Korku
9/10
·70 syf.··
2025 9. kitabı
Kitap Irene'in evliliğinden sıkılıp bir kaçamak yapmasıyla aralanıyor. Ancak bu kaçamak Irene'in kâbusu haline gelir. Kocasını aldattığı kişinin evinden çıkarken bir kadın karşısına dikilir ve "Sevdiğimi elimden aldın" gibisinden şeyler söyler. Irene ise cebinden para çıkarır ve ona verir. Böylece kısa süreliğine de olsa ondan kurtulur. Daha sonraları ise evine bir mektup gelir. Mektupta "100 kron ödeyiniz" gibi bir emir vardır. Irene hiç düşünmeden kapıdaki postacıya 100 kronu verir. Irene'in korkusu giderek artmaktadır. Irene şantajcının her geçen gün daha fazla para isteyeceğinden neredeyse emindir. Bu sırada Irene kocası Fritz'i neredeyse hiç tanımadığının farkına varır. Irene genelde hep dışarı çıkıp gezen biridir. Bu dönemde evine kapanmıştır. Ancak evde çocuklarıyla dahi bağ kurmakta zorlanır. İlerleyen günlerde bir mektup daha gelir ve 200 kron istenmektedir. Irene yine düşünmeden 200 kronu verir. Daha sonra bir gün dışarı çıkar ve kaçamak yaptığı piyanist genç onun peşinden gelir ve Irene ile konuşmak ister. Irene ise bir daha onun yüzünü görmek istememektedir ve bunu ona belirtir. Daha sonra ilerleyen haftalardan bir gün şantajcı kadın Irene'in evine gelir ve izin almadan içeri girer. Irene'den 400 kron ister. Irene ise sadece 100 kronu olduğunu söyler. Şantajcı Irene'in elindeki yüzüğün 400 kron edebileceğini söyler. Irene ise başta itiraz eder, ancak kocasının eve geldiğini duyunca korkudan yüzüğü çıkarır ve ona verir. Akşam yemeğinde kocası Irene'in parmağında yüzük olmadığını görür ve nedenini sorar. Irene ise onu temizletmeye verdiğini, yarın alacağı yalanını ortaya atar. Irene kocasına içindeki korkuyu açamaz ve iyice dolar. Şantajcının baskıya devam edeceğini düşünür. Kocasına itiraf da edemeyeceğini fark edince intihar etmek ister. O gece banyo dolabındaki ilacın yarıya kadar dolu olduğunu görür. İlacın tamamı dolu halinin öldürücü etki yarattığı söylenir. Her ihtimale karşı ertesi gün tam dolu bir ilaç alma kararını verir. O sırada da dışarıda şantajcı kadını arar. Irene bir anlığına sokakta sanki kocasının silüetini görür gibi olur. Baktığı yerin önünden at arabası geçer ve aynı yere tekrar baktığında kimsenin olmadığını görür. Şantajcı kadının piyanist çocuğun evinde olabileceğini düşünür ve onun evine gider. Çocuğa durumu açar, ancak piyanistin bu durumdan haberi bile yoktur. Daha sonra Irene eczaneye gider ve ilacı tam eline almışken kocası bir anda ortaya çıkar ve ilacı elinden çeker alır. Birlikte evlerine giderler. Irene artık içini boşaltmak isteği duyar ve hıçkıra hıçkıra ağlar ve titrer. Kocası onu sakinleştirmeye çalışır, ancak başarılı olamaz. Fritz artık Irene'in bu baskıyı daha fazla kaldıramayacağını düşünür ve her şeyi açıklar. Kocası en başından beri durumun farkındadır ve şantajcı kadını kendisi ayarlamıştır. Irene'e kocasının anlattığı şeyler rüya gibi gelir. Irene derin bir uykuya dalar ve uyandığında yüzüğünün parmağında olduğunu şaşkınlıkla fark eder. Artık rahatlar ve kocasının onu affettiği hissine kapılır. Diğer odada çocuklarının gülüşmelerini duyar ve garip bir huzura kapılır. Bu durum kabuk tutan yaranın yavaşça kopup insanı rahatlatması gibi bir şeydir. Böylece 70 sayfalık bir başyapıt daha son bulur. Irene'in yaşamış olduğu korku bize çok güzel aktarılmış. Sanki orada korku içinde etrafı tarayan, paranoyakça hareketlerde bulunan benmişim gibi hissettim. O duyguya girdiğinde insan gerçekten intihar etmeye meyillenebilir. Çünkü kendini tam bir çıkmazda hisseder ve başka çıkış yolu bulamaz. Neyse ki kocası onu o çıkmazdan kurtarıyor ve büyük bir facianın önüne geçiyor. Kitaba notum 10 üzerinden 9. Alıntılar: Korku cezadan çok daha beterdir, çünkü ceza bellidir, ağır da olsa, hafif de, hiçbir zaman belirsizliğin dehşeti kadar, o sonsuz gerilimin ürkünçlüğü kadar kötü değildir (Sf. 45).
KorkuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Yayınları · 2022125bin okunma
·
45 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.