Kemal Gündüzalp’in şiirleri çok hünerlidir, şairin iç dünyasından okurun iç dünyasına köprüler örer. Başka bir zamanın ve coğrafyanın insanı bile olsanız, şiirlerinin evrensel özü kalbinize ulaşır ve orada bir diyalog başlatır. Dizelerde ilerledikçe okuyor muyum konuşuyor muyum, o sözler benim mi şairin mi, soran mı benim cevap veren mi karıştırmaya başlarsınız.
Şiir yazmak yalnız bir iştir belki, ama şair bir biçimde geçmişimizdedir, bugünümüzdedir. Anılarımızdaki bir Nisan gününde, beyaz açmış bir erguvana bakarken hemen yanımızda dikilmiş aynı ağaca bakmaktadır. Belki de aksidir, “eskitilmiş bahçe yalnızlığında” biz onunla beraber durmaktayızdır. Dizelerindeki bu “biz” hali karşısında şiire duyduğumuz temkinli duruşu bir kenara bırakıp öze dalarız.
“Güz Gecesi Ağıtı” okurunu kendi içine çeken ve ortak bir dünyada zamandan azade gezintilere çıkaran Kemal Gündüzalp şiirlerini toplayan bir kitap. Eski okurları dönüp dolaşıp kendisini bulacaktır, dilerim yeni okurlar da Güz Gecesi Ağıtı ile tanışma fırsatını yakalar.
Dağılmış bulutlar, yağmur kokusu yok
Beyaz erguvan olur mu diye sordular,
Bilmem. Kokladığın her çiçek renksiz anı
Burnunda eskitilmiş bahçe yalnızlığı gibi.
YALNIZLIĞIN BAHÇELERİ, Kemal GÜNDÜZALP
Pınar SelvioğluTersine DünyaKemal Gündüzalp