·1080 syf.··Beğendi
···Okunma: 15 Ocak 2025 10:24 “Bütün insanlar için ıstırap çekmek istiyorum.“ Cilt 2, sayfa 606
Karamazov Kardeşler, Dostoyevski’nin bir çığlığı âdeta. Kendisinin en olgun zamanlarında yazdığı son eseri. İlk baskı tarihi Kasım 1880. Dostoyevski’nin ölümü ise 9 Şubat 1881. Ve Dostoyevski, Karamazov Kardeşlere bir nevi devam eseri olarak üzerinde çalıştığı "Büyük Bir Günahkar'ın Anıları" ile meşgul iken ölmüştür.
Romanın ana karakterleri şu şekilde;
Fyodor Pavloviç Karamazov: Ailenin babası. Altmış yaşına merdiven dayamış alkolik ve şehvet düşkünü bir kişilik. Dostoyevski’nin kendi babasından otobiyografik özellikler taşıyor.
Dimitri Fyodoroviç Karamazov: Ailenin 28 yaşındaki en büyük oğlu. Baba Karamazov'un ilk eşinden olan tek çocuğu. Daha üç yaşındayken annesi evi terk eder ve önce evin uşağı Grigori, daha sonra da anne tarafından akrabası Pyotr tarafından yetiştiriliyor. Babası gibi şehvet düşkünü gibi bir kişilik. Annesinden kalan miras payını alabilmek için babası ile mücadele halindedir. Babası ile olan tek mücadelesi de bu değildir. Katerina Ivanovna ile nişanlı olmasına rağmen aynı zamanda babası ile birlikte Gruşenka'ya aşıktır.
Ivan Fyodoroviç Karamazov: Ailenin 24 yaşındaki ortanca oğlu. Baba Karamazov'un ikinci eşinden olan ve yedi yaşındayken annesi vefat eden ve o da tıpkı Dimitri gibi başka ellerde büyüyüp yetişen bir çocuk. İyi bir eğitim almış olan Ivan'ın nihilist düşünceleri vardır. Genel olarak ailesinden uzakta yaşamaktadır. Üvey ağabeyi Dimitri ile olan ortak yönü ise babalarına karşı olan düşmanlıklarıdır.
Aleksey Fyodoroviç Karamazov: Romanda ağırlıklı olarak geçen ismi ile Alyoşa. Baba Karamazov'un ikinci eşinden olan ve hikaye sırasında 20 yaşında bulunan en küçük oğlu. Annesi öldüğünde dört yaşındadır ve ağabeyi Ivan ile birlikte annelerini de büyütmüş olan bir kadının yanına verilir ve orada yetişir. Alyoşa bu üç kardeş içerisinde masumiyeti, temizliği ve inancı ile ön plana çıkar. Alkol ve şehvet düşkünlüğü yoktur. Ve sürekli çatışmalar, kavgalar içerisinde olan bu ailede deyim yerindeyse her ateşi söndürmek için çabalayan, oradan oraya koşuşturan tertemiz bir kişilik. Romanın finalinde çocuklara yaptığı konuşma oldukça etkileyici ve mesaj yüklüydü.
Pavel Smerdyakov: Meczup bir kızcağız olan Lizaveta'nın baba Karamazov ile olan ilişkisinden doğan gayrimeşru son çocuk. Baba Karamazov bu oğlunu da evinde ki hizmetçi çifte emanet ediyor ve onlar tarafından yetiştiriliyor. Büyüdükten sonra da eve aşçı olarak hizmet ediyor. Sara hastası olması da yine Dostoyevski’nin kendisinden otobiyografik bir özellik olarak dikkati çekiyor.
Bu dört kardeşin öne çıkan özellikleri için yine Dostoyevski’nin kendi şahsi özelliklerinin bütünü diyebiliriz. Yani Dostoyevski kendini dört parçaya bölüp bu dört kardeşte anlatmak istemiş. Kendisinde olan çatışmalar, inanç, sorgulamalar, sara hastalığı, babası ile olan sorunları vesaire hepsini bu dört kardeş Karamazov ile anlatmaya çalıştığını söyleyebiliriz.
Ve eserden bir karakter daha:
Zosima Dede: Zosima Dede, Alyoşa'nın manastırda ki hocasıdır. Halk tarafından sevilen, ziyaret edilen, görüşleri istenen, sorunlar anlatılan, çözümler istenen bilge bir kişiliği temsil etmektedir. Zengin bir aileden gelen ve gençliğinde askerlik yapmış olan 65 yaşlarında biridir. Askerliği sırasında yaşadığı bir düello hadisesi onun hayatında bir kırılma ânı oluyor ve dini hayatı bu şekilde başlıyor. Alyoşa üzerinde oldukça etkili bir karakterdir.
Ve hemen bütün kaliteli romanlarda olmazsa olmaz olan, az ama öz yer alan yan karakter: Avukat Fetükoviç. Hikayenin finalinde yapmış olduğu savunmayı okumak özellikle hukuk öğrencileri için oldukça faydalı olacaktır.
Karamazov Kardeşler genel olarak bir aile üzerinden insanın hayvanî yönü olan şehvet ve istekleri, inançsızlıkları, inançları ve Allah'ın varlığı üzerine sorgulamaların, çatışmaların geçtiği bir roman diyebiliriz.
Bu romanın içinde; şehvet düşkünlüğünün sonuçları var, inançsızlığın diz çöküşü var, onuru kırılan bir baba ve ailesinin acı hikayesi var, hiç kimsenin bilmediği büyük bir günahın vicdan azabının altında ezilmiş ve çok pişman olmuş bir insan var, psikolojik tahliller var, duyguların çatışması var, fikirlerin çatışması var, hukuk var, yargılanma var, suçun ardındaki gerçek nedenleri arama var, velhasıl var da var....
Ek olarak Nuri Bilge Ceylan'ın Kış Uykusu isimli filmini izlemiş olanlar küçük bir çocuğun babasının kırılan gururu için filmin zengin karakteri olan Aydın Bey'in arabasına taş attığı sahne ve yine bu konu ile ilgili diğer sahneleri hatırlarlar. İşte bu bölümü Nuri Bilge Ceylan Karamazov Kardeşler'den almış. İlk etapta yaklaşık 25 sayfa süren bu bölüm oldukça duygu yüklüydü. Nuri Bilge Ceylan'ın bu bölümü okuduğunda etkilendiği ve sonrasında filminin senaryosuna dahil etmiş olduğu anlaşılıyor. Romanın finalini de bu hikaye ile yapıyor Dostoyevski.
Çeviri konusuna gelirsek okumuş olduğum Ergin Altay çevirisini devrik cümleler nedeniyle çok sevemedim. Size önereceğim çeviri Nihal Yalaza Taluy veya Leyla Soykut çevirisi olur.
Velhasıl Dostoyevski’nin ve dünya edebiyatının bu önemli eserini tavsiye ediyorum. Başlangıçta roman akıcı gelmeyebilir, zorlayabilir fakat biraz direnirseniz ilerledikçe kendini açıyor ve akıcı olmaya başlıyor.
Eserden hiç unutmayacağım bir alıntı ile incelemeyi tamamlamak istiyorum;
“Tanrı'nın yetimi herkesin akrabası sayılır.“ Sayfa 153
Herkese faydalı okumalar dilerim.