Yine tanıdık duyguların peşinde Zweig, bu defa bir çocuk merakının içine sezgiyi katıp kısa bir gün içerisinde hızlıca gelişen olayları ve bir hayatın sönüşüne edilen tanıklığı, onun en hüzünlü yarım kalmışlığıyla aktarıyor. Bir akşam da okumalık, herhangi bir Türk dizisinden kısa sürer kitabı bitirmek.
Kısa bir hikâye. Mürebbiyelerinden ayrılmak zorunda kalan iki küçük kız çocuğunun yaşadığı kafa karışıklığı ve gerçeklerle yüzleşme güzel ve akıcı şekilde anlatılmış. Okunmaya değer.
MürebbiyeStefan Zweig · Bilgi Yayınevi · 201832,8bin okunma
Zengin bir ailenin iki çocuğuna mürebbiyelik yapan bir genç kız
İş ile aşkı karıştırınca yaptığı hatayı
Çekmek zorunda kalıyor.
Kitabın dikkat çeken yanı çocuklara bir şeyler anlatılmaması ve kendi yöntemleri ile anlamaya çalışmaları mürebbiye ye karşı merhamet ailesine düşmanlık duymalarına neden oluyor
MürebbiyeStefan Zweig · Bilgi Yayınevi · 201832,8bin okunma
"Peki, niye ağlıyor o halde?...Ben aşık olmanın güzel bir şey olduğunu düşünmüştüm hep." diyor kızlardan biri. On iki ve on üç yaşlarında iki kız kardeş bir gün mürebbiyelerinin çok mutsuz olduğunu görürler ve nedenini anlamaya çalışırlar. Ancak anlayamazlar. Fakat bir gün anne ve babalarının mürebbiyeleri hakkında olumsuz ve yargılayıcı konuştuklarını duyarlar. Bu durum onları çok sinirlendirir. Çünkü mürebbiyeleri çok iyi biriydi. İki küçük kız kardeş, mürebbiyeleri için endişe duymaya başlarlar. Mürebbiyelerinin başına ne geldi? Neden insanlar tarafından yargılanmaktadır?
Kitap aslında bizlere ahlakın bile cinsiyetler üzerinde ne kadar değiştiğini göstermektedir. Örneğin ahlaksız bir davranış karşısında kadınlar cezalandırılırken, erkeklerin ise tutucu ahlak anlayışıyla korunduğunu görüyoruz.
Stefan Zweig’in kitaplarını okumayı çok seviyorum. Kısa kitaplarında bile bir öğreti, bir ders çıkartabiliyor insan. Bu kitabı da oldukça akıcı ve güzeldi.
"Mürebbiye" Stefan Zweig'in insan psikolojisi ve ilişkilerini ustalıkla işlediği etkileyici bir eser.
İki küçük kız kardeşin, mürebbiyelerinin başına gelen olayın, hayatın acı yüzü ile tanışmalarına neden olduğu gerçeği, güven duygusunun sarsılması ve hayatları boyunca öğrendikleri dürüstlük algısının hayatta karşılarına çıkmamasıyla örtüşüyor. Bu durum, onları çevrelerine karşı savunmacı yapmış, güveni ve sadakati sorgulamalarına yol açmış.
Zweig, karakterlerin yaşadığı zorluklarla birlikte büyümelerini ve hayatın gerçekliklerini anlamalarını ustalıkla işliyor. Kitap, mürebbiyelerin sıkıntılarından ziyade, bu olayların kız kardeşlerin düşünce dünyalarını ve yaşamlarını nasıl etkilediğini vurguluyor.
Yazarın eserindeki incelikli anlatımı, yumuşak karakterlerin detaylı betimlemeleri ve okuyucunun kendisinden parçalar bulabileceği gerçekçi sahneler, kitabı akıcı ve etkileyici kılıyor. Zweig'in insan yaşamının çeşitli yönlerine dokunan, samimi diyaloglarla örülü eseri, farklı bakış açıları sunarak okuyucunun düşünce dünyasını zenginleştiriyor. Eser, okuyucuya insan ilişkilerine ve yaşanan olaylara derinlemesine bakma fırsatı sunuyor.
MürebbiyeStefan Zweig · Bilgi Yayınevi · 201832,8bin okunma
Okuduğum baskı Bilgi Yayınlarına ait, tek öykünün bulunduğu bir basımdı. Zweig tarzı kısacık bir öykücük. Zweig sevenlerin aşina olduğu karakter çözümlemeleriyle tadımlık bir kitap.
