Mürebbiye, Stefan Zweig'in 1911 yılında yazdığı 4 öyküden oluşan kitabıdır. Como gölü etrafında yaşayan 12 ve 13 yaşındaki iki kız kardeş mürebbiyelerinin mutsuz olduğunu fark etmeleri üzerine onun peşine düşüyor ve takip ediyorlar. Aslında burada bize çocukların gözünden dünyaya bakış açılarını gösteriyor. Elde ettikleri bilgilere göre onları hem yetiştiren hem de özel öğretmenlik yapan kadın kuzenleri Otto'ya aşıktır ama anlam veremedikleri şey ise aşkın normal olarak mutluluk getirmesi kanısıdır. Gizlice kapı dinleyen bu kız kardeşler yine günlerden bir gün Otto ile Mürebbiyelerinin konuşmalarını duyuyorlar ki bu aşamada Otto'dan mürebbiyelerinin çocuğu olduğunu duyarlar. Artık daha çok saygı gösterirler. Hayata bakışları değişir sessiz kalır, pek konuşmaz ve gülmezler. Yine kapı dinlemeye alışkın olan kız kardeşler annesiyle mürebbiyelerinin konuşmasını dinler. Annesi kızlarının bu durumundan ötürü kızgındır ve bağırıp kadını kovar. Kendilerine bu haberi vermeyen annesine karşı kızları güvensizlik duyar ve bir daha asla güvenemezler. Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın da aynı isimli bir eseri vardır. Günümüzde mürebbiye Avustralya kırsalı ve bazı Arap kraliyet ailelerinde vardır. Yabancı dil yanında musiki ve bir kaç müzik enstrümanı çalmayı bilirler. Çocuklara hem bakıcılık hem de eğitim verirler. Osmanlı'da Tanzimat dönemi ile gelmiş genelde Fransızca dersi vermişlerdir.
İkinci öykümüz bir anlatıcının ağzından okuduğumuz Yaz Novellası bir adamın, bir genç kızı kandırmak amacıyla yazdığı mektupları başkasına anlatmasıyla başlar. Şaka ve dalga amaçlı yazdığı bu mektupların ilerleyen günlerde ciddiye dönüşmesi ve olayların şaşırtıcı şekilde sonlanmasına neden olmaktadır. Geç Ödenen Borç hikayesinde bir kadının, lise yıllarında yaşadığı bir olayın tesadüfi bir şekilde ortaya çıkmasıyla başlar. Yıllar öncesinde tanıdığı bir tiyatro oyuncusu ile bir barda karşılaşan bu kadın, tiyatro oyuncusu ile yaşadıklarını bir de kendi gözünden adama anlatır. Stefan Zweig, yine bir kadın karakterin içinde beslediği duyguları etkileyici bir dille anlatmıştır.Diğer hikayeler kadar akıcı olmayan Kadın ve Yeryüzü hikayesi, bence kitap içerisinde en yavaş ilerleyen hikayedir. Serkan ALANMürebbiyeStefan Zweig