Mutluluk; aklın bittiği yerde başlar.
Puan vermedi·125 syf.··
2025 18. kitabı
İtiraf etmeliyim ki ince ama zor klasiklerden biriydi benim için.Mitoloji bilgim az olduğu için çok yavaş ilerledim. Desiderius Erasmus ; O dönemin hükümetini, din adamlarını, insanlarını “deliliğe” vurarak dolaylı yoldan “iğneleyerek” eleştirmiş. Direkt eleştirmek ne kadar mümkün olabilirdi? Çünkü o dönemde de katı bir yönetim mevcuttu. Sıkıysa rahat rahat eleştir bakalım. Bizdeki “Silivri soğuktur.” nasılsa orada da “aforoz edilme” gibi cezalarla karşılaşılabilirdi belki. Erasmus hakkında en kapsamlı bilgilerin yer aldığı Johan Huizinga ‘nın Erasmus ve Reform Çağı kitabına göz atmakta fayda var bu eseri okurken biraz oradan destek aldım diyebilirim. “Gerçek bilgelik, deliliktir. Öteki görüşe göre ise kendini bilge sanmak, gerçek deliliktir.” diye giriş yapıyor. Aslında temel olarak iki soruyla karşı karşıya kalıyorsunuz. Stultitiae- Minerva isimli iki karakter var. Dünyevi zevklere tutkun olan keyfine düşkün aynı zamanda kendini öven; Stultitiae ve bilge kadın ; Minerva’yı kıyaslayarak “deliliğin mi bilgelik yoksa bilgeliğin mi delilik olduğu” sorularını yöneltir bizlere. Kişinin kendisine cevabını bilmediği sorulara cevap bulmak istemesine yol açar bir bakıma.. Bence delilik dehanın en üst mertebesidir.Zirvesidir. Daha üstü yoktur. Delilik anormal bir şey olsa bunca bilirkişiler deliliği övmez değil mi? Hemen hemen herkes deliliği övmüştür. Sanatçısından edebiyatçısına.. Can Bonomo; “delirmek belirmektir.” demiş. George Orwell “delilik tek kişilik azınlıktır.”demiş. Hele ki mutsuz bir toplumda delilik bana göre velinimettir. Dünyadan kurtulmanın ve her şeyden muaf olmanın en mükemmel yoludur. -Kendinden nefret eden biri bir başkasını sevebilir mi? s.27 -Seni öven yoksa sen kendini öv. s.7 -Beni benden daha iyi kim ifade edebilir ki? s.7 Bu alıntılarında; Kendini beğenmiş, narsist ve kibirli bir kişilik olarak algılansa da itiraf etmeliyim ki bana hitap eden bir anlayış biçimi aslında. Bunu kolay kolay kimse de itiraf etmez. Bakınız çok güzel bir alıntı değil mi yaaa ; {Kralların yanında hep soytarılar bulunur çünkü krallar soytarıları; somurtkan bilgelere tercih ederler. Krallar gerçekleri değil güzel yalanları duymak isterler.Bunu ise en iyi saray soytarıları yapar. } Bu yıldızlı alıntıya ithafen; Rahmetli Barış Akarsu’nun sevdiğim ve bir o kadar da anlamlı şarkısı ile incelememi bitirmek istiyorum. Tanrısı para, kendine köle Sözleri zehir, onu dinleme Sadık uşaklar eteğini öper Korku üretir, süsleri gizler Alırsın Satarsın Yutarsın Tepede beyaz bir saray Sarayda soytarı bir kral youtu.be/tN4-Y5IfOAY?si=...
İnceleme
Deliliğe ÖvgüDesiderius Erasmus · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202315,2bin okunma
·
3.043 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.