Gönderi

Yaşamda en iyi şey uykudur ve uykuda en iyi şeyse ölümdür.
"Ama uygarlığımız uykunun ve ölümün yadsınması üzerine kuruludur. Sırtımızı nasıl düşler dünyasına çeviriyorsak, kendi ölümümüze de yan çiziyoruz. İşte bu yüzden ilerlemeyi ve geleceği baş tacı edip karıncalar gibi çalışıyoruz. Önüne geçilmez çöküşümüzün tanığı olan bir ilerleme ve iki kere ikinin dört ettiği kadar kesin, bizi toprağa gömecek bir gelecek. İnsan öbür dünyayı boylamaya hazır olmanın tam bilincindeyken, işyerindeki odasına kapanmış, bir klavyeye, bir telefona ya da bir ekrana sımsıkı bağlı, kafası unutulmaması gereken sayılar ve bilmem nelerle tıka basa dolu ve akşam trafiğinin sıkıntısı önceden içine çökmüş olarak günlerini geçirmeyi kabul edebilir mi? Hayır, baylar! İnsan ölüme karşıdan bakabildiği zaman bahçesini zindelikle dinginlik içinde işler. Bir ağaç dikmenin, ölüm karşısında bir anlamı vardır. Bir fabrikada ya da işyerinde bir makinenin uşağı olmanınsa hiçbir anlamı yoktur. Ölümü hesaba katmamak, kendi yaşamını bozmaktır. Ölüm düşüncesi her şeyi yerli yerine koyar, iyiyi avundurur, kötü yüreklininse yakasını bırakmaz, her şeye kendi gerçek tadını verir ve yaşamdaki en güzel şeyleri bize sevdirir: Sessizlik, dinlenme, unutma, dağların sonsuzluğu, iyi şarap, gerçek kitaplar… ve uyku. Edilgenliğe götürmek şöyle dursun, ölüm bilinci insanı yüreklendirir. İnsan en kötüden sakınamayacağını bilirse neden korkacakmış? Ölümü, öyleyse masamıza buyur edelim, yiyip içip eğlenelim onunla birlikte ve ormanın derinliğindeki konağına giderken ona eşlik etmek gerektiği zaman, iyice kafayı bulmuş ve davul gibi bir karınla, nerede buluşacağımızı merak ederek, onun elinden biz tutacağız. Gelecekteki inanılmaz yolculuk! Bilinmeyen bir yöne yol alan gökadalar ötesi ekspres… Öyleyse, sevinelim, baylar! Yaşamda en iyi şey uykudur ve uykuda en iyi şeyse ölümdür."
Can Yayınları·Kitabı okudu
Teknoloji
··
7 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.