Mürebbiye

Stefan Zweig
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·136 syf.··
2023 13. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 16 Nisan 2023 10:14
Kitap, Stefan'ın hayatını, Mürebbiye seçimlerini ve iç dünyasını anlatan bir hikayeyi içeriyor. Romanın ana teması, insan ilişkileri, ahlaki tercihler ve etik değerler üzerine derin uygulamaları içerir. Yazarın üslübu oldukça dikkat çekicidir. Metni akıcı ve duygusal olarak güçlü bir şekilde yazmıştır. Kitap, okuyucuyu Stefan'ın iç varlıklarını koruma altına almak için karmaşık karakter çalışmalarını içerir. Karakterlerin iç çatışmaları, hataları ve çeşitli deneyimleri gerçekçi bir şekilde yansıtılmıştır. Gereksinim konu, etik değerler, ahlaki tercihler ve insan ilişkileri üzerine önemli düşünceler sunuyor. Yazar, okuyucuyu bu düşünceyi düşünmeye teşvik eder ve farklı perspektifler sunar. Aynı zamanda veri toplama ve bireylerin değerleri, beklentileri ve normları üzerine de çalıştırma bir operasyon yapılır. Ancak bazı okuyucular için kitap karmaşık karakter ilişkilerini, çözümlemeyi ve filozofik yaklaşımı zorlayıcı olabilir. Ayrıca bölüm bazında yavaş tempolu ilerleyen bir anlatım bulunabilir, bu da okuyucuların paylaşımı dağıtılabilir. Sonuç olarak, "Stefan'ın Mürebbiye" karmaşık karakter çalışmaları, etik değerler ve insan ilişkileri üzerine yaygın olarak yayılan bir roman olarak öne çıkıyor. Yazarın akıcı ve duygusal olarak güçlüdür. Bununla birlikte, bazı okuyucular için karmaşıklığı ve yavaş tempolu anlatımı zorlayıcı olabilir.
Edebiyat & Roman
MürebbiyeStefan Zweig · Halk Kitabevi · 202032,8bin okunma
Puan vermedi·136 syf.··
2026 25. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 22:36
Stefan Zweig'in kalemini her okuduğumda insan ruhuna ne kadar hakim olduğunu bir kez daha görüyorum. Beni en çok satır aralarında anlatılan duygularıyla etkiledi. Hikayeyi okurken çocukların dünyasıyla yetişkinlerin dünyası arasındaki farkı çok net hissettim. Bazı anlarda mürebbiyeye üzüldüm, bazı anlarda ise yaşadığı çaresizliği derinden hissettim diyebilirim. Zweig, yine insan ruhunu ince ince işlemiş ve kısa bir hikayeden bile güçlü duygular çıkarmayı başarmış. Kitabın Konusu: Dört öyküden oluşan kitap Mürebbiye ile başlıyor. Mürebbiye, iki kardeşin gözünden anlatılan bir hikayedir. Yaz tatilini geçirdikleri malikanede onlarla ilgilenen genç mürebbiyenin davranışlarındaki değişiklikler çocukların dikkatini çeker. Ancak yetişkinlerin dünyasında yaşananları tam olarak anlayamazlar. Çocukların merakı ve gözlemleri üzerinden ilerleyen hikaye, genç mürebbiyenin yaşadığı duygusal bir olayın sonuçlarını ortaya koyar. Eser; yalnızlık, aşk, hayal kırıklığı ve insan ruhunun derinliklerine dair etkileyici bir psikolojik çözümleme sunar.
