Mürai: İki yüzlü .
Muzdarip: ızdıraplı,acı çeken.
Muhayyel:Hayal gücüyle yaratılan, hayal edilen.
Münzevi: Topluluktan kaçan,yalnız kalmayı seven.
Ölgün: diriliği, tazeliği, canlılığı kalmamış, pörsümüş.
Yegâne: biricik,tek.
Müstesna: benzeri az bulunan.
Senkronize: Eş zamanlı.
Ayyuka çıkmak: Ses yükselmesi.
Robdöşambr:Evin içinde erkeklerin kıyafetleri üstüne giydikleri elbise.
Tevliyet: Vakıf işlerine bakma görevi.
Mübalâtasız: Dikkatsiz.
Huşunetinden: Sertliğinden, kabalığından.
Serapa: Baştan başa.
Letarjiden: Derin uykudan.
Rakit: Durgun.
Şikârını: Avını.
İstimalden: Kullanmaktan.
Tehevvür: Kızgınlık.
İhtilâs: Hırsızlık.
Revnak: Parlaklık, süs.
Seyyiatın: Kötülüklerin, günahların.
İtminan: Güven.
Müzayakaya: Geçim sıkıntısına.
Hürmet-i mütekabile: Karşılıklı saygı.
Muaşaka: Aşk.
Mükâlemelerinin: Konuşmalarının.
Muazzep: Eziyet.
İstihkâr:Aşağılama.
Muti: Uysal.
Nisyan: Unutkanlığı.
Talâk: Boşanma.
Bâdehu: Sonra.
İhtilaç: Çarpıntı.
Vuzuh: Açıklık.
Dûru- Diraz: Uzun uzadıya.
İhtiramlarını: Saygılarını.
Nahvetiniz: Gururunuz.
Târik- i dünya: Dünyadan elini eteğini çekmiş.
Dürüşt:Kaba, sert.
İstimdat: Yardım isteme.
İstihkâr: Hor görme.
Macerasında: Ötesinde.
Haile: Trajedi.
Efvah-ı kadide : İskelet ağızlar.
Mağmum: Sıkıntılı.
Hayal-i Ham: Gerçekleşmeyecek bir düş.
Sekerattan: Can çekişme.