Uzunca bir süredir içinde bulunduğum Reading Slump'tan kurtulmam için sevgili Büşra 'ın "kısa hikayeler okuyabilirsin" tavsiyesi üzerine okuduğum bir kitaptır kendisi. Stefan Zweig'in Satranç kitabından sonra beğendiğim, hem anlatım şeklini hem de olay örgüsünü sevdiğim ikinci kitabı oldu.
Irene Wagner isimli bir kadın kocası Fritz'i aldatır, ardından Irene'nin sevgilisinin metresi olan bir kadın, Irene'nin yaptıklarını kocasına anlatacağı tehdidiyle Irene'ye şantaj yapar. Irene her seferinde kocasına bu durumu anlatmaya çalışırken kocası da sürekli olarak şefkatli ve merhametli bir şekilde bu itirafı beklemektedir. Bu süreçte Irene, kocasına hiç bakmadığı bir gözle bakar ve ona ne denli saygı duyduğunu, onunla evli kalmaktan gurur duyduğunu fark eder. En nihayetinde Irene, yaşadığı psikolojik gerilimlerin, bu olayı kocasına anlatamamasının üzerinde yarattığı baskı ve korku duygusuna dayanamaz ve aşırı dozda morfin alarak intihar etmek ister. Bunun için elindeki reçeteyle eczaneye gider ancak Fritz, kendisini takip etmiştir ve Irene'yi durdurur. Tam da burada kendi kendime dedim ki; heh sonunda geliyor itiraf.
Ancak kitap, sonunda beni ters köşe yaptı. Meğerse Irene'nin yaşadığı tüm bu olaylar, şantajcı kadın ve hatta Irene'nin birlikte olduğu erkeğin seçimi de dahil olmak üzere pek sevgili kocişi tarafından ayarlanmış. Sebebi de sırf Irene evle, kocişiyle ve çocuklarıyla daha fazla ilgilensin diye... Kitabın sonunda bir yandan Fritz'in manyaklığını eleştirirken bir yandan da Irene'nin sadakatini sorguluyorsunuz.
Kısaca; Reading Slump'tan kurtulmak için rahatlıkla okunabilecek kısa, akıcı ve güzel bir kitap. Bu arada eğer kitabın adını ben koysaydım kesinlikle "İtiraf" koyardım. Çünkü kitabın sonunda Fritz'in itirafta bulunması çok daha vurucu.
SNÖ.1232025-055
Stefan ZweigKorku
KorkuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Yayınları · 2022124,8bin okunma