Gönderi

Ben bu hikâyeden sessiz sedasız nasıl çıkıp gideceğim?
10/10
·536 syf.··
Beğendi
·
2025 12. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 16 Şubat 2025 20:33
Ahh! Ne güzel kitaptın sen Nar Ağacı... Seni o kadar çok sevdim ki ne söylesem yetersiz kalacak, kelimeler hissettiklerimi anlatmaya yetmeyecek. Oğuz Atay'ın da dediği gibi "Kelimeler albayım, bazı anlamlara gelmiyor." Yazmazsam da bu hikaye sanki benim için hiç bitmeyecek, ben bu hikâyeden sessiz sedasız çıkıp gidemeyeceğim. Kitap bitti ama bende bıraktığı his ayrılık acısı... Sevdiğin birinden ayrılırsın ve o eksiklik içini acıtır ya hani öyle işte... Okurunu bu derece içine çeken etkileyici bir romandı Nar Ağacı. Yazar kendisi de öyle çok sevmiş ki bu kitabı, o da ayrılmakta güçlük çekmiş, vedayı geciktirmek için her şey açıklığa kavuşmuş olsa da, kitabın sonuna Son-Ra diye bir bölüm eklemiş... "Ve bu ısrarım, bir romandan ayrılmanın acısına dayanamadığımdandır." s:533 O bölümü yazma sebebini ise bu cümle ile açıklamış. Nar Ağacı, anlatıcının kendi köklerinin nereye, hangi olaya dayandığını merak etmesiyle başlıyor. İranlı dedesinin ve Trabzonlu anneannesinin yolları acaba nasıl kesişti de biraraya geldiler, evlendiler ve Trabzon'da yaşamaya başladılar, dedesini İran'dan Trabzon'a hangi rüzgar atmış da gelmiş sorularına cevap arıyor. Settarhan dedesinin hikayesini merak ediyor ama dedesinden kalan sadece beş, altı fotoğraf birkaç parça eşya. Bir gün yazar fotoğraflara bakarken kendisini 1900'lü yılların başında Balkan Savaşları ve 1. Dünya Savaşı yıllarının Trabzon'unda buluyor. Şehir aynı şehirdir ama bir bakıma farklıdır da. Anneannesi Zehra'nın gençlik yaşlarına görünmeyen gözlemci oluyor. Ardından bir başka fotoğrafa bakıyor bu defa dedesi Settarhan'ın gençliği ile birlikte Taht-ı Süleyman, Tebriz, Batum, Bakü'yü görüyor. Kitapta hep bir yolculuk var, hem zamanda hem mekanda... Zehra ve Settarhan... Birini savaş, birini kırık bir kalp yola çıkarmıştır. Bir söz vardır: "Nasipse gelir Yemen'den nasip değilse ne gelir elden." Kitabın ana teması bu söz gibidir. Kitap boyunca birbirinden uzakta akan o iki ırmağın buluşmasını bekliyoruz. "Sen öyle çağırmasan ben böyle gelmezdim. Ben böyle çağırmasam sen öyle gelmezdin." s:508 Kitap beni o kadar içine çekti ki karakterleri gördüm, bahsi geçen yerlerde gezdim sanki... Ve bazı yerleri rüyalarımda bile gördüm. Bu da bir ilk oldu sanırım. Kitaba tarihi roman mı demeliyim, fantastik mi, aşk romanı mı demeliyim bilemiyorum, hepsinden bir tutam almış yazar ve ortaya enfes bir eser çıkarmış. Romanın aşk boyutu kadar tarih boyutu da etkileyici hatta sarsıcıydı. Tarih derslerinde üç beş satırlık düz cümlelerle okuduğumuz o cephelerin gerisinde yaşananlar, vatan uğruna savaşmaya gidenler, geri dönemeyenler, geride kalanların yaşadıkları, zorunlu göçler, işgalcilerin çetecilerin halka yaptığı zulümler gibi hiç düşünmediklerimi de düşündürdü kitap... "Ama bundan sonra cennetinin yokluğu değil, beni cehenneminin yokluğu korkutur." s:311 Nazan Bekiroğlu kalemini sevdiğim, nahif bir yazar. Nar Ağacı yazarın aldığım ilk kitabı olmasına rağmen, önce La Sonsuzluk Hecesi, Yusuf ile Züleyha kitaplarını okudum, Nar Ağacı yazarın en çok okunan ve beğenilen kitabı olduğu için biraz daha ertelediğim bir kitaptı. Güzel olduğunu düşünüp ertelemek biraz saçma gelmiş olabilir ama yazarın kitapta geçen şu sözü tam ifade ediyor. "En güzeli en arkaya bırakmak gibi bir alışkanlığım var." s:322 Kitabı okumanızı öneririm kitap dostlarım hem de hiç ertelemeden...
Edebiyat
Nar AğacıNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 202534bin okunma
··
8,9bin Gösterim
17 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Saliha
Gönderi Sahibi
"Ateş, dokunanı kendisine benzetiyor, ona yaklaşanın eskisi gibi kalması mümkün değil." s:18 Bu kitabı okuyanın da eskisi gibi kalması mümkün değil...
Saliha
Gönderi Sahibi
"Hepi topu aşk işte. Gelir yaşanır ve günü gelince biterdi." s:449
Tebrikler Saliha güzel inceleme olmuş 👌 normalde hiç okumadığım bir yazardı samimi incelemen kitabı merak ettirdi 😊
Saliha
Gönderi Sahibi
♛hakan♞kutlu♛ rica ederim sana da keyifli okumalar 🙏🏻😇
Saliha
Gönderi Sahibi
Bu gece de rüyamda bu kitaptan sahneler görmeyeyim diye bu saatlerde yazıp paylaştığım bir inceleme oldu☺️
Saliha
Gönderi Sahibi
"Böyle bir şehrayin alevi hangi cihetten gelse, yanmaya değerdi." s: 240
Reklam
Saliha
Gönderi Sahibi
Alıntılar vesilesiyle biraz geç de olsa bize katılan Habip Eroğlu'na da teşekkür ediyorum ve keyifli okumalar diliyorum ☺️🙏🏻
Yemeğin de en sevdiği yerini en sona bırakmaz mı insan? Yine çok çok sevdiğim, etkisini uzun süre hissettiğim bir romanı sen de bu kadar çok sevdiğin ve böyle güzel anlattığın için şu an öyle mutlu hissediyorum ki canım. Yine harika yazmışsın ve yine benim kadar etkileneceğini düşünerek haklı çıkmış olduğuma çok sevindim 💙🌸
Saliha
Gönderi Sahibi
Değil mi yemekte de öyle yaparım ben Yıldız'ım en sevdiğimi en sona saklarım🥰 Senin bu kadar sevdiğin bir kitabı benim de çok seveceğimi bilecek kadar beni tanıman ve bu kadar benziyor oluşumuz öyle güzel ki canım benim, kitabı sevdim ve çok etkilendim, dün gece rüyamda Harşit Çayının kenarında karşıya geçmek için suların durulmasını bekliyordum kitaptaki gibi, daha önce okuduğum hiçbir kitabı rüyamda görmemiştim ben 🥹 Çok teşekkür ediyorum, beğenmene çok sevindim 🥰🌸💜