Çok bahsedilen ama hayatı hakkında az şey bilenen bir felsefeci kendisi. 1632 yılında Amsterdam'da dünyaya gelen Spinoza her ne kadar yahudi geleneklerine göre bir eğitim alsa da geçimini sağlamak için gözlük camları ve mikrosoplar için mercek üretip ticaret yapar. Bu dönemde ünlü tıp doktoru ve filolog olan Enden ile tanışır. Onun okulunda latinceyle birlikte felsefe öğrenir. Felsefeye ilgi duyması ve karşıt düşünceleri nedeniyle yahudi cemaati tarafından afaroz edilince Amsterdam'dan ayrılıp Descartes felsefesiyle ilgili dersler verir. Her ne kadar ölümüne yakın yazdığı Ethica eserinin basımını göremese de görüşleri en iyi aktardığı eserlerinden birisi olur. Peki Spinoza'yı böyle özel kılan nedir?
Dilerseniz esere geçelim. İlk bölüme Tanrı kavramı ile başlayan Spinoza yaratıcıyı felsefi açıdan töz diye değerlendirip "Töz, doğası gereği hallerinden öncedir" diye ekliyor. Nasıl ki Farabi Tanrı kavramını akıllı kavranamayan olarak açıklıyorsa Spinoza'da Tanrının sıfatlarından önce varolduğunu iddia ediyor. İkinci bölümde; zihnin doğası açıklarken şaşırtıcı fikirler öne sürüyor. Düşünce Tanrının sıfatıdır diyor ve Tanrının yer kaplayan varlık olduğunu yani her yerde olup kuşatıcı olduğunu vurguluyor. Duyguların kökeni bölümünde; insanların düşünme şeklini, duygularıyla çevresini incelemesini anlatıyor ki tefekkür etmek açısından etkileyici bir bölümdü. İnsanın Esareti ve Aklın Kudreti bölümleri ise analitik ve daha bilimsel düşüncenin örneklerini sunuyor. Okurken şunu görüyorsunuz felsefe öyle bir alan ki her bilgiyle beraber dönüşüyor. O yüzden çok okumak lazım veseelam. Eserin çevirisi güzeldi. Bence okumakta zorluk çekmeyeceksiniz.
Baruch Spinoza