Yazar ile tanışma kitabım Mor Kurdele. Kitabın kapağını ilk gördüğümde bu kitabı okumalıyım demiştim . Şimdi de diyorum ki İyi ki Okudum .
Kitabımıza gelecek olursak; Fikret kitabımızın ana karakteri ve öğretmen . Biraz sıradışı bir öğretmen . Aslında belki de olması gereken gibidir de bizlere bu kadar sığlığın içinde artık olması gereken sıradışı gibi geliyordur ... Kimbilir :-)
"Ülkemizde verilen eğitim; dipdiri zihinlere verilmiş on beşer yıllık taş kırma cezalarını andırıyordu. Mahkûmlar sınav sonuçlarını yani temyizin onları oyalama taktiğini , gem vurulmuş atlar gibi yıllarca bekliyordu. Eyerleri üstlerine konulup uçsuz bucaksız sandıkları kurgusal dünyalara terk ediliyorlardı. Biz gardiyanlarsa ; onları ıslah edip Mustang özgüllüklerini sütçü beygirlerine dönüştürmekle yükümlüydük. Birey olduğunu anlamayan kişileri aynılar dünyasına yeni eşek cennetine hazırlamakla görevliydik. Taş kırma cezaları bittiğinde dörtnala değil de bir arpa boy gidebilecekkerini anlamaları çok uzun sürmüyordu. Öğretmen olamayan polis , polis olamayan kasiyer oluyordu. Onu da olamayan intihar ediyordu. "
Fikret'in gözünden hayatı , insanı mercek altına yatırırken, hayata , insana dair pek çok konuda zaman zaman duygusal ama çokça keskin bir dil kullanımı ile eleştirileri okuyoruz.
"Ebeveyn sevgisini kaybetmekten , arkadaşsız kalmaktan, sevilmemekten , aç kalmaktan, vatazsız kalmaktan, evsiz kalmaktan, ölmekten, hasta olmaktan , yaşlanmaktan , delirmekten , intihar etmekten, mutsuzluktan, fakirlikten, sevdiklerinin ölmesinden , başarısızlıktan , kabul görmemekten , onaylanmamaktan , otoritesiz kalmaktan, belirsizlikten , sıkılmaktan , uzamdan ,olgulardan , tözden korkmadığında insan olabilirsin . Var olursun. Şimdi eşitlik isteyebilir ve de korkunu kabullenip korkmadığını söyleyebilirsin."
Vel-hasılı kelam; okuduklarınızı durup düşündüğünüz de biraz canınız yanacak , hem hak verip hem de için için bir öfke duyabilirsiniz Fikret öğretmene .
Sevgili yazarımız Fikret üzerinden kişisel bir manifesto kaleme almış .
"Modernleştikçe vahşileştik . Kendi cinsimizden , türümüzden ,bedenimizden , varlığımızdan , zihnimizden tiksinerek uzaklaştık . Âdem oluncaya kadar uğraştık. Verinin bu kadar kolay ulaşılabildiği başka bir dönem daha olmamışken , bilginin bizatihi kendisi olma fırsatına bu kadar yaklaşmışken adım atmaya korkmak , bu eylemsizlik içimi acıtıyordu. İnsanlığa olan serzenişim , canperver ütopyalarım , hararetli tartışmalarım hep bundandı. "
Her Ay Okuyanlar Kulübü