1000Kitap
MürebbiyeStefan Zweig · Halk Kitabevi · 202032,8bin okunma
Mürebbiye
10/10
·136 syf.··
2025 51. kitabı
Mürebbiye, Stefan Zweig'in 1911 yılında yazdığı 4 öyküden oluşan kitabıdır. Como gölü etrafında yaşayan 12 ve 13 yaşındaki iki kız kardeş mürebbiyelerinin mutsuz olduğunu fark etmeleri üzerine onun peşine düşüyor ve takip ediyorlar. Aslında burada bize çocukların gözünden dünyaya bakış açılarını gösteriyor. Elde ettikleri bilgilere göre onları hem yetiştiren hem de özel öğretmenlik yapan kadın kuzenleri Otto'ya aşıktır ama anlam veremedikleri şey ise aşkın normal olarak mutluluk getirmesi kanısıdır. Gizlice kapı dinleyen bu kız kardeşler yine günlerden bir gün Otto ile Mürebbiyelerinin konuşmalarını duyuyorlar ki bu aşamada Otto'dan mürebbiyelerinin çocuğu olduğunu duyarlar. Artık daha çok saygı gösterirler. Hayata bakışları değişir sessiz kalır, pek konuşmaz ve gülmezler. Yine kapı dinlemeye alışkın olan kız kardeşler annesiyle mürebbiyelerinin konuşmasını dinler. Annesi kızlarının bu durumundan ötürü kızgındır ve bağırıp kadını kovar. Kendilerine bu haberi vermeyen annesine karşı kızları güvensizlik duyar ve bir daha asla güvenemezler. Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın da aynı isimli bir eseri vardır. Günümüzde mürebbiye Avustralya kırsalı ve bazı Arap kraliyet ailelerinde vardır. Yabancı dil yanında musiki ve bir kaç müzik enstrümanı çalmayı bilirler. Çocuklara hem bakıcılık hem de eğitim verirler. Osmanlı'da Tanzimat dönemi ile gelmiş genelde Fransızca dersi vermişlerdir. İkinci öykümüz bir anlatıcının ağzından okuduğumuz Yaz Novellası bir adamın, bir genç kızı kandırmak amacıyla yazdığı mektupları başkasına anlatmasıyla başlar. Şaka ve dalga amaçlı yazdığı bu mektupların ilerleyen günlerde ciddiye dönüşmesi ve olayların şaşırtıcı şekilde sonlanmasına neden olmaktadır. Geç Ödenen Borç hikayesinde bir kadının, lise yıllarında yaşadığı bir olayın tesadüfi bir şekilde ortaya
Edebiyat
MürebbiyeStefan Zweig · Halk Kitabevi · 202032,8bin okunma
Puan vermedi·88 syf.·
2023 13. kitabı
Stefan Zweig’in dört öyküsünü topladığı bu kitap, başlığa adını veren Mürebbiye öyküsü ile başlıyor. İki küçük kız kardeşin, mürebbiyelerinin başına gelen bir olay ile büründükleri araştırmacı ruh hali, onları hayatın er ya da geç tanıştığımız acı yüzü ile karşılaştırıyor. Güven duygusunun, sadakatin ve yaşamları boyunca onlara öğretilen dürüstlük algısının malesef gerçek hayatlarında yer almaması onları etrafllarındaki herkese karşı bir savunmaya geçmelerine neden oluyor. Bir yandan mürebbiyelerinin yaşadığı sıkıntılar, öbür yandan büyümeleri, yaşamı anlamaya başlamaları bu iki küçük kızın düşüncelerini ve yaşamlarını nasıl etkilediğine şahit oluyoruz.
Hikaye-Öykü
MürebbiyeStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202132,8bin okunma
Yetişkinlerin İkiyüzlü Dünyası
Puan vermedi·88 syf.··
2026 94. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 13 Nisan 2026 16:35
Stefan Zweig, insan psikolojisinin karanlık dehlizlerine inme konusundaki ustalığını bu kısacık eserinde bir kez daha kanıtlıyor. Mürebbiye, sadece bir ev çalışanının hikayesi değil; çocukların o tertemiz, güven dolu dünyasının yetişkinlerin yalanları, sırları ve ikiyüzlülüğü ile nasıl bir anda paramparça olduğunun sarsıcı bir tablosu. Evdeki sır perdesi aralandıkça, küçük çocukların büyüklerin dünyasındaki o acımasız "gerçeklerle" ilk kez yüzleşmesine şahit oluyoruz. Güvendikleri insanların maskelerinin düşüşünü izlerken yaşadıkları o derin hayal kırıklığı ve artık kimseye tam anlamıyla inanamama hali, okurken insana adeta kendi büyüme sancılarını, çocukluk masumiyetini kaybettiği o ilk anları hatırlatıyor. Hacim olarak bir oturuşta bitecek kadar kısa, fakat hissettirdiği çaresizlik ve empati duygusuyla günlerce aklınızdan çıkmayacak vurucu bir anlatı. Psikolojik tahlil okumayı sevenlerin ve "büyümenin" o soğuk yüzüyle edebiyat üzerinden yüzleşmek isteyenlerin mutlaka şans vermesi gereken bir eser.
