İnsan ne ile yaşar? Aslında felsefik bir soru olarak karşımıza çıkıyor. İnsan ne olmadan yaşayamaz diye aklımızda yanan bir lamba beliriyor. Çünkü hep dünyevî düşündüğümüzü söylemiş Lev Tolstoy dedemiz. Uzun roman yazan Tolstoy bu sefer de ders veren uzun hikayelerle bizleri buluşturmuş. Derinden etkileyen hikâyeler ama bunu arşiv niteliğinde değil de lafı geçtiğinde millete anlatın ki ibret olsun cinsinden ve dine gönderme yapan kısımları da var. Michael nasıl cezalandırıldı ve Tanrı tarafından normal insan olarak alması gereken üç dersi nasıl aldı ve sonrasında da üçüncü gülümseme sonucu olaylar nasıl birbirine bağlandı; hepsi en ince ayrıntılarla süslenmiş. Hikayede olsa bile betimleme gücünü yine iliklerimize kadar hissettik. Kendine çizme yaptırmak için gelen cüsseli adamın kapıdan içeri girerken ayak seslerinin bile ortalığı nasıl inlettiğine adeta şahit olduk. Bu adamın dışarı çıkarken kapıyı görmeyip kenarına çarpması ve neredeyse kapının yerinden sökülme tehlikesi geçirmesi. Daha da şaşırtıcı olanı da bu adamın bir sene hiç yırtılmayacak ve dikişleri sökülmeyecek koyun derisinden bir çizme istemesi... İkinci hikâyede insanoğlunun aç gözlüğü ve gözünü de toprak doyurması. Son hikayede alsatçı adamın hep çalıştığı için kendini üstün görmesi ama uşağı ile yeri geldiğinde rol değişimine girmesi ve akabinde saydığı malları ve mülklerinin aslında onu kurtarmak için yetersiz olduğunu çok güzel işlemiş. İnsanoğlu kafasında bazı kurallar ve kati kararlar alıyor ama bilmiyor ki onun gücünün yetmediği yerde İlahi güç devreye giriyor. Ben olmazsam herşey yerle yeksan olur diyen nice insanın yeri doldu. Hiç kimse vazgeçilmez değildir ve bununla birlikte hiç kimse tam anlamda mükemmel de değildir. Herkesin belli bir gücü ve kapasitesi vardır, bunun ötesinde her şeye muktedir olduğu düşünüp egosuna yenilen kendini en dip noktada bulacaktır. Alsatçının mülkünü saymada zorlandığını gördük bunun yanında karda yolunu bulamayıp nasıl saplandığını da. Keşke köyde kalsaydım diye uzun uzun iç geçirdi ama para ve ben yaparım olur hırsı bunun önüne geçmişti. Hatırla kimse yaşamaz, hatırla kimse yükselmez, hatırla kimsenin edepsizliği örtülmez! İnsan önce kendini bilmeli...
Serkan ALANİnsan Ne ile YaşarVladimir İlyiç Lenin