Gönderi

10/10
·344 syf.··
2025 12. kitabı
Ayfer Savaş Aydın, Rıza... "Daha yirmi dört yaşında hayatının baharında gencin on beş günlük ömrü kalır mı?" Bazı kitaplar vardır, sadece okuduğunuz bir hikâye değil, bir insanın kalbinde yankılanan bir ağıttır. Rıza tam da böyle bir kitap… Okurken gözlerimden süzülen yaşları tutamadım, çünkü bu sadece bir hayat hikâyesi değil, bir insanın ardında bıraktığı derin izlerin, sevginin, mücadelenin, vazgeçmeyişin ve en önemlisi de unutulmaz bir aşkın hikâyesi. Rıza, hayalleri olan, çevresindeki herkesin hayatına dokunan, eğitime, adalete ve sevgiye inanan bir gençti. Kastamonu Araç’tan çıkıp Ankara’da üniversite okumuş, hayatının aşkı Fatoş’u orada tanımış, öğretmenlik mesleğine adım atmak için büyük bir heyecan duymuştu. Ancak hayat, her zaman planladığımız gibi gitmiyor. O da, en güzel zamanında, en büyük düşlerini gerçekleştirmek üzereyken amansız bir hastalığın pençesine düşüyor. Fakat Rıza’nın hikâyesi yalnızca hastalığıyla sınırlı değil. O, 24 yıllık kısacık ömrüne, birçok insanın bir ömre sığdıramadığı kadar iyilik, sevgi ve adanmışlık sığdırmış biri. Kitapta onun sadece hastalık sürecini değil, bir insan olarak ne kadar özel biri olduğunu, ailesi ve arkadaşları üzerindeki etkisini, mücadelesini ve ardında bıraktığı derin izleri okuyoruz. Ve yazar… Kendi kanser mücadelesinin ortasında, geçmişine tutunarak dayısının hikâyesini yazıyor. Sadece bir hayatı anlatmıyor, aynı zamanda kendi içindeki savaşları, duygularını, kayıplarıyla yüzleşmesini de satırlarına işliyor. Kitaptaki mektuplar, fotoğraflar ve anılar, okuru derinden etkiliyor. Özellikle Rıza’nın Fatoş’a olan aşkı, o mektupların her bir satırında bir duygu seli gibi akıyor. Bu kitabı okurken gözyaşlarımı tutamadım, çünkü bazı hikâyeler sadece okunmaz, hissedilir. Rıza, böyle bir kitap. Okuyun, hissedin, unutmayın. @ayfer_savas_aydin
Edebiyat & Roman
RızaAyfer Savaş Aydın · Destek Yayınları · 202346 okunma
·
37 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.