Gerçekten aşkı en iyi anlatan romanlardan biri, benim de zihnimde çok yer etti. Alıntılarınızla da kitabı yeniden okumuş gibi hissettim, çok güzel yerleri yakalamışsınız, kendi adıma teşekkür ederim. 🪻Ama Kemal karakteri sanki iki ayrı adam gibi ve birine inanılmaz hayranlık duyarken diğerinden alabildiğine tiksinmiştim. İkisi nasıl aynı kişi, anlamak zor. Öyle derin bir aşk ve ona rağmen gidip bir başka kadınla ilişkiye girmek... İğrenç ötesiydi. Çevre baskısı yüzünden sevmediği biriyle nişanlanması da bence büyük bir bahane değil, çünkü aşkını çevreye ilan etmemişti bile, nasıl karşılık vereceklerini bilmiyordu. Ailesinin seçtiği kadını öylece kabul etti aptal herif. Bence kendisi de başta hayatında iki kadın olsun, biri gizli kalsın istiyordu, bu kadar karaktersiz biriydi. Sadece hikâye içinde Kemal'in dönüşümünden dolayı onun aşkını daha çok kabullenir hale geldim. Daha doğrusu bence aşkı başta biraz daha cinsellik odaklıyken zamanla gerçek aşka dönüştü, çünkü yaptığı hataların farkına vardı, pişmanlık duydu, aşkı daha bir derinleşti. Bu yüzden hem kitabın anlattığı aşktan hem de Kemal'in aşkından çok etkilenmiştim. Ama onu asla tam olarak affedemediğimi de belirtmeliyim. Füsun'a çok acı çektirdi.
Her neyse... Yine lafı uzattım. Kısacası çok etkili bir romandı, unutulacak gibi değil. İncelemeniz için teşekkür ederiz. :) 🪻