Rüyanın ikinci bir hayat olduğunu yazarak başlıyor kitaba Nerval. Rüya, (ölmüş) ruhların dolaştığı bir yaşamdır. Rüyanın kahramanlarının bedenlerinin içinde ölmüş ruhlar vardır. Böylelikle Nerval'e göre uykunun ilk anları ölümün imgesi. Bununla paralel bir biçimde bir gün Nerval rüyasında "eş benliğini" görmüştür. Kendi benliğinizle bir şekilde karşılaşmak çoğu kültürde ölüm habercisi olarak kabul edilir. Nerval de ölümün telaşına düşer. Ancak, bu ölüm haberi kendisinin ölüm haberi midir, yoksa sevdiği kadın Aurelia'nın mı? Nerval, sevdiği kadın Aurelia'dan bahsederken onunla yollarının ayrıldığını bize söyler. Eğer ölüm habercisi Aurelia içinse ancak bu ölüm, Aurelia'nın fiziki ölümüne dair değil, Nerval'in beyninden silmek istemediği Aurelia ile anıların ölümüdür. Peki, "eş benliğin" görünmesi kimin ölümü olacaktır? Bana kalırsa bu bir ayrım değildir çünkü Nerval'in kafasından silemediği anılar onun kendi içerisinde biçimlendirdiği dolayısıyla zihninde kendi benliğinin bir parçasını Aurelia'nın bedenine büründürmesidir. Aurelia, Nerval'in benliğiyle bir diyaloğudur belki de, onun kendisiyle bir hesaplaş(ama)ması. Bu kitabı yazdıktan kısa bir süre sonra Nerval intihar etmiştir. Kesinlikle okunup üzerine düşünülebilecek bir anlatı