Yeni kitaplarını büyük bir merak ve özlemle beklediğim yazarlar vardır benim. Yeni bir eser yazdığında kayıtsız kalamadığım hemen okumak istediğim. Ancak bazen hemen mümkün olmaz bu, vaktini bekler yarım kalan kitapların, işlerin bitmesini ve daha geniş vakitleri. Bekiroğlu'nun son kitabı da epeydir elimde ancak daha verimli bir okuma için yarı yıl tatilini bekledim dört gözle ve beklediğime de değdi doğrusu.
Bekiroğlu bu kitabında, yazdığı ancak kıyıda köşede kalmış ve yayımlanmamış cümlelerini ve daha önce farklı kitaplarda yayımlanmış cümlelerini toplamış ve farklı bağlamlarda hoş bir bütün oluşturmuş. Buraya kadar olan kısım kiyabın tanıtımlarında da rahatlıkla bulabileceğiniz bilgiler.
Yazarın daha önce okuduğum cümlelerinin ve bunlara eklediklerinin bendeki çağrışımları ise şöyle:
Yazıcı cümlelerini sıralarken ardı ardına okuyucu yerli yersiz cümleleri kendi hayat hikayesindeki yerine oturtuyordu en güzeli de buydu.
İçindeki yangını gönülden hissettiğim yazdıklarıyla mekan ve zamanlar aşarak yolculuk ettiğim kâh lâ sonsuzluk hecesi dediğinde yaratılışın sırrına cân ile olmasa da kelâm ile erdiğim Yusuf u Züleyha da ibret aleminin kuyularına indiğim.
Neticede söyleyişindeki güzelliğe tutulup da vazgeçemediğim kelam sahibi Bekiroğlu.
Kendi deyişiyle: Kumaşım şiirden örülü ama elbisem nesir. Güftem şiir ama bestem düzyazı benim.
(İşte tam da bu yüzden bu denli çok sevdiğim )
Şiirleri seviyorsanız bu kitabı beğeniyle okursunuz şiirden hoşlanmıyorsanız sıkılabilirsiniz belki. Ancak yine de deneyip sizin karar vermeniz en doğrusu.
Ama şunu da belirtmeden geçemeyeceğim kitabı okurken yazarın Nar Ağacı romanını ne kadar özlediğimi farkettim daha önce iki kez okudum tekrar okumaya niyetlendim. Okumadıysanız tavsiye ederim mükemmel bir kitap.