Merhabalar arkadaşlar, geç bir inceleme olsa da yine de fikir vermek adına yazmak istedim. Öncelikle yazar hakkında minik bir bilgi verip öyle geçmek istiyorum incelemeye; Byung-Chul Han , Güney Kore doğumlu Alman bir felsefeci, modern toplumun sorunlarına dair eleştirel analizleriyle tanınan bir yazar kendisi ve Yorgunluk Toplumu, Şiddetin Toplumu, Zamanın Kokusu ve benim de bir süre önce okuduğum Ötekini Kovmak gibi çok sayıda eseri bulunan bir yazar. Kitaba dönecek olursak, diğer kitaplarında olduğu gibi temel eleştirileri içerisinde modern toplum var.
Kendisi ve sanıyorum ki hepimizin de hissettiği gibi, günümüz toplumunun aşırı aktif ve üretkenlik odaklı yaşam tarzını eleştiriyor. Han, modern toplumun insanları sürekli olarak uyaran ve tepki vermeye zorlayan bir yapıda olduğunu ve bu durumun insanların düşünme ve derinleşme yeteneklerini körelttiğini savunuyor. İnsanların sürekli bir şeyler yapma, üretme ve tüketme döngüsünde kaybolduğunu ve bu durumun insan doğasına aykırı olduğunu söylerken, gerçekten de çok haklıdır nezdimde ve insanı sadece iş ve performans odaklı bir varlık olarak görmenin yanlış olduğunu, insanın aynı zamanda düşünen, hisseden ve anlam arayan bir varlık olduğunu hatırlamak gerektiğine dikkat çekiyor. En çok da hatırlanması gereken budur bence.
Tefekkür Yaşamı , bizleri modern toplumun dayattığı hız ve üretkenlik baskısından uzaklaşmaya, içemize dönmeye ve hayatın anlamını sorgulamaya davet ederken; "eylemsizlik" olarak tanımladığı tefekkürün, yani düşünme, derinleşme ve içe dönme eyleminin önemini vurguluyor. Ona göre, gerçek insan yaşamı, hayatta kalma kaygısının ötesine geçip tefekkürle anlam bulur. Kitap, insanı insan yapan esas şeyin, onun eylemsizliği olduğunu vurgulamaktadır her defasında ve bu konuyu durup düşünmeye, hayatın anlamını sorgulamaya ve iç huzuru bulmaya teşvik ediyor oluşu da taktir edilesi bence.
Çok değerli bir kitap ve bence kesinlikle okunması gereken bir kitap arkadaşlar.
Keyifle okuyun. İyi günler diliyorum hepinize...