Otistik bir çocuk olan Seth, Amerika’da küçük bir banliyö kasabasında ailesi ölmüş ve akrabaları ile birlikte yaşamaktaydı. Çatal bıçakların havalanıp yerden yükselmesine alışmıştı Herb. Çocuğun olağan dışı yeteneğini biliyordu ama nasıl başa çıkacağından emin değildi. “Playskool” adında bir telefonu olan çocuğun içindeki ikinci kişi belalı “Tak” denen yaratığın varlığıydı asıl Herb’ü tedirgin eden. O şeytanın çocuğu ele geçirmesinden korkuyordu. Tak, gücünü kuvvetini topladı ve var gücü ile saldırmaya başladı. Sonra ölenler oldu. Kasaba sakinlerinden Johnny, Brad, Cammie ve Audrey tüm bu olan bitenle başa çıkabilecek mi?
Özellikle Seth’in Audrey halası ile telepati yoluyla kurduğu iletişimde içim acımıştı. Tak’ı dinlemek istemiyor ama kontrol Tak’a geçtiğinde çok kötü davrandığı için üzülüyordu. Halasına da “kaç kurtul” mesajı verdi ama halası ona kıyamadı.
Stephen King Richard Bachman takma adıyla yazdığı Düzenleyiciler romanının bir evveliyatı da var. Yaratık kitabını okursanız konuya daha çok vakıf olursunuz. Elimdeki muhteşem baskı 1998 İnkılâp Kitabevi baskılı olanı. King’in hayalgücü, dil ve anlatımı zaman zaman beni korkuttu zaman zaman da güldürdü. Çok korkulduğu anlarda içimizden çıkan kaotik duyguları atabilmek için kimi okur güler kimi de ağlar. Elimdeki eserin verdiği dehşetin perde arkasında da bu yatıyor.
İzlediğimiz film ve dizilerdeki sahneleri gerçek hayatta da yapabildiğimizi düşünün. Kimi James Bond olup dünyayı kurtarmak ister kimi de Pennywise olup dünyaları yemeyi ve yok etmeyi. Kafamızın içi bu yüzden hem bahar bahçesi hem de mayın tarlası.
Kitabın sonlarına doğru Seth, kendine gelebildiği anlarda Kakaolu Süt ile imdatlarına yetişecek. İyi ki varsın küçük dostum.
Uzay gemileri bazen araba kılığında gelebilir, yaklaşmayın. Albay Henry ve Binbaşı Pike bizlere acısın.