Bitirene kadar canım çıktı ama sonunda başardım. Bence hiç akıcı bir kitap değil. Yani kitabı okumak için kendinizi ikna etmeniz gerekiyor. Üç aylık bir aranın ardında bitirdim neyse ki. (Okumam 2 ay sürdü.)
Fantastik bir kitap olarak geçiyor ama fantastik tek yanı: gümüş külçelere çevirilen sözcükleri yazmaları ve anlamına göre o gümüş külçenin etki etmesi.
Spoiler vermeden konusundan da bahsedeyim: anavatanlarından koparılan çocukların tüm hayatları boyunca Babil'e kabul edilmeleri için dil eğitimi almasını ve devamında eğitim hayatlarını okuyoruz.
• SPOİLER•
Aslında böyle bir konu ve mesajın daha farklı nasıl işlenebileceğini bilmiyorum ama bazı şeyler tam hissettirmedi kitap boyunca. Mesela Hermes hakkında neden daha fazla bilgi öğrenemedik. Son sayfalarda o kadar: başka şehirlerde de Hermes üyeleri var dendi ama bizim çocuklara kimse sahip çıkmadı, akıl vermedi.
Lovell öldürülene kadar kayda değer hiçbir olayın olmaması da sinir bozucu 400 sayfa boyunca karakterlerin gündelik hayatlarını, Babil'deki eğitimlerini okuyoruz. Hiç değilse aralarda Rami ve Victorie'nin Hermes macerasını okumak isterdim.
Mesela kitabın ana konusu devrim ama karakterlerimiz devrime son 100 sayfada başlıyor. Önceki sayflar boyunca bebek adımlarıyla sistemin yanlışlıklarını fark etmelerini okuyoruz. (özelikle Robin'in) Onun yerine temelleri daha sağlam oturtulmuş bir devrim hareketi okumak isterdim. Hem böylece sonunda da kimse ölmek zorunda kalmazdı.(gerçi ölmeseler krallık hala onları sömürmeye devam ederdi. belki babil'e karşı bir çeviri merkezi kurabilirlerdi halkın yararını amaçlayan) Karakterleri de sevdiğimi söyleyemem, benim için yorucu ve sıkıcı bir kitaptı. Sonunu da beğenmedim.
Babil