MürebbiyeStefan Zweig · Bilgi Yayınevi · 201832,8bin okunma
Fransa da geçmiş burjuva dolu yıllarda alt tabakaya ait bir ailenin anlatan bir roman ve inanılmaz eşsiz tadıyla sizleri eşsiz bir yolculuk yaptırabilir benden söylemesi. :))
Mürebbiye, kısacık bir büyüme hikâyesi.
12-13 yaşlarında iki kız kardeş, mürebbiyelerine ait bir sırrı öğrenir. Zamanla ebeveynlerinin de işin içine girmesiyle kızlar, yetişkinlerin yalan ve kötülük dolu dünyaları ile tanışırlar ve bu onları büyük bir hayal kırıklığına uğratır.
Okumasanız da olur ama yarım saatlik bir okuma arıyorsanız öneririm, hiç sıkmayan sade bir hikâye.
Ahlaktan , insanlıktan , aşktan kesitler .. keyifli okumalar
Kısa fakat sürükleyici öykülerden bir derleme
İki kız kardeşinin mürebbiyeleri hakkındaki endişeleri
MürebbiyeStefan Zweig · Bilgi Yayınevi · 201832,8bin okunma
“Mürebbiye”, ailenin çocuklarına eğitim vermek üzere evlerine alınan Fransız mürebbiye Elizabeth’in hikayesini anlatır. Elizabeth, görevini titizlikle yerine getirmeye çalışan, ciddi ve disiplinli bir kadındır. Ancak zamanla, ailenin genç oğluyla arasında gelişen duygusal ve cinsel gerilimler, olayların seyrini değiştirir. Bu gerilim, hikayenin temel çatışmasını oluşturur ve Zweig’in karakter tahlilleriyle derinlemesine işlenmiştir.
Hikayede, dönemin toplumsal yapısına ve sınıf farklılıklarına dair eleştiriler de bulunur. Elizabeth’in bir mürebbiye olarak statüsü, ailenin üst sınıf konumu ve bu iki taraf arasındaki güç dinamikleri, öykünün arka planında sürekli hissedilir. Ayrıca, Elizabeth ile genç oğul arasındaki ilişki, cinsel uyanış ve yasak arzuların temsili olarak öne çıkar. Zweig, bu gerilimleri incelikle işleyerek, dönemin sosyal normlarına ve tabularına dair eleştirel bir bakış sunmaktadır.
MürebbiyeStefan Zweig · Bilgi Yayınevi · 201832,8bin okunma
Stefan Zweig, Avusturyalı yazar ve gazeteciydi. Edebi kariyerinin zirvesinde olduğu 1920'li ve 1930'lu yıllarda, dünyanın en çok çevrilen ve en popüler yazarlarından biriydi.
Zweig, Viyana, Avusturya-Macaristan'da büyüdü. Honoré de Balzac, Charles Dickens ve Fyodor Dostoyevski gibi ünlü edebiyatçılar hakkında Üç Büyük Usta (1920) ve belirleyici tarihsel olaylar hakkında Yıldızın Parladığı Anlar (1927) adlı tarihsel incelemeler yazdı. Ayrıca Joseph Fouché (1929), Mary Stuart (1935) ve Marie Antoinette'nin biyografilerini yazdı. Zweig'ın en bilinen kurgu eserleri arasında Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu (1922), Amok Koşucusu (1922), Korku (1925), Karışık Duygular (1927), Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat (1927), psikolojik roman Sabırsız Yürek (1939) ve Satranç (1941) yer almaktadır.
1934 yılında Almanya'da Nazi Partisi'nin yükselişi ve Avusturya'da Ständestaat rejiminin kurulmasının bir sonucu olarak Zweig, İngiltere'ye göç etti ve 1940 yılında kısa bir süre New York'a ve daha sonra yerleştiği Brezilya'ya taşındı. Son yıllarında bu ülkeye aşık olduğunu ilan edecek ve Brezilya, Geleceğin Ülkesi adlı kitabında bu ülke hakkında yazacaktı. Yıllar geçtikçe Zweig, Avrupa'nın geleceği konusunda giderek daha fazla hayal kırıklığına uğradı ve umutsuzluğa kapıldı. 23 Şubat 1942'de Petrópolis'teki evlerinde eşi Lotte ile birlikte aşırı dozda barbitürattan ölü bulundu. Eserleri birçok film uyarlamasına temel oldu. Zweig'ın anı kitabı Dünün Dünyası (1942), I. Franz Joseph yönetimindeki Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun çöküş yıllarındaki yaşamı betimlemesiyle dikkat çeker ve Habsburg İmparatorluğu hakkındaki en ünlü kitap olarak anılır.