İlk sayfasından itibaren buram buram eski İstanbul kokan bir eser.
189 sayfaya öyle çok şey sığdırmış ki Sayın (İskender Pala)... Kâh mübarek Fatih Sultan Mehmet ile İstanbul'u fethediyorsunuz, kâh sandalla mehtabı tefekküri bir seyre çıkıyorsunuz. Katledilen Vezir Ahmet Paşa'nın acı ölümüyle hüzünlenip kâh ayyaşlar bayramını okuduğunuzda gülüyorsunuz, hâlâ izleri olan tarihi yapıların bugüne hangi şartlarda geldiğini öğreniyorsunuz ve daha birçok şey.
Nostaljik resimlerle, küçük anekdotlar, anılarla, ve edebi yazılarla yazar kıymetli oyma sandığındaki naftalin kokulu çeyizini paylaşmış. Ama bazı şeyler biz de yarım kaldı mesela kitabın lezzeti, tadı...
İstanbul'u seven, yapıların tarihini merak eden tüm okurseverlere tavsiyemdir. Bol istifadeli okumalar...
İstanbulcunun Sandığıİskender Pala