Gönderi

İnsan bu geçici hayatı kalıcı gördüğünde, musibetler gözünde büyür, tahammül gücü azalır ve gelecekte onu bekleyen olası musibetler, fâni hayatı bâki görmesi sebebiyle, olduklarından daha büyük görünür.
Sayfa 49·Kitabı okudu
·
767 Gösterim
3 Yorum
Bütün bunlar varoluşumuza aykırı. İnsan (nisyan-isyan) kökğnden türemiştir. Ki bu bşr termşnaloji doğru olamayadabilir. Yani biz bi başkadırı ile sürgün edindik. Şimdi biz dizlerimizi kırıp her şeye eyvallah demek zor olacağını düşünüyorum. Oysa hata yapma ve hatta isyan emtme özgürlüğünü bize veren Allah değil mi? Ki başkaldırılar olmasa bugün biz Müslüman olamazdık.
Yani şunu demeliyiz aman bu dünyada kalıcı değiliz birazcık ayrılıktan, biracık musibetlerden, birazcık fakirlikten, açlıktan, haksızlıktan bişey gelmez.
Esم‎a
Gönderi Sahibi
@Mulucay Aynen, sonuçta insanın yaratılış nedeni Allah'ın istediği şekilde yaşayıp Allah'a kulluk etmek. O yüzden kendimizi de dünyayı da hiç ölmeyecekmişiz gibi düşünüp musibetleri gözümüzde büyütmemeye çalışmalıyız. Kalp yine hüzünlenir tabii ki başına gelenlerden ama her şeyin geçici olduğunu kendimize hatırlatmamız gerekir. Buradan çıkaracağınız anlam bu, yani birazcık musibet, fakirlik, haksızlık, açlık derken olması gereken sesinizi hiçbir şeye çıkarmadan pusup oturun demek değildir. İnsan iki dünya arasında itidalli olmalı.
Esم‎a
Gönderi Sahibi
@Mulucay Hayır insan kelimesinin öyle bir kökü yok, bunlar sadece rivayet. Başka bir rivayette de uyum sağlayan anlamına bağlanıyor hatta. İtaat etmek ve bir yol gösterene ihtiyaç duymak insanın fıtratında olan bir şey sadece çoğu insan bunun farkında değil.
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.