·352 syf.··Beğendi
···Okunma: 07 Ocak 2025 11:40 Kur'an'dan önce ve Hz. Muhammed'den önce yüce Tanrı'nın elçilerle gönderdiği vahiy doğru iman ile yanlış imanı düzeltmekti. Ancak Hz. Muhammede gönderilen iman değil bilim idi. Bilimde yanlış olmaz, olursa onu herkes anlar, imanda yanlış olursa onu Tanrıdan başkası anlamaz. Bunun için Kur'an'da iman ettiğini söyleyenleri Kur'an yalanlamaktadır. İman bilime dayanırsa onu kimse yanlışlayamaz.
Kur'an'ın evrenselliği içinde taşıdığı üç ilkeye dayanmaktadır.
Birincisi, Kur'an'ın kendi sözlü deyimleridir.
İkinci önemli evrensellik ilkesi Kur'anda açıkça deyimlenen şûra meclisidir.
Üçüncü ilke olarak Kur'an'ın önerdiği; toplumla ilgili yasa ve yargılarda düşünme, anlama, yorum yapma bilimine sahip olan bilgin (müçtehit) kimselerin birleşerek yaptıkları içtihatlar, yorumlardır. Buna Kur'an'ın yol ve olanak verdiği yargılarda bilginlerin birleşmesi, uzlaşması (icma) denir.
Kur'an'ın getirdiği İslam yöntemi (dini) evrenselliği bu üç ülküye dayanmaktadır. Kur'an bugüne ve yarına çözüm ürete- cek yöntemleri, açılımları ve gereken yorumlamaları inananların çalışmasına bırakmıştır.