İnsan beyni ve psikolojisiyle ilgili hap bilgilerin olduğu, bu bilgilerin sürükleyici ve merak uyandırıcı bir kurgunun içine serpiştirildiği, elimden bırakamadığım bir kitap okudum.
Nöro-roman: Sinirbilimsel gerçeklerin, belli bir kurgu ve hayali karakterler eşliğinde okuyucuya sunulduğu bir roman türüdür.
Ben de “nöro-roman” tabiriyle karşılaştığımda kitabın içeriğinde beyin ile ilgili çok daha fazla bilginin içerdiğini düşünmüştüm. Kitapta verilen bilgilerin çoğunluğu benim zaten bildiğim şeylerdi. Ama benim bu bilgileri biliyor olmam başkalarının da bildiği anlamına gelmiyor tabiiki.
Benim bu kitabı beğenmemdeki sebep ise sinirbilimsel gerçeklerin okucuya ders kitabı niteliğinde sunulmaması oldu. Yukarıda hap bilgiler dememdeki sebep işte bu. Bence yazar; maceranın, aşkın, bilimin olduğu bir kitap yazayım, beyinle ilgili temel bilgileri vereyim ve okucuyu sıkılmasın hatta kurgusuyla sürükleyici olsun düşüncesiyle yola çıkmış.
“Bu bilgileri zaten biliyorum” yorumlarını yapanlar bence kitabın “roman” olduğu bilgisini gözden kaçırıyor. Beyin ile ilgili daha fazla ayrıntılı bilgi edinmek isteyenler roman özelliği taşımayan başka kitaplara yönelebilir.
Özellikle sonlara doğru çok ters köşe oldum ve kitabı elimden bırakamadım. Serinin ikinci Arachnoid Mater ve üçüncü Dura Mater kitaplarını da okumak için sabırsızlanıyorum.