Sulara fırlatılmış bir çakıl taşı gibiydim diyor kitapta, dalgaların dövdüğü, oraya buraya attığı,kıyıda bir yere bırakılmak üzere yuvarlanıp duran bir çakıl taşı…
Bazı sayfalar beni dövdüğü gibi, kıyaya köşeye ruhumu bırakmış gibi hissettirdi.
Diğer sayfalara acıma duygusuyla yuvarlandım.
İnsan, kötülüğü insandan öğreniyor.
Kötülüğe artık bir haklılık payı biçmenin doğru olduğunu düşünmeye başlıyor insan.
Ne kadar kötüysen o kadar iyi yaşarsın demeye başlıyor.
Elinde bir avuç sızıyla okuyorsun kitabı. Acıyor ve yalnızlığı görüyorsun.
Nevâl El-Seddavi de acıyla dinleyip sızıyla yazmış.