İyi günler dilerim;
Bu kitabı ilk elime aldığımda öncesinde komünist kitabı olduğunu duymuştum, fakat kitabı okuyunca bunun tam olarak nasıl aktarıldığını ve nelerin anlatılmak istendiğini daha rahat anlamış oldum.
Kitap, bir pazarlamacı olan Gregor Samsa'nın, yeni bir güne bir böcek olarak uyanması ile başlar. Daha yataktan zar zor kalkan Gregor, bir de treni kaçırdığı için şirket temsilcisinin gelmesi ile iyice paniklemiştir. Sesi kendi sesi gibi değildir, artık doğru düzgün konuşamıyordur bile. En sonunda odasının kapısının açılması ile, hem kız kardeşi, hem temsilci hem de annesi ve babası bu gerçeği görmüş oldular. Gregor hem işinden, hem de babasının sopa darbeleri ile odasından çıkamaz olmuştur. Aylar içerisinde yaşadığı tüm duyguları ve sefil yaşamını, incelikle anlatmıştır, Kafka bizlere. Uzun süre hem annesine, hem de kız kardeşine mahçup olmuş, pislik yuvası olan odasında, babasının da şiddeti ile dışlanmış bir hayat yaşarken, artık yemek bile yiyemez, ağlamak istese de ağlayamaz duruma gelmiştir. Kız kardeşinin de babasına ve annesine dediği gibi, artık o çekip gitmeli veya ailenin hayatından çıkmalıdır. Nitekim öyle de olur. Gregor Samsa'nın böcek kafası bir anlığına düştü ve son nefesini verdi.
Kitabı okuduktan sonra böcek fobim bir anda geçip gitti desem yalan olmaz. Gregor'un öldüğü kısım, hele bir de o kadar şeyin ardından hikayeye duygusallık katıyor. Biraz araştırma yapınca, kitabın kapitalist düzene ayak uydurmayıp sistemin istediği gibi olmayan insanlar, yakın çevresindekiler ve toplum tarafından dışlanıp otoritesini kaybederler tezini anlatmayı amaçlamaktadır. Kesinlikle okuyun, okutun ve 9 verip geçin...
DönüşümFranz Kafka