Oldukça ağır ilerleyen bir kitaptı. Betimlemeleri uzun uzun anlatımları biraz canımı sıktı diyebilirim. Kitap sonlara doğru harekete geçti.Fransız edebiyatının genel olgusu bu sanırım yine bir yasak aşk, balolar,kontlar düşesler kim kiminle nerede ne zaman belli değil vs.. .
Fransız edebiyatına yeni başlayacaklar için bu kitaptan başlamalarını önermem.
Bir kitapta bir kişinin farklı karakter/isimlerle adlandırılmasını sevmiyorum olaydan kopuyorum ciddi anlamda kafa karışıklığına yol açıyor. Mesela;
Blanche- henriette-mortsauf 3 farklı karakter gibi duruyor ama bunlar aynı kişiler. Beynimi yaktın beynimii..
Ne anlatıyor?
Çocukluk döneminde ailesi tarafından görmezden gelinen, yurtlarda büyümüş Felix’in, baloda karşılaştığı ve aşık olduğu kendisinden yaşça büyük evli bir kadına olan imkansız aşkı diyebiliriz.Felix’in fedakarlıkları ve mücadelesini ne kadar da platonik bir aşk olarak tatlılaştırılsa da bana göre sapıkça ve sapkınca bir ilişki serüvenini anlatıyor.Sonra zaten hayatına biri giriyor ve sevdiği kadın yani vadideki zambağım diye nitelendirdiği kadın bu ilişkinin haberini alıyor. Sonrası da malumunuz bildiğiniz üzere hakkın rahmetine kavuşuyor.
Şahsi olarak rahatsız olduğum bir başka hususta; Hanriette karakterinin sürekli “beni teyzen gibi sev” diye belirtmesi. Ne saçma..
Kafamda deli sorular acaba Felix karakteri; Balzac mıydı? Kendi hayatını bu şekilde bize mi anlattı diye düşünmedim değil. Kont karısı ile Felix’in aşkına
nasıl bu kadar sessiz kalabildi?