Osamu Dazai'nin yarı otobiyografik bu güzel eseri, Yozo adlı bir karakteri yansıtırken aslında kendi hayatının trajik yansımasıdır.
Ana karakter Yozo, etrafı tanımlayamıyor, topluma karşı yabancılaşıyordu. "Utanç dolu" olarak adlandırdığı bir yaşamı vardır. Çocukluğundan beri bu hastalıklı yapıdan çıkamamış ve korku içinde, bu kötü hislere katlanmayı başaramayıp bir soytarıya dönmüştür. Saygı duyulmaktan korkuyordu. İnsanları kandırdığı fark edilirse bir utanç içinde yaşayacağını düşünüyordu. Kendisi zeki bir çocuktu, iyi notlar alıyordu ama saygı duyulan birisi olmaktan kaçınmak ve haylaz birisi olarak görünmek istiyordu. Kadınları da daha tam anlamıyla tanımlayamamıştı. Kadınların gözünde aşk sırrını koruyabilecek bir erkekti.
Artık gerçek kimliğini tam anlamıyla saklamayı başardığını düşünürken sonrasında yaşadığı olaylar ve üst üste gelen kehanetler, öyle olmadığını gösteriyordu. Kendini yansıtamıyor, sesini çıkaramıyor, pasif kalıyordu. İyi ve kötü arkadaşlıklar edindi ama tek gerçek arkadaşlık olarak Horiki'yi tanımlayabilirdi. Kızlar onlardan hoşlanıyor, o kızlardan hoşlanıyordu; durum böyle devam ediyordu. Alkolik ve parasız olmuştu. Ezikliğini hiçbir zaman azaltamamıştı. Hayatının çarpıcı noktalarını yaşamış, gözleri önünde olan olayları bile hissedemeden atlatmıştır. Tabii, 2 kere deneyimledikten sonra...
Toplum aslında bir bireydir. Toplum seni dışlamaz.
Güzel bir eser,okunmalı. İnsanlığımı Yitirirken, Osamu Dazai