Edebiyat
MürebbiyeStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202132,8bin okunma
8/10
·88 syf.··
2023 55. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 16 Ekim 2023 21:07
Yazarın bu kitabında adı ile aynı olan hikâyesinde Mürebbiye görevini ifa eden karakterin başına gelen olaylar sonucunda hiyerarşinin de vermiş olduğu baskıyla ötekileştirilen insanları anlatır. Bu tür olaylar geçmişte olduğu gibi günümüzde de karşılaşabileceğimiz olaylardır. Kitapta ayrıca yaşananların çocuk karakterler üzerinde bıraktığı psikolojik etkiye de tanık oluyoruz. Günümüzde ise bu tür olayların toplum üzerinde bıraktığı derin izlere şahit oluyoruz. Yaz Novellası adlı hikâyesinde ise yaşlı ve zengin olan karakter, genç ve güzel bir bayanı baştan çıkartmak için yazdığı mektupların anlatıldığı hikâyedir. Şımarıklığın verdiği etkiyle bayan ile oyuncak misali oynamaya başlar. Fakat hikâyenin sonunda beklemediği bir son ile karşılaşır. Tabiri caizse ava giderken avlanır. Geç Ödenen Borç adlı hikâyede, kitap içeresindeki öyküler arasında en beğendiğim hikâye idi. Yıllar önce okul çağında bir tiyatro sanatçısına âşık olan karakterimiz, aynı sanatçıya âşık olan arkadaşına mektup yoluyla hikâyeyi anlatırken sanatçının yıllara nasıl yenildiğine şahit oluyoruz. Müdürün eşine karşı duyduğu ilgiden dolayı tiyatrodan atılan sanatçı bir zamanlar babasının yaşadığı köye dönüp herkesten uzakta yaşamaya çalışır. Ama ruhunda sanat dünyasının vermiş olduğu duyguları bastıramaz. Çevresi tarafından hor görülüp dalga geçilen bir karaktere dönüşür. Ta ki yıllar öncesinden kendisine âşık olan karakter onu tanıyana dek. Karakter davranış ve tutumları ile sanatçıyı tekrardan yüceltir, insanlar arasındaki onurunun yükselmesini sağlar. Son hikâyesi Kadın ve Yeryüzünde ise yazar, kadını ve doğayı aynı tema içine almış. İnsanlığa hayat verenin yeryüzü olduğunu düşündüğümüzde, kadının da yeryüzüne benzetildiğini, erkeğin ise gökyüzüne benzetildiğini fark ediyoruz. Yaşamın canlılığı ve
Edebiyat
MürebbiyeStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202132,8bin okunma
İnsan kalbi kendini kandırmaya pek meyilli.
