Ortadoğu hakkında derin tahliller yapmış aynı zamanda Amerika’nın (büyük şeytan) Ortadoğu ile ilgili politikalarını bilen önemli isimlerdendir Bernard Lewis
Seveni kadar sevmeyeni de çoktur ...
İlber Ortaylı hocamında şiddetle tavsiye ettiği bir yazar. İyi ki okudum dediğim bir eser oldu.
Klasik olay tarihçiliği yerine kapsamlı ve derinlemesine anlatan böyle bir eseri öyle kolay kolay bulamayız bence.
Bu eserinde; Ortadoğu’yu din ve siyaset ekseninde yorumlamış. Kitap ağırlıklı olarak; Ortadoğu’nun siyasi ve hukuki geleneklerinden, Müslümanların Hristiyanlarla Musevilerle ilişkilerinden bahsetmiş aynı zamanda akademik ve politik eksende tartışılan konulara değinip Ortadoğu siyasetinin tüm panaromasını bizlere aktarmıştır. Bugün bölgeyi ve ittifakları anlamak istiyorsak geçmiş dönemdeki izleri mutlaka bilmememiz gerekli diye düşünüyorum.
O kadar dolu dolu ve doyurucu bir kitap ki çok fazla altını çizdiğim yerler oldu ve ama uzun paragraf şeklinde olduğu için buraya alıntı olarak aktarmak zor olurdu.
Ortadoğu bölgesi bildiğimiz üzere; kimi zaman uygarlıkları birleştiren köprü görevini üstlenmiş kimi zaman ise dinler arası büyük çatışmalara sahne olmuştur.
-Ortadoğu’dan Avrupa’ya yayılan tarım ürünleri,
-Avrupa’da ilk kahvehanenin Venedik’te açıldığını,
-Batıların şekeri İran’dan öğrendiklerini,
-Türk İmparatorluğunun Batı Avrupa ile ilk ciddi ilişkisinin nasıl olduğu gibi birçok konular var. Öğrendiğim faydalandığım çok bilgi oldu bu sebeple çok mutluyum.
Ortadoğu’nun sosyal ekonomik alandaki değişimini ve modernleşmesini, İran, Mısır, Türkiye üzerinden ele almıştır. Bu dönüşümlerin bölgenin kendi iç dinamikleriyle değil de hariçten kaynaklandığını ifade etmiştir. Modernleşmenin kimileri tarafından yozlaşma olarak algılandığına dikkat çekmektefir ve bundan dolayı Ortadoğu üzerine araştırma yapanların o dönemin kendi şartlarına ve bölgesel sınırları içerisinde incelemesinin faydalı olacağını düşünüyorum. Bernard Lewis’in bazı İslami kavramları ve temaları analiz etme yaklaşımını, Ortadoğu’daki din ve siyasetin karmaşık ortamını teneffüs edebilmek açısından bu kitabının yararlı bir çalışma olduğunu düşünüyorum. Bu bağlamda, tarihi seven ve söz konusu bölgeyi çalışıp, öğrenmek isteyen kişiler için Bernard Lewis’in Ortadoğu eserinin okunması yerinde olacaktır. Bernard Lewis’in dilini ağır bulanlar var ama yüzeysel tarih bilgisine sahip herkesin rahatlıkla okuyabileceğini düşünüyorum. Diğer kitaplarını da mutlaka okuyacağım.
“Hayat her hamlesini oyuncunun seçtiği, öngörü ve ustalık sayesinde kazanacağı bir tür satranç mıdır? Hayat, sonucunu zarların saptadığı, kimilerinin şans, kimilerinin Allah’tan gelen önceden belli yazgı olarak kabul ettiği, bir tür tavla mıdır?” (S.21)