6/10
·424 syf.··
2025 3. kitabı
Öncelikle Sena Nur Işık'tan okuduğum ilk kitap olduğunu belirtmek isterim. Kendisi benim uzun yıllardır takip ettiğim, videolarını hiç kaçırmadığım çok sevdiğim bir booktuber. Bir okur olarak kitap yorumlarını zevkle dinlemişimdir her zaman.. O yüzden de bunun hevesiyle biraz da kitabın konusu ve havası nedeniyle heyecanla başladım okumaya.. Genel olarak da ufak tefek şeyler dışında sevdim diyebiliriz. Anlatımı akıcı ve basitti. Öyle edebiyat yapıcam telaşıyla yazılmış upuzun tasvirler ve gereksiz uzun cümleler yoktu. O yüzden de sayfaları hızla çeviriyorsunuz. Megan, kadınların sürekli hor görüldüğü, ezildiği, asla saygı görmediği, erkeklerin yüzüne bakmalarının bile yasak olduğu bir ülke olan Buz Krallığı'nda yaşıyor. Kadınlar belli bir saatten sonra dışarı dahi çıkamıyor. Çıkarsa başına gelecek her şeyi kabul etmiş oluyor. Her şey derken de ufak tefek cezalardan değil taciz, tecavüzden bahsediyorum. Ya da bir erkeğin gözlerine baktığınız için bile cezalandırılabiliyorsunuz. Öyle lanet bir ülke, öyle bir lanet dönemden bahsediyoruz. Ancak tüm bunlara aykırı fikirleri olan, itaatkar kelimesi kelime dağarcığında dahi bulunmayan kızımız, nefret ettiği bu ülkenin veliaht prensiyle evlendirilmeye zorlanınca ortalık karışıyor. Ares ise şimdiye kadar her istediğini elde etmiş, hep bir gün Kral olacağının yüküyle hayatını yaşamış ve sorumlulukları üstlenmiş olan veliaht prensimiz.. Durum böyle olunca, onunla asla evlenmek istemeyen bir kadınla karşı karşıya geldiğinde dengeleri altüst oluyor. Bir yandan onun şimdiye kadar gördüğü kadınlardan farklı oluşu nedeniyle kayıtsızca ona çekilirken bir yandan da onunla ne yapacağını, geleceğin Kraliçesi olup olamayacağını sorguluyor. Yine de çok başarılı bir şekilde yaratılmış bir erkek karakter olduğunu düşünüyorum. Sonu hariç çoğu sahnesini gülümseyerek okudum. Taç törenindeki davranışı zirvelere çıkardı bizi :) Kitaba genel olarak bakacak olursak; ilk eleştirim, "Yetişkin Okurlar içindir." yazısının bu kitap için yetersiz olduğunu düşünüyorum. Sena bu kitabın kapağını ilk paylaştığından hayran kalmıştım. Ki kullanılan renk tonlarının soft oluşu, kapağın güzelliği bana sarayda yaşanan bir düşmandan aşka çift havası vermişti. Hatta başta fantastik aşk türünde sanmıştım ama sonra Sena bunun hafif fantastik öğeler içeren bir kitap olduğunu açıklamıştı. Belirtmek isterim ki, bu hikayenin softlukla zerre alakası yok arkadaşlar.. Taciz ve tecavüz sahneleri çok sert bir dille, açıkça yazılmış. Ülkede kadınların neler yaşadığının anlaşılması açısından bu durumu gayet mantıklı buluyorum ancak okuyucular için mutlaka tetikleyici unsurların belirtilmiş olması gerektiğini düşünüyorum. Mesela ben Yetişkin uyarısının sadece smut sahneler nedeniyle konulmuş olduğunu düşünmüştüm. Ayrıca bu kitapta kadın haklarını koruyan, bunun için yeri geldiğinde bazı saldırılarda bulunan Megan'ın da üye olduğu bir örgütten bahsediliyor. İlk anlatıldığında inanılmaz ilgimi çekmişti. Ancak o kısımların havada kaldığını düşünüyorum. Burayla ilgili pek bir şey öğrenemedik ve okuyamadık. Daha çok şey öğrenmek isterdim açıkçası. Megan'ın ufak tefek anılarıyla geçmişe gidebilirdik, hatta örgütten birkaç kişiyi tanıyabilirdik. Megan'ın nasıl bir eğitim aldığını da okumuş olurduk diye düşünüyorum. Son olarak da birbiriyle konuşamayan çiftler beni çileden çıkartıyor. Tamam son zamana kadar bir şey söyleyememiş olabilir ama kaçırıldığı yerden kurtarıldığında Baron'un kim olduğunu neden Ares'e söylemediğini asla anlamıyorum. Ares orda yaşadıklarını gördükten sonra, üstelik ona bu kadar kör kütük aşıkken inanmazsa zaten yazıklar olsun. Sen anlatırdın Megancığım inanıp inanmama kararını ona bırakırdın. Gereksiz yere olaylar farklı yerlere ulaştı :( Bu arada ne kadar başından beri kötü adamın kim olduğu bariz belli olsa da -ki güzel bir ters köşe yerim diye bekliyordum ama olmadı- kaçırılma sahnesi gayet başarılıydı. Fazla bir şey yazmak istemiyorum spoi olmasın diye ama Megan'ın bazı verilecek kararlar için gerekeni yaptığını düşünüyorum. Umarım Sena yorumu görünce bu kız bu kadar ne yazmış yahu demez :) Kitabı bitirmişken hemen fikirlerimi yazınca biraz böyle oluyor. Sonu beni çileden çıkarttığından Ares temiz bir dayağı hak etmiş olsa da 2. kitabı merakla bekliyorum. İlk kitabın sonu heyecanlı bir yerde bitti. Bakalım belki merak ettiğim havada kaldı diye düşündüğüm yerler 2. kitapta yerini alır. Herkese iyi okumalar :)
Buz KrallığıSena Nur Işık · İndigo Kitap · 2024370 okunma
·
503 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Neden yeni nesil kadın yazarlarımızın eserlerinde tecavüz ve taciz konuları bu kadar çok işleniyor? Ayrıca, kadınların en çok aşağılandığı eserler de kadın yazarların yazdığı eserlerde yer almasının sebebi nedir? Merak ediyorum.