Puan vermedi·160 syf.··
2025 14. kitabı
Yaşam denilen düşünsel mücadelenin, aktaranın ruhundan satırlara bıraktığı ve bu süreçte yaşamın duygularla oturtulan kanıksanmış, kalıplaşmış formlarına baş kaldıran bir direnişi aynı zamanda benim için öyküler. Bunu da okuyucusu ile bir araya getirdiği kahramanları sayesinde nesne, mekan ve olay üçlemesini tam kıvamında harmanlayan yazarları okumayı daha çok seviyorum. @deveciugr tam da bu noktada okuyucuyu öyle bir güzergaha dahil ediyor ki, bitmesin istedim. Mesela henüz başlarda tanıştığım daha doğrusu çok da tanışmaya fırsat bulamadığım Ahsen Hanım’ın lavanta kokulu sabunlarla yıkadıkları bedeninin üzerinden yeryüzündeki gidişleri düşündüm. Herkes inandığı her ne varsa onlarla birlikte gömülüp gidiyordu. Eksik Kalan öyküsündeki eşek ve adamı ben de merak ettim. Para verip öykü satın almak istedim kendisinden ve en çok da geçmiş yaşamını anlatmasını. Ama kendisiyle o kadar vaktim olmadı. Sonra bir başkasında çamların altında unutulan kayığın oraya nasıl geldiğini merak ederken, yerde iğneyle yırtılmış yanağından incecik kan süzülen balığı fark ettiğimde, ölmesin diye öyküyü suya tuttum. Ama olmadı… Borç nedir yaşamda? Birinden aldığın herhangi bir şeyi tekrar yerine koymaktır basit şekliyle ama koyamayacağın zaman da kalbinin ortasına oturan bir kaya parçası ile yaşamaya devam etmek zorunda kalabilir insan. Bir çobandan aldığını bir başka çobanda ödersin gerekirse bu hayatta. Yerine koymaya çalıştıklarımız, aslını geriye getirmese de. Yerim dar, her öykünün hissettirdiklerini yazamıyorum. Oysa çok isterdim. Bu arada Acı Terzisi nerede şimdi, bilen var mı? Unutmasın, buralara da uğrasın… Yazar öyküleri öyle güzel dekore etmiş ki, kara tahta üzerindeki beyaz tebeşir gibi hemen gözünüze ilişiyor karakterleri. Kişi, mekan ve olayların renk uyumu ise çok hoşuma gitti.
Edebiyat
Ateş Ten GölgeUğur Deveci · İthaki Yayınları · 202431 okunma
·
138 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.