İlle de Kral
Puan vermedi·344 syf.··
2025 11. kitabı
Her şeyi olan bir adam, ne ister? Hayatı boyunca Henderson bu soruya cevap arar. Fiziksel varlığı da, mal varlığı da fazladır Henderson'un. Hareketleri kaba, çoğu zaman düşünmeden yapılan hareketlerdir. Ancak içinde, kırılgan hatta hassas sayılabilecek birisi olduğunu kimse göremez. Aykırılığının sembolü olarak domuz besler. Toplum tarafından pek sevilmeyen bir hayvanı seçer kendine; ama asıl amacı bir "iş" yapmak, bir işe yaramaktır. Fakat bu da neticede bir oyundan öteye gidemez. Hatta bir ara hizmet sektöründe çalışmayı dener, bu ona geçici bir tatmin yaşatır. Ancak bu işin gerçekçiliği yoktur, çünkü Henderson yaşamak için paraya ihtiyaç duymaz. Neticede yaptığı tüm işler geçici bir tatmin olarak kalır. Daha sorunun bile ne olduğunu tam olarak bilmeden Afrika’ya gider. Düşüncesiz karakterini, kurbağaları patlatırken bir kez daha görürüz. "Cahil halk bilmez, ben onlara öğretirim" tutumu ise hüsranla sonuçlanır. Ancak Henderson hatasından çabuk döner. Boyun eğip kurallarını kabul eder. Eğer bir taş onlar için tanrıysa, o da ona tanrı der. O taşları yerinden oynatmak yerel halk için önemliyse, bütün gücünü kullanıp o taşları –tanrılarını– yerinden oynatır. Burada Saul Bellow’un taş ve tanrı kullanması boşuna değildir. Taş, basitliği ve ilkelliği simgeler; onların tanrıya dönüşmesi ise basit işlerin bile kutsallığını Henderson’a gösterir. İlk başarısının ardından bir kabullenme çöker üzerine. Durumları yine garipsese de artık itiraz etmez. Bu yüzden hayatında ilk defa bir unvanı hakkıyla alır ve "Yağmur Kral" olur. İstediğine kavuşur ama biz biliriz ki karakter gelişimini tamamlayamamıştır. Sonuçta mütevazılığı kabullenemez ve ille de "kral" olur.
Edebiyat
Yağmur KralSaul Bellow · İletişim Yayınevi · 202090 okunma
·
125 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.