Puan vermedi
Stefan Zweig'den 4 öyküden oluşan muhteşem bir eser daha. Stefan Zweig'in kadınlar ve kadınların duygularını kısacık öyküleri ile anlattığı Mürebbiye kitabını çok beğenerek okuyacaksınız. 1. Öykümüz mürebbiye; en saf, en güzel ve gerçekleri her zaman çocukların dilinden duyduğumuz yalansız dolansız duyguların dile gelmesini okuyoruz. Yazarımız yetişkinlerin sorunlarının çocukların bakış açısı ile anlatırken çocukların hissettikleri duyguları dile getiriyor. Çocukların masumiyetinin, yetişkinlerin dramına dönüşmesi öyküsü... 2. Öykümüz Novellası; Yaşar Kemal'in de dediği gibi insanlarla oynamamalı, bir yerleri var, bir ince yerleri işte oraya değinmemeli. Kimsenin kimseyi kendi zevkleri için başka bir insanın duyguları ile oynamaya, yalanlar söylemeye hakkı olmamalı. Yaşlı bir adamın genç bir kıza isimsiz mektuplar yazmasına konu alan öykümüzde gelen mektupların genç bir kızda açtığı yaraları okuyoruz. Hissetmediğiniz hiçbir duyguyu söylemeyin gerçekler mutlaka bir gün su yüzüne çıkmaya mahkumdur kimseniz o olun! 3. Öykümüz geç ödenen borç; ünlü biri olan her şeyini kaybetmiş birine eski bir hayranının aşk öyküsünü ve ilgisini okuyoruz. Yapılan hiçbir iyiliğin karşılıksız kalmadığını vefanın güzelliği bizlere alıp mutluluğun kollarına bırakıyor. Ölene kadar sorumlusun Gönül bağı kurduğun her şeyden diyor ya Küçük prens gönlünüz bu kelimenin güzelliğinde var olsun bize getireceği mucizeleri tahmin bile edemeyiz. 4. Öykümüz kadın ve yeryüzü; ne çok şey yazıldı, ne çok şeye benzetildin kadınım sen. Bazen bir gökyüzü, bazen bir yeryüzü, bazen uçsuz bucaksız sonsuzluklar... Ve sen anlatılırken hiçbir tanım seni tanımlayamadı tanımlayamaz da. Engin yüreğinde bir cevher gizli ki bunu bulan henüz var olmadı. Bir delikanlının genç bir kızı doğa ile ilişkilendirerek duygularını
MürebbiyeStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202132,8bin okunma
9/10
·88 syf.·
2025 6. kitabı
Ah Mürebbiye ah, ne okudum nasıl okudum pek aklımda kalmadı fakat Mürebbiye isminin bakire genç kızlar için kullanıldığı aklıma geldi. Hem de şimdi aklıma geldi. İnceleme yazmadan evvel Mürebbiye hikâyesinin konusunu tamamen unutmuştum yazmaya başladıkça, bilinçaltım bensiz bu bilgileri açığa çıkarmaya başladı. Vay be içimde benden bağımsız iradeye sahip bir canlı varmış. Hayırlısı olsun bakalım; ne diyeyim ki. Kitaplar yemek gibidir; yedikçe bedeninde dağılır. Kitap dört ayrı hikâyeden oluşuyor. Alışılmışın dışına çıkmıyor Stefan bey. Kısa ve akıcı yazıyor; yazarken de okuyucuyu sıkmadan olayların içinde sürüklüyor. Kısaca okumanızı tavsiye ederim. Keyifli okumalar dilerim.
MürebbiyeStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202132,8bin okunma
İki kadın, tek kader...
Puan vermedi·63 syf.··
2024 51. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 14 Ağustos 2024 19:54
İki farklı kadın, iki farklı öykü ve onlara yazılan benzer bir son... Stefano Zweig'in üslubunda varoluş yakalayan kısa bir anlatı... Zweig, öykü yazının çocuklar için olduğu görüşünü temelinden sarsıyor. Toplumda öykülerin çocuklar, romanlarınsa yetişkinler için olduğuna dair bir önyargı söz konusudur. Zweig'e bu tabuyu yıktığı için şükran duyduğumu söylemeliyim. Üslubu ise okura alan tanıyor. Okurun zekasını küçümsemiyor. Kurguda okur tarafından doldurulacak boşluklar bırakıyor. Su gibi berrak cümleler birbiri ardına akıp gidiyor. "Dadı" adlı anlatıda yanlış adama duyulan bir aşk sonucu yaftalanan, aşağılanan bir kadın var. Erkek karakterin bundan etkilenmesi söz konusu bile değil. İki küçük kızın dadılarının ruh halinden etkilenerek olayları çözümlemeye çalışması üzerinden kurgulanmış. Kızların çocuksu masumiyetleri oldukça başarılıydı. Diğer anlatımız "Leporella" da ise kimsesiz bir kadının birinden gördüğü ilgi parçasıyla birden değişmesini izliyoruz. İlgi gördüğü kişinin mutluluğu için her şeyi yapabilecek bir kadın... Gördüğü ilgiyi yitirince tekrardan umutsuzlukla çökmesi... Cehennem-Cennet-Cehennem mitolojisi üzerinden hayat bulduğu söylenebilir. Yaşamın hiçbir güzelliğini kullanmayan tek başına bir kadın (Cehennem) birinin ona ilgi göstermesiyle hayat bulur (Cennet) o ilgi geri alınınca ilk halinden daha bedbaht bir duruma gelir (Cehennem)... Kısa ve akıcı bir anlatı olduğu için bir çırpıda okunuyor.
Edebiyat
DadıStefan Zweig · Aperatif Kitap · 201932,8bin okunma
Puan vermedi·83 syf.··
Beğendi
·
2024 47. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 15 Ağustos 2024 23:43
Zengin bir aile var iki tane küçük kız çocuğu olan bir aile ve bir bakıcı geliyor. Genç güzel biri Çocuklar bakıcıyı çok seviyor. Ama evde bir tuhaflık var. Bakıcı geceleri ağlıyor. Neden ağladığını merak ediyorlar. Bir gün çocuklar onun intihar ettiğini öğreniyor. Çünkü evin sahibi tarafından hamile bırakılmış
Alıntı
MürebbiyeStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202132,8bin okunma

Yazar Hakkında

Stefan ZweigYazar · 187 kitap
Stefan Zweig, Avusturyalı yazar ve gazeteciydi. Edebi kariyerinin zirvesinde olduğu 1920'li ve 1930'lu yıllarda, dünyanın en çok çevrilen ve en popüler yazarlarından biriydi. Zweig, Viyana, Avusturya-Macaristan'da büyüdü. Honoré de Balzac, Charles Dickens ve Fyodor Dostoyevski gibi ünlü edebiyatçılar hakkında Üç Büyük Usta (1920) ve belirleyici tarihsel olaylar hakkında Yıldızın Parladığı Anlar (1927) adlı tarihsel incelemeler yazdı. Ayrıca Joseph Fouché (1929), Mary Stuart (1935) ve Marie Antoinette'nin biyografilerini yazdı. Zweig'ın en bilinen kurgu eserleri arasında Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu (1922), Amok Koşucusu (1922), Korku (1925), Karışık Duygular (1927), Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat (1927), psikolojik roman Sabırsız Yürek (1939) ve Satranç (1941) yer almaktadır. 1934 yılında Almanya'da Nazi Partisi'nin yükselişi ve Avusturya'da Ständestaat rejiminin kurulmasının bir sonucu olarak Zweig, İngiltere'ye göç etti ve 1940 yılında kısa bir süre New York'a ve daha sonra yerleştiği Brezilya'ya taşındı. Son yıllarında bu ülkeye aşık olduğunu ilan edecek ve Brezilya, Geleceğin Ülkesi adlı kitabında bu ülke hakkında yazacaktı. Yıllar geçtikçe Zweig, Avrupa'nın geleceği konusunda giderek daha fazla hayal kırıklığına uğradı ve umutsuzluğa kapıldı. 23 Şubat 1942'de Petrópolis'teki evlerinde eşi Lotte ile birlikte aşırı dozda barbitürattan ölü bulundu. Eserleri birçok film uyarlamasına temel oldu. Zweig'ın anı kitabı Dünün Dünyası (1942), I. Franz Joseph yönetimindeki Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun çöküş yıllarındaki yaşamı betimlemesiyle dikkat çeker ve Habsburg İmparatorluğu hakkındaki en ünlü kitap olarak anılır.