Puan vermedi·224 syf.····Okunma: 31 Ocak 2025 19:52 "Dünün ve yarının sıkıntılarını bu günün üzerine eklediğimiz zaman çökeriz. İnsanı deli eden bu günün deneyimi değildir. Dün olmuş olan yada yarının getirebileceği bir şeyin pişmanlığı yada içerlemişliğidir."
Bir Kemal Sunal Cover der ki,
“Şimdi ben buraya neden çıktım? Niçin çıktım? Nasıl çıktım? Bunu izaha gerek yok gördünüz, yürüdüm çıktım! Ama, çıkmamış da olabilirim. Çıkmışsam çıkmışımdır, çıkmamışsam çıkmamışımdır. Görünen köy... Uzakta değildir...”
Aynı o durumdayım işte. Aşırı yorgunum. Ama öyle böyle yorgunluk değil. Resmen yorgunluğun vücut bulmuş haliyim. Yani bir insan sırf bana bakarak yorulabilir. Yorgunluğun tanımıyım. Ama dediği gibi görünen köy uzakta değildir. Böyle olacağı belliydi. Bittim artık ya. Vallahi billahi tükendim. Aylardır ne yaşadığımı bilmiyorum. Ne yaşattığımı hiç bilmiyorum. Kafamı gerçekten toparlayamayacak kadar dağıtmış vaziyetteyim. Yetişemiyorum. Hep bitecek dedim şimdi bitecek bir dahaki ay bitecek haftaya bitecek yarın bitecek. Hiçbir şey bitmedi. Aksine bu yoğunluk rutine bindi. Eğer delirmediysem kesinlikle Allah'ım yardımıyladır. Ben bile kendimden korkuyorum ağzımdan çıkacaklardan ürküyorum artık. İnsanların bana nasıl tahmin ettiği hakkında zerre kadar fikrim yok. Yalnız şunu biliyorum ki kesinlikle şu dönemimde bana sabredip yanımda olan insanları unutmayacağım. Çekilmez bir çileyim. Sıfır toleransla hayatım yaşıyorum. Ve tabii ki yaşatıyorum. Hani bugün etrafımdaki bütün insanlar iyi da seren yeter kal o zaman tek başına dese gram kadar şaşırmam. Çünkü yapmayın diyorum. Benim için hiçbir şey yapmayın. Beni düşünmekten vazgeçin. En sevdiğin arkadaşın benmiş gibi bakma bana. Beni minnet altında sokmayın. Bana o kahveyi yapmayın. Kahvaltı hazırlamayın. Öğlen yemeğimi getirmeyin. Beni bir yere götürmeyin. O kitabı keşke almasaydın bana. O tiyatro biletini çok sevdiğin bir arkadaşına ayır. Nasılsın diye sorma bana. Yanımdan geç git. Böyle bir dolu cümle var içimde. Gerçekten hak etmiyorum. Tek bir şey var. Bu şekilde hissetmeyi de hak etmiyorum. Bu kitabı okurken hüngür hüngür ağladım. Niye. Çünkü gerçekten sınırlarda gezmek diye bir şey varsa ben şu an oradayım. Bir şey yok ya. Biz atom parçalamıyoruz. Basit insanlarız. İşimiz de aslında çok basit. Neden her şey bu kadar zor olmak zorunda. Neden ben de herkes gibi boş veremiyorum bir şeyleri. Neden sadece gücüm kadar yapmıyorum. Anlayacağınız. Benim de bir suçum yok.
Heee. Bir de okulum var tabii. Herkese göre başıma iş açtığım bana göre ise şu anda nefes aldığım tek alan. Babam bile ben seni ne zaman rahat göreceğim diyor yine bu okulu nereden çıkardın diyor. Hem çok seviniyorum bu okulu okuduğunu hem de çok üzülüyorum haline diyor. Ona dedim ben bu fakülteye yazılmadan önce boş duvarları izliyordum. Arkadaşlarıma dedim ben bu fakülteye yazılmadan önce farklı olarak yaptığım tek şey öyle aralarımı sizinle geçirmekti. Evet çok yoruluyorum ama bunun suçu benim değil okulun değil gücümün üstünde beklentisi olan insanların. Belki bunların başını da kendim çekiyorum. Bu kitabın böyle bir tanısı var işte. Yapma diyor yapma bunu kendine yapma. Gerçekten yarın diye bir şey var mı bilmiyorum. Gittim 2. senemin bütün kitaplarını aldım. Çünkü kafam rahatladı o şekilde. Ama şimdi düşünüyorum o kitapları almak bile yük mü aslında benim üstümde. O yüzden onların hepsini bir araya toplayıp kitaplığın en üst köşesinde uzak bir rafa koydum. Gözümün görmeyeceği bir yere. Yine de bütün bu kargaşanın içinde sadece yarınki Arapça bütünlememi düşünüyorum. Aynen finalden 60 alarak Arapçadan kaldım maalesef. Ama bunun bile böyle bir tadı var ki anlatamam. Müthiş bir şey ya. Benim küçük bir üniversitede okumaktan mıdır nedir içimde kalmış bir hisler varmış. İşte bu okulda zorlandıkça bunları aşıyorum. Bir profesörle sohbet etmenin tadına varıyorum. Ben bunları yaşamamıştım.
Ama kesinlikle şöyle bir gerçek var ki bu yük bana çok ağır. Bu şekilde ilerlersem ben diye bir şey kalmayacak. Bu durumun bir an önce değişmesi gerekiyor. Yapacak kişi bu kitaba göre ben olmalıyım. Hayır demeyi öğrenmeliymişim. Etrafıma sorsan benim kadar hayır diyen biri yoktur ruh haliyle. Gel gelelim ruhlar aleminde yaşamıyoruz ve ben dilimle hayır diyemiyorum. Belki de benim için fedakarlık yapan sadece arkadaşlarım değildir. Bir yerlerde ben de tersine bir matematik işletiyor olabilirim. Belki de kimse kimseden bir şey beklemezken herkes bir beklentinin altına sokuyordur kendini. Vallahi var ya. Aşırı yorgunum. Öyle ki zihnimde bir şeyler var ama çıkışta zorlanıyorlar. Hayırlısı.