·128 syf.··Beğendi
···Okunma: 12 Mart 2025 09:37 Tanrılar var olmadığı zaman bile ahlâk vardı. Çünkü insan en baştan sosyal bir primat türü ve kendi kabilesi için belirli kurallara ihtiyacı var. Özellikle sınırların ve devletlerin oluşumundan sonra bu sınırlar daha katı kurallar içerisinde vuku bulur. Teistik dinler bile kutsal kitaplarında referans olarak bu çıkmış ve aşikâr olan kuralları alır ele. Teistler genelde bir fenomenin ahlâkî olup olmadığını Tanrı'nın emredip emretmediğine göre yargılar. Bir olay tarihi olarak Tanrı'dan önce de ahlaki değilse yine değildir hâlbuki. Tümdengelim yapılarak bir mantık hatası işleniyor hâliyle. Ayrıca kutsal kitaplardaki ahlâkî yargılar o dönemin insanı bağlamında ahlaki olarak nitelense de bazı şeyler dönemler üstü olarak ahlaksızlık olarak addedilir; örneğin kölelik. Ya da kadına uygulanan muamele. Seküler ahlaki teori burada devreye giriyor. Buna göre bir fenomen kişiye veya çevreye zarar veriyor ise dolaylı veya doğrudan o evrensel ve zaman farketmeksizin ahlaksızlıkdır. Yazar kutsal kitaplardan örnekler vererek bunu gayet iyi açıklıyor.