Eğer insanları düşündüklerine inandırırsanız, sizi severler.
Gerçekten düşündürürseniz, sizden nefret ederler.
Don Marquıs'in muhteşem sözü ile başlamak istedim. Zira kitabın resmen özeti.:)
Azıcık spoiler =}
"Eğer politik bakımdan mutsuz bir adam istemiyorsan, kaygılandıracak bir soruda ona iki bakış açısı verme, birini ver. Daha da iyisi hiç verme. Bırak savaş gibi bir şeyin var olduğunu unutsun. Eğer Devlet yetersizse, havaleliyse ve vergi delisiyse,( ki o bu oluyor. Bkz. google.com.tr/amp/s/www.ntv.c...) insanların Devlet üzerine endişelenmesindense bırak böyle olsun. Huzur, Montag. Onlara yarışmalar düzenle,( bkz. ben bilmem koçişkom bilir, gelin mezbahanesi, evlenmek bahane ünlü olmak şahane, seda sayan'la sabahın körü, çarkmayan felek, vs..) en popüler şarkıların sözlerini,( bkz. o sen olmaz olaydın bari, kalbinde tavan olmamış ego mu bıraktın. Gece olmayan gölgenin rahatı da ayrı bir hoş =}..) devletlerin başkentlerini veya lowa’da geçen yıl ne kadar mısır yetiştirildiğini bilerek
kazansınlar. Onları patlamalarına neden olmayacak bilgilerle doldur,(şok şok şok yeni edindiğimiz bilgilere göre, yoğurdun içine su koyarsanız ayran oluyor, üstelik isviçreli bilim adamları hala şaşkın. bu nasıl olabilir diye tartışmaya koyuldular.=} ) öyle lanet olası ‘olaylarla’ tıka basa yap ki, kendilerini bilgileriyle gerçekten “zeki” hissetsinler. Sonra düşündüklerini hissedecekler, hiç kımıldamadan hareket ettikleri hissine kapılacaklar ve mutlu olacaklar, çünkü bu tür olaylar değişmezler. Olayların bağlantılarını kurmaları için onlara felsefe veya sosyoloji gibi kaypak şeyler verme. O zaman melankolik olurlar. Bugünlerde birçok adamın yapabildiği gibi,
TV duvarını ayırıp tekrar birleştiren kişi, insanı kaba, hayvansı hissettirmeden ölçülüp biçilemeyecek olan evreni ölçüp biçmeye çalışan kişiden daha mutludur.(syf:64-65)"
Diyor kitapta kendisinden hiçbir şekilde haz edilmeyen ve etmediğim adam "Beatty."
Kitap iki farklı taraftan huzur aryışında olan insanlardan bahsediyor. iki taraftan biri diğerine baskın ki her zaman olduğu gibi adına "Devlet" dediğimiz yapı kimin yanındaysa o güçlü oluyor. Burada da durum farklı değil insanların bazı gerçekleri öğrenmelerini, bilmelerini, fark edip karşı çıkmaya çalışan her türlü, onların açısından "parazit"leri
yok etmek. Geride tek bir bilgi kırıntısı bile kalmadan ocaklarına ateşler salmak. =}}
Öyle bir dünya düşünün ki doktor öldürüyor, cellat can veriyor ve itfayeciler bulduğu en mükemmel kitapları bir çöpmüşcesine gaz yağı döküp içinde bulunan evle birlikte yakıyor, yakıyor ki hiç kimse farklı bir görüşe sahip olmasın hiçbir farklı renkte çiçek açmasın. Siyah siyah kalmalı, beyaz beyazdan başka hiç bir rengi yansıtmamalı!
Okumaya devam ettikçe kendi kitaplarıma sarılıp öpesim geldi. Derler ya bir şeyi kaybetmeyene kadar değeri anlaşılmazmış. Bu bana öldükten sonra hatırlanan değeri çok sonra anlaşılan bilim adamları ve sanatçıları getirdi. Zaten hiçbir dahi kendi zamanında anlaşılmamıştır.
İncelememi bitirmeden evvel kitabın baş kahramanı saygı değer " Montag"e şu şarkıyı armağan etmek isterim.
YANGIIIIINNN VAAAAAAR.
youtu.be/QdVjTsXppqw
Azıcık merak ettirdi isem keyifli okumalar dilerim. =}}}