldu.
Kitap paragraf denen mefhumdan da bihaberdi. Bakınız bir sayfadan direkt alıntılıyorum:
Bu hoştu.
Onu düşünmek hoş hisettiriyordu.
Lanet olsun ki o çok güzeldi.
Sesi.
Saçları.
Kokusu.
Konuşma şekli.
Her bir parçası.
Yani bu ne? Vurgulanmak istenen bazı cümleler için bu yol seçilse neyse de kitabın geneli çok saçma bir şekilde böyleydi.
Demem o ki; sakin ve yavaş ilerleyen bir kitap yazmanın yolu durmadan aynı şeylerden bahsetmekten ya da kitabı karakterlerin iç sesine boğmaktan geçmiyor ve cümleleri alt alta yazarak kitabı dolu göstermeye çalışmanın da hiçbir mantığı yok. Ayrıca bu kadar uzun gençlik kitapları yazma işini (bu serinin, aynı uzunlukta ve aynı karakterler üzerinden ilerleyen bir devam kitabı varmış bir de, inanılmaz) acilen azaltalım sevgili yazarlar. Olmaz